Saklanmanın ve görünmenin romanı: Milas

Cemal Latifoğlu, etkileyici anlatımı ve karakter derinliğiyle yeni romanı Milas’ta görünmeyeni görünür kılıyor. Aile baskısının, toplumsal beklentilerin ve bireysel sıkışmışlıkların içinde sıkışan bir genç kızın kimlik arayışına tanıklık ettiğimiz bu eser, okuyucusuna empatiyle yoğrulmuş bir iç dünya sunuyor.

Saklanmanın ve görünmenin romanı: Milas

Milas, Fransız-Türk kökenli Safir Rochelle’in içsel yolculuğunu konu alıyor. Varlıklı ve soylu bir ailenin kusursuz vitrin süsü olmaya zorlanan Safir’in; kendi kimliğini, isteklerini ve özgürlüğünü keşfetme çabası, romanın ana eksenini oluşturuyor. Maskeli balolar, detoks rutinleri ve babasının gurur duyduğu “başarı” hikâyelerinin ardında, ruhsal bir enkazın portresi çiziliyor.

Safir’in gizli defterinde adı sıkça geçen Efes karakteriyle olan ilişkisi, geçmişin yaraları ve günümüzün yüzleşmeleri arasında savrulan genç kadını, duygusal bir türbülansa sokuyor. Ancak asıl şok edici gerçek, onun Efes diye bildiği kişinin aslında Milas olmasıyla başlıyor…

 Milas, sadece genç yetişkinler için değil; ebeveynler, öğretmenler ve tüm yetişkin okurlar için de önemli bir farkındalık romanı. Duygusal yoğunluğu ve karakterin içsel çatışmaları sayesinde okuyucuyu hem düşündürüyor hem de duygulandırıyor.

Sayfa: 472

KENDİSİ OLMANIN SAVAŞI

Kendisi olmanın savaşını vermeye hazırlanan Safir Rochelle, bir maskeli balonun tam ortasında aylardır hayalini kurduğu soluk mavi gözleri gördüğünde kendisini büyük bir tuzağın içinde bulur.

Bir av olup olmadığı endişesi kâbuslarının başkahramanı olmaya başladığında o endişenin günden güne yerini hayal kırıklığına bırakacağından bihaberdir.

Oyunları ve yalanlarıyla kalbinin etrafını çepeçevre saran kişiden kaçmak için her yolu denese de bu saklambacın sonunda yenileceği şeyin tek bir isim olduğunun farkındadır.