- AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD'nin Venezuela'ya müdahalesini eleştirdi ve uluslararası hukuku ihlal eden eylemleri kabul etmediklerini belirtti.
- Ulusal egemenliğin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çelik, CHP'li Özgür Özel'in eleştirilerini de sağlıksız buldu.
- Ayrıca, siyasi meşruiyete zarar veren bu tür girişimlerin tasvip edilmediğini ifade etti.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD'nin Venezuela'ya dün gerçekleştirdiği müdahaleye ilişkin açıklama yaptı.
Uluslararası hukukun ihlal edildiği hiçbir eylemi tasvip etmediklerinin altını çizen Çelik, bir halkın ulusal egemenliğinin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
"ULUSLARARASI HUKUKU İHLAL EDEN HİÇBİR EYLEMİ TASVİP ETMEYİZ"
Ömer Çelik, yaptığı açıklamda şu ifadelere yer verdi:
Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Partimiz her zaman uluslararası hukukun, ülkelerin meşru egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün savunucusu olmuştur. "Yönetimlerin meşrutiyetinin halk iradesine dayandığı" ve "bir ülkede meşru yöentim değişimin sadece o ülkenin halkına ait demokratik bir hak olduğu" ilkeleri, Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi hayatının eksenidir. Bu ilkeleri ihlal eden hiçbir gelişmeyi onaylamayız.
Cumhurbaşkanımızın ve Ak Partimizin siyasi yolcuğunun en büyük yol arkadaşı siyasi meşruiyettir. Siyasi meşruiyet ilkelerini hedef alan ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz.
"VENEZUELA HALKININ ÜLKELERİNDEKİ EGEMENLİĞİN YEGANE SAHİBİ OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZİYORUZ"
Venezuela’daki olaylarla ilgili olarak bakışımız bu ilkeleri esas almaktadır. Venezuela halkının ülkelerindeki siyasi egemenliğin yegane sahibi olduğunun altını çiziyoruz.
Biz, “siyasi meşruiyet”e güç odaklarının gözünden değil, güç odaklarına “siyasi meşruiyet” merceğinden bakarız. Bir ülkenin halkına ait egemenliğin hedef alınması ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi hiçbir şekilde kabul edilemez. Bir ülkenin “siyasi tapu”su sadece ve sadece o ülkenin halkına aittir. “Meşru egemenlik” sadece o ülkenin halkının inşa edeceği bir iradedir; dışardan dayatılamaz. Uluslararası düzenin ve uluslararası hukukun varlığı da bunun için gereklidir. Cumhurbaşkanımız bu prensiplerin en güçlü savunucusudur.
"ÖZGÜR ÖZEL'İN SÖZLERİ SON DERECE VAHİM VE SAĞLIKSIZDIR"
Açıklamasında, Özgür Özel'in Venezuela'ya ilişkin söylediği sözlere değinine Çelik, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ve muhalefetteki kimi genel başkanların dünyayı sarsan bir olay karşısında akıllarına ilk gelenin Cumhurbaşkanımıza dönük niteliksiz sözler söylemek olması son derece vahim ve sağlıksızdır." dedi.

"BU MUHALEFET ODAKLARI DIŞ POLİTİKADA TEK BİR OLAYI BİLE YÖNETEMEMİŞTİR"
Çelik sözlerini şu şekilde sürdürdü:
Bu muhalefet odakları dış politikada tek bir olayı bile yönetmemiştir, böyle bir tecrübeleri yoktur. Dış politikadan anladıkları tek şey Türkiye’yi şikayet etmek, gelişmeleri ancak iş işten geçtikten sonra anlamak ve kriz yönetmeyi retorik üretmek zannetmektir. Türkiye’de muhalefet niteliksiz ve dar siyaset koridorlarına sıkışmamalıdır. Dünyanın sarsıldığı bu zamanlarda herkes sağduyu ile hareket etmeli, sorumlu davranmalı ve söylenen sözlerin Türkiye’nin yoluna hizmet etmesine özen göstermelidir.
"CUMHURBAŞKANIMIZIN HANGİ SÖZÜ NE ZAMAN VE NEREDE SÖYLEYECEĞİ SİYASI TECRÜBESİNİN BİR PARÇASIDIR"
Sayın Cumhurbaşkanımız küresel krizlerin en usta yöneticilerinin başında gelmektedir. Hakkı söylemekten geri durduğu ya da haksızlığa göz yumduğu da görülmemiştir. Cumhurbaşkanımızın hangi sözü ne zaman ve nerde söyleyeceği siyasi tecrübesinin ve kriz yönetme ustalığının bir parçasıdır. Cumhurbaşkanımız “kendi sözüne hakim”dir ve bu özelliğe sahip dünya liderlerinin önde gelenlerindendir.
Cumhurbaşkanımızın, siyasi meşruiyet kavramına zıt bir gelişmeyi onayladığı ya da mazur gördüğü görülmemiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın hangi krizi nasıl yönettiği, hangi sözü ne zaman ve ne şekilde söylediği, dünyanın her yerinde en dikkatli şekilde izlenir. Bunun sebebi, siyasi ezberlerin dışında nitelikli ve özgün bir siyasi çizgiyi inşa etme kabiliyetindendir.
"DÜNYANIN ZOR ZAMANLARINDAYIZ"
Dünyanın zor zamanlarındayız. Giderek daha da zorlaşacak bir küresel ortamla karşı karşıya kalacak tüm dünya.
Bu zor zamanlarda en büyük dayanağımızın siyasi ilkelerimize daha çok sahip çıkmak olduğunu biliyoruz. Siyasi meşruiyet ilkelerimizden zerre kadar taviz vermiyoruz. Ülkemizdeki tüm siyasi odakların dış dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında Türkiye için sorumlulukla ve sağduyu ile hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyoruz.
"SİYASİ AKLIN GEREĞİ DÜNYADAKİ KAOSA KARŞI İÇ CEPHEMİZİ SAĞLAMK TUTMAKTIR"
Siyasi aklın gereği dünyadaki kaosa karşı iç cephemizi sağlam tutmaktır. Devlet aklının ve diplomasinin tüm imkanlarını değerlendirerek, istikametimizi daha da güçlendireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük tecrübesi ve siyasi iradesiyle krizlerin yönetiminde inşa edeceği siyasi hatlar, Türkiye’nin yolunu açık tutmaya devam edecektir.