Gebelikte yatma şekli döneme göre değişiyor

Gebelikte yatma şekli döneme göre değişiyor

Uyku pozisyonu gebeliğin her döneminde aynı anlamı taşımıyor; vücuttaki değişimlere paralel olarak öneriler de farklılaşıyor.

Hamile olduğunu öğrenen pek çok kadın daha ilk haftalarda aynı uyarıyla karşılaşır: “Hep sol tarafına yatmalısın.” Bu öneri zamanla değişmez bir kural gibi algılansa da gebelik, baştan sona aynı fiziksel şartların sürdüğü bir dönem değildir. Rahmin büyüklüğü, dolaşım sistemi üzerindeki etkisi ve vücudun taşıdığı yük haftalar ilerledikçe belirgin şekilde değişir.

Bu nedenle gebeliğin erken döneminde rahatlık ön plandayken, ilerleyen aylarda uyku pozisyonu dolaşımı destekleyecek şekilde daha fazla önem kazanır. Yani amaç tek bir doğru pozisyona bağlı kalmak değil, gebeliğin her evresinde vücudun değişen ihtiyacına uyum sağlamaktır.

İLK HAFTALARDA KATI BİR KURAL YOK

Gebeliğin ilk trimesterinde rahim henüz leğen kemiği içinde yer alır ve karın boşluğunda büyük damarlar üzerinde baskı oluşturacak büyüklüğe ulaşmaz. Bu nedenle sağa, sola ya da zaman zaman sırt üstü yatmak genellikle sakıncalı değildir.

Bu dönemde belirleyici olan şey pozisyonun bebeğe etkisi değil, annenin kendini nasıl hissettiğidir. İlk aylarda yaşanan bulantı, halsizlik ve uyku düzensizliği büyük ölçüde hormonlara bağlıdır. Yan yatmak bazı kişilerde mide baskısını azaltabilir, bazı anne adayları ise sağ tarafta daha rahat uyuyabilir. Bu tamamen bireyseldir.

Sırt üstü yatmak da çoğu zaman sorun yaratmaz; rahatsızlık hissi oluştuğunda vücut zaten kendiliğinden pozisyon değiştirmek ister.

RAHİM BÜYÜDÜKÇE YATIŞ ŞEKLİ ÖNEM KAZANIR

İkinci trimesterle birlikte rahim büyüyerek karın boşluğunda daha fazla yer kaplar ve artık çevre dokularla temas eden ağırlıklı bir yapı haline gelir. Özellikle sırt üstü yatıldığında rahim, omurganın sağından geçen ve alt vücuttan kalbe kan taşıyan ana toplardamarın üzerine baskı yapabilir.

Bu baskı bazı anne adaylarında baş dönmesi, nefes darlığı, terleme ya da ani halsizlik hissi oluşturabilir. Pozisyon değiştirildiğinde şikayetlerin hızla kaybolmasının nedeni de bu geçici dolaşım etkisidir.

Rahim büyüdükçe yan yatmak dolaşımın daha rahat çalışmasına yardımcı olur çünkü bu pozisyonda büyük damarlar üzerindeki baskı azalır. Bu nedenle gebeliğin ilerleyen aylarında yan yatış daha çok önerilir.

Sol tarafın sık anılmasının nedeni anatomik olarak damar baskısını biraz daha azaltabilmesidir; ancak sağ tarafa yatmak da güvenlidir. Gece boyunca pozisyon değiştirmek son derece doğaldır ve dolaşımın sağlıklı işlemesinin bir parçasıdır. Buradaki amaç tek bir tarafa sabitlenmek değil, uzun süre sırtüstü kalmamaktır.

UYKU KONFORUNU ARTIRAN KÜÇÜK DESTEKLER

Yan yatarken kullanılan basit destekler, sadece pozisyonu korumaya değil, kas yükünü azaltmaya ve daha kesintisiz uyumaya da yardımcı olur. Dizlerin arasına yerleştirilen bir yastık bel ve kalça hattını dengeler, omurganın düz kalmasını sağlayarak sabah oluşabilecek ağrıları azaltabilir. Karın altına konulan ince bir yastık ya da katlanmış bir battaniye rahmin ağırlığını destekler ve karın kaslarının gerilmesini engeller.

Sırt kısmına yerleştirilen yumuşak bir destek gece boyunca istemsiz şekilde sırt üstü dönmeyi zorlaştırarak yan pozisyonu daha konforlu hale getirir. Özellikle gebeliğin ilerleyen aylarında bu küçük destekler uyku sırasında fark edilir rahatlama sağlar.

Bazı anne adayları ise tamamen yan yatmak yerine üst gövdeyi hafif yükselterek yarı dik pozisyonda daha rahat edebilir. İki yastıkla baş ve omuzları desteklemek mide baskısını azaltabilir, reflü ve bulantı yaşayanlarda rahatlama sağlayabilir. Bu pozisyon aynı zamanda nefes almayı kolaylaştırdığı için gece sık uyanan kişilerde daha konforlu bir alternatif olabilir.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi