Fyodor Dostoyevski, ölümünün üzerinden bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen okurları ve eleştirmenleri büyülemeye devam ediyor.
Hakkında sayısız çalışma yayımlansa da dünyanın en büyük yazarlarından birinin günlük niteliğindeki bu açık ve kapsamlı portresi, bugüne kadar başka hiçbir biyografide olmadığı şekilde gençlik yıllarına bir pencere açıyor.
Thomas Marullo bu önemli çalışmasında yazarın aile ve arkadaşlarının, okur ve eleştirmenlerin, gözlemci ve katılımcıların tanıklıklarından yola çıkıyor.
Mektuplar, anılar ve eleştiriler eşliğinde Dostoyevski'nin çocukluğu, gençliği, babasının ölümü, Petersburg günleri, ilk romanı İnsancıklar’ın başarısı ve ardından yazdığı dört eserinin yarattığı hayal kırıklığı, psiko-spiritüel dönüşü, kısacası hayatının keşfedilmemiş yönlerine ışık tutuyor. Böylelikle okur, onun baş döndürücü sessizliği ve sağır edici çığlıkları arasında, bir sayfadan ötekine geçiyor.
"RUS EDEBİYATININ KURTARICISI"
Dostoyevski'nin özellikle erken dönem yaşamı üzerine çalışan öğrenciler, araştırmacılar ve akademisyenlerin yanı sıra edebiyat ve tarihle ilgilenen genel okuyucunun da ilgisini çekecek bu biyografiyle “Rus edebiyatının kurtarıcısı” kabul edilen, fakat öte yandan hayatı boyunca gururu, hastalığı ve yoksunluklarıyla mücadele etmiş Dostoyevski’nin yürüdüğü çetrefilli yolda ona eşlik edebilirsiniz.
Yazarın babası bir ordu cerrahı, annesi bir tüccarın kızıydı. Annesinin yardımıyla evde başladığı eğitimini özel bir okulda sürdürdü. Babası sert ve acımasızdı. Annesinin koruyucu tavırlarına sığınıyordu.
Annesini 15 yaşında kaybetti. 1837′de girdiği Petersburg Askeri Mühendis Okulu’nu bitirdi. Öğrencilik yıllarını, Rus ve Avrupa edebiyatının önde gelen yazarlarının eserlerini okuyarak geçirdi. Kısa bir süre askerlik yaptıktan sonra ayrılıp edebiyatla uğraşmaya başladı.
Topraklarında çalışan köylüler tarafından öldürülen babasından az bir miraz kalmıştı. İlk romanı İnsancıklar'ı 1846′da yazdı. 1954′te basılan bu roman, ilk Rus toplumsal romanı sayılır.
Bu eserin basılmasından sonra ünlendi. 1846′da yazdığı ikinci romanı Öteki, yeterli ilgiyi görmedi. Ünü giderek kayboldu...
1951 tarihli Ev Sahibesi, 1848′de yazdığı Beyaz Geceler ile Yufka Yürekli romanları da ilgi görmedi. 1849′da yazdığı Netoçka Nezvanova romanı da beklenen başarıyı getirmedi.

Sayfa: 560
POLİTİKA VE SÜRGÜN HAYATI
Politikayla ilgilenmeye başladı, genç liberallere katıldı. Çar 1. Aleksandr’ın güvenlik güçleri tarafından, "Devleti yıkmaya çalıştığı" suçlamasıyla arkadaşlarıyla birlikte tutuklandı. İdama mahkum edildiler. Kendisinin kurşuna dizilmesi hazırlıklarını izlemek onda derin etkiler bıraktı.
İdamdan son anda vazgeçildi, Sibirya’da 4 yıl ağır hapse ve 4 yıl askerlik yapmaya mahkum edildi.
Sibirya’daki cezaevi günlerinde birlikte yaşadığı mahkumları gözlemleyerek Rus halkını daha yakından tanıma fırsatı buldu. Ancak zor koşullar nedeniyle sara nöbetleri geçirmeye başladı. Bu rahatsızlığın etkileri de birçok eserine yansıdı.
1854′te cezaevinden çıkıp askerliğe başladı. Subaylığa kadar yükseldi. 1857′de dul bir kadınla evlendi. Bu evlilik maddi sorunlarını artırdı. Tekrar yazmaya karar verdi. Askerlik cezasının da bitmesi üzerine Petesburg’a döndü. Yeni Çar 2. Aleksandr’ı destekledi.
Kardeşi Mihail ile birlikte “Vremya” adlı bir dergi çıkardı. Bu dergi ve dergide yayınlanan romanları, yeniden tanınmasını ve eski ününü kazanmasını sağladı.
1862′de Fransa, İngiltere ve İtalya’yı kapsayan bir yurt dışı gezisi yaptı. Aynı yıl dergi kapatıldı. Dostoyevski, Almanya’nın Wiesbaden kentine gitti. Burada kumara başladı.

BORÇ BATAĞINA SÜRÜKLENDİ
Epoha isminde yeni bir dergi çıkardı. 1864′te eşini ve kardeşi Mihail’i kaybetti. Borca battı. Kurtulmak için Avrupa’ya kaçtı. Wiesbaden’de kumarda bütün parasını kaybetti.
Yayıncısından borç alıp 1865′te Rusya’ya döndü. 1867′de steno ile romanlarının yazımında kendisine yardım eden Anna Snitkina ile evlendi.
Bir kere daha borca boğulduğu için yeni eşiyle yine yurt dışına çıktı. Yoksulluk ve para peşinde ülke ülke dolaştı.
Ama romanlarını yazmayı da sürdürdü. Bir kere daha yayıncısının desteğiyle Petesburga’a döndü. Yazar, kumar borcunu ödemek için 20 günde Kumarbaz kitabını yazdı. Buradan gelen telif haklarıyla kumar borcunu ödemiş oldu.
Tutucu bir haftalık dergi olan Grajdanin'in başına geçti. 1 yıl sonra bıraktı. Bu dönemde eksi itibarını ve ününü tekrar kazandı.
En büyük romanı “Karamozof Kardeşleri” yazmaya 1879′da başladı. 1880′de şair Aleksander Puşkin‘in ölüm töreninde konuşmayı o yaptı.
Petersburg Bilim ve Sanat Akademisi’nin edebiyat bölümüne seçildi. Yaşamının son döneminde Petersburg yakınlarında küçük bir kasaba olan Staraya Russa’da yaşadı. 9 Şubat 1881′de burada yaşamını yitirdi.