Gebeliğin 10. haftasıyla birlikte embriyo dönemi sona erer, fetüs evresi başlar. Gelişim artık yeni yapı oluşturmaktan çok büyüme ve olgunlaşma süreciyle devam eder.
İlk haftalarda gebelik, vücudun yeni bir hayatı kurmak için yoğun bir hazırlık yaptığı hassas bir yapılanma süreci olarak ilerler. Organların temelleri atılır, sistemler şekillenir ve gelişimin en kritik aşaması tamamlanır. 10. haftaya gelindiğinde ise tablo değişir. Artık yeni bir yapı inşa edilmez; kurulan düzen büyümeye ve güçlenmeye başlar.
Bu nedenle 10. hafta, dışarıdan büyük bir değişim yokmuş gibi görünse de gebeliğin yön değiştirdiği önemli bir eşik olarak kabul edilir. Anne adayında bulantı, yorgunluk ya da iştah dalgalanmaları devam edebilir çünkü vücut henüz bu yeni düzene tamamen alışmış değildir. İçeride ise daha sakin ama daha organize bir gelişim süreci başlamıştır.

BEBEK İÇİN YAPI KURMA DEĞİL BÜYÜME ZAMANI
Bu haftayla birlikte tıpta kullanılan tanım değişir ve embriyo yerini fetüs ifadesine bırakır. Çünkü artık yeni organlar oluşmaz; mevcut yapılar hızla olgunlaşır. Yaklaşık 3–4 santimetre uzunluğa ulaşan bebek, küçük bir erik büyüklüğündedir. Kalp düzenli ritmini sürdürürken dört odacıklı yapı netleşir, beyin gelişimi hızlanır ve sinir sistemi bağlantılarını kurmaya devam eder.
Kol ve bacaklar uzar, eklemler belirginleşir, parmaklar ayrılmış halde seçilebilir. Yüz hatları daha tanıdık bir insan görünümüne yaklaşırken iç organlar işlevsel sürece hazırlanır. Bu dönem, yeni bir şeylerin oluştuğu değil, oluşan sistemlerin birlikte çalışmayı öğrendiği bir evre olarak tanımlanır.

ANNE VÜCUDU HALEN YOĞUN BİR UYUM ÇABASINDA
Bebekte gelişim yön değiştirirken anne vücudu bu geçişe hemen uyum sağlayamaz. Bulantı, koku hassasiyeti, ani acıkmalar ya da hiçbir şey yemek istememe hali bu haftada sık görülür. Uzun süre aç kalındığında mide daha sert tepki verebilir, şişkinlik ve gaz artışı belirginleşebilir.
Rahim büyümeye devam eder ancak dışarıdan fark edilir değişim için henüz erkendir. Artan kan hacmi zaman zaman baş dönmesine yol açarken, vücudun içeride yürüttüğü yoğun çalışma belirgin bir yorgunluk hissi oluşturabilir. Bu tablo çoğu zaman bir sorun değil, vücudun yeni düzeni kurma biçimidir.
PLASENTA SÜRECİN MERKEZİNE YERLEŞİYOR
Onuncu hafta, plasentanın anne ile bebek arasındaki beslenme ve oksijen aktarımında daha aktif rol aldığı bir geçiş noktasıdır. Bebek artık bu sistem üzerinden daha güçlü şekilde desteklenir. Bu nedenle öğün atlamak, uzun süre susuz kalmak ya da düzensiz beslenmek daha hızlı hissedilebilir. Halsizlik, ani enerji düşüşleri ya da mide hassasiyeti çoğu zaman bu fizyolojik değişimin doğal sonucudur. Bu haftadan itibaren küçük ama sık öğünler ve düzenli sıvı alımı, gebeliğin konforunu doğrudan etkileyen unsurlar haline gelir.

TAKİP SÜRECİ BELİRGİNLEŞMEYE BAŞLIYOR
10. hafta aynı zamanda yaklaşan ilk trimester taramasının hazırlık dönemidir. 11–14. haftalar arasında yapılacak değerlendirmelerin planlaması bu süreçte netleşir. Kan değerleri gözden geçirilir, kullanılan destekler değerlendirilir ve gebeliğin genel seyri izlenir. Yani bu hafta, dışarıdan sıradan görünse de tıbbi takip açısından dikkatle izlenen bir eşik niteliği taşır.