Nazi suçlarının kapsamı ve eşi görülmemiş niteliği karşısında tarihçiler, altta yatan nedenselliği anlamakta zorlanıyor ve bu nedenler bugün de karanlıkta kalmaya devam ediyor.
Ancak bu canavarca davranışlar normatif temellere ve ciddi biçimde ele alınması gereken hukuki bir argümana dayanıyordu. Johann Chapoutot, tam da bunu gerçekleştiren bu geniş kapsamlı çalışmasında filozofların, hukukçuların, tarihçilerin ve doktorların, ırkı hukukun temeli yapan teorileri nasıl geliştirdiklerini inceliyor.
Bu teoriler, kan yasasını doğanın yasası haline getirerek üremeyi, yok etmeyi ve hâkimiyet kurmayı meşrulaştırıyordu. Chapoutot, dönemin kamuya açık veya özel kaynaklarına –yazışmalar, günlükler–, bilim anlayışına ve sinema eserlerine bağlı kalarak ve onları derinlemesine inceleyerek, aktörlerin bu normları nasıl benimsediğini ve böylece eylemlerine nasıl bir anlam ve gerekçe kazandırdığını etkileyici bir şekilde gösteriyor. Issız bir köşede bir çocuğu öldürmek bile, biyolojik düşmana karşı askeri bir cesaret olarak görülebiliyordu.
BİR İŞGAL PLANI
Tarih kitaplarında pek denk gelmediğimiz bir detay ise; Almanya'nın Orta Doğu petrollerine ulaşmak için Türkiye'yi de kapsayan bir işgal planının olduğu.
1942'de Nazi Almanyası'nın Türkiye'yi işgalini amaçlayan operasyon Gertrude Harekatıydı. Bu harekat, uzun yıllar Türkiye'de eğitim görmüş olan, Türk ordusunu çok iyi tanıyan General Von Mittelberger tarafından tasarlanmıştı.

Johann Chapoutot
NEO NAZİ'NİN KURULUŞU
Adolf Hitler, dünya tarihinin gördüğü en karanlık liderlerden biri olmuştur II. Dünya Savaşı zamanında. Kendisi ile birlikte bu zamana kadar gelen en kötü miras da Nazizm oldu. Nazizm, II. Dünya Savaşı'nda yok edildiyse de savaş sonrasında Almanya'da yer altında küllerinden doğuruldu, ismi Neo Nazi olarak yeniden kuruldu.
Neo Nazizm, II. Dünya Savaşı'ndan sonra nasyonal sosyalizmi yeniden canlandırmak ve bu amaçla nasyonal sosyalist yönetimleri demokratik veya silahlı yollarla başa geçirmeyi hedefleyen, siyasî hareket ve düşüncelere verilen ortak isimdir.

Sayfa: 552
IRKÇI ÖRGÜTLER
Nazi Almanyası'nın 8 Mayıs 1945 tarihli yenilgisiyle beraber Nasyonal Sosyalist Hitler rejimi çökmüş, Almanya 1949'a kadar Müttefik Devletler'in işgali altında kalmıştı. İşgal boyunca nasyonal sosyalizme ait olan her şey kaldırılmış ve bu düşünceler Alman halkının zihninden silinmeye çalışılmıştır.
Ancak Almanya başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesinde ve bütün dünyada nasyonal sosyalizme duyulan ilgi tükenmemiştir. Tükenmenin aksine bu hareket, diğer ırkçı örgütlerle görüş birliğine vararak adeta birbirlerini temsil etmeye, beslemeye başlamışlardır.