İran'da Mücteba Hamaney dönemi resmen başladı
İran'ın eski dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in geçtiğimiz günlerde defnedilmesinin ardından yerine gelen oğlu Mücteba Hamaney resmi olarak göreve başladı.
ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta gerçekleştirdiği saldırılarda İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, hedef alınarak öldürüldü.
Hamaney, ölümünden 131 gün sonra, 6 gün boyunca düzenlenen cenaze töreninin ardından 9 Temmuz'da defnedildi.
Hamaney'in defnedilmesinin ardından İran'da yeni siyasi dönem resmen başladı.
Dini liderliğe seçilen Mücteba Hamaney, babasının ardından ülkenin üçüncü dini lideri olarak görevi devraldı.
İRAN'IN ÜÇÜNCÜ LİDERİ OLDU
Deutsche Welle'nin (DW) haberine göre, Hamaney'in ikinci oğlu Mücteba Hamaney, 8 Mart'ta dini liderliğe seçildi.
Böylece 56 yaşındaki Mücteba Hamaney, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana İran İslam Cumhuriyeti'nin üçüncü dini lideri oldu.
Haberde, Mücteba Hamaney'in şimdiye kadar kamuoyu önüne çıkmadığı ve babası için düzenlenen resmi törenlere de katılmadığı belirtildi.

"ALİ HAMANEY BU SİSTEMİ TEMELDEN DÖNÜŞTÜRDÜ"
DW'ye konuşan İran uzmanı ve siyaset analisti Rıza Talebi, Ali Hamaney döneminde İran'daki güç yapısının önemli ölçüde değiştiğini söyledi.
Talebi, "Devrimden sonra meşruiyetini devrimden ve kendi kişisel otoritesinden alan bir sistem kuran Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin aksine, Ali Hamaney bu sistemi temelden dönüştürmeye başladı." değerlendirmesinde bulundu.

"DİNİ OTORİTELERİN SİYASİ SÜREÇTE ETKİSİ AZALDI"
Haberde, son 37 yılda dini otoritelerin ve Şii ilahiyat merkezlerinin siyasi karar alma süreçlerindeki etkisinin azalırken güvenlik kurumları, dini liderlik makamı ve bu yapıyla bağlantılı siyasi ve askeri ağların güç kazandığı ifade edildi.
DW'nin haberine göre, bu dönüşüm, seçilmiş kurumların rolünü de etkiledi.
Özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinin zamanla önceden belirlenmiş siyasi sınırlar içinde gerçekleştiği, buna karşın dış politika, nükleer program ve bölgesel güvenlik gibi stratejik alanlarda karar alma yetkisinin dini liderlik ve güvenlik kurumlarında toplandığı aktarıldı.
Haberde, Hamaney için düzenlenen cenaze törenlerinde de siyasetçilerden çok Devrim Muhafızları komutanlarının ön planda yer aldığına dikkat çekildi.
Haberde, ABD ve İran arasında 14 Haziran'da daha kapsamlı bir anlaşmaya zemin hazırlaması öngörülen mutabakat zaptı üzerinde uzlaşı sağlandığı ancak sürecin, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilim nedeniyle kırılganlığını koruduğu belirtildi.

"HÜRMÜZ, TAHRAN İÇİN STRATEJİK ÖNEME SAHİP"
İran dış ve güvenlik politikası uzmanı Hamidrıza Aziz'in değerlendirmesine de yer verilen haberde, Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü en önemli stratejik pazarlık unsurlarından biri olarak gördüğü ifade edildi.
DEVRİM MUHAFIZLARI'NIN ETKİSİ ARTTI
DW'ye konuşan Fransa'da yaşayan araştırmacı Mücteba Necefi ise ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın, Devrim Muhafızları'nın siyasi ve toplumsal etkisini artırdığını savundu.
Necefi, ülkedeki ılımlı siyasi grupların güç kazanmadığını belirterek, önümüzdeki dönemde Devrim Muhafızları içindeki dengelerin ve Mücteba Hamaney'in bu yapı içindeki konumunun İran siyasetinin yönünü belirleyeceğini ifade etti.

Mücteba Hamaney'den babası için "intikam" sözü