Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt: Kör Baykuş

Modern İran edebiyatının belki de en önemli yazarı olan Sadık Hidayet bir yanda İran kültürünün köklerine, diğer yanda ise modern insanın varoluşsal sorunlarına varan geniş bir perspektife sahipti.

Modern bireyin modern dramını keskin bir bakışla ve soğukkanlı bir tavırla kurcalayan; insanın açmazlarına, tıkanma noktalarına ışık tutan Kör Baykuş, yeniden ve yeniden okunması gereken kitaplardan.

İnsanın toplumla, gelenekle, varlık sorunuyla ama daha da önemlisi aşkla olan gerilimli ilişkisine farklı bir pencereden bakarak, bu alanlara dair yeni anlamlar üretir ve aşk duygusunun insanın dünyadaki yegâne duygusu olduğu inancına bağlanır. Elbette "Ne tür bir aşk?" sorusuna da cevapları vardır Sâdık Hidâyet'in:

"IŞIĞI KENDİME SAKLAYAMADIM"

"Şu yoksulluk, miskinlik dolu dünyada ilk defa sandım ki hayatımda bir güneş ışığı parladı. Ama heyhat! Güneş ışığı değildi bu; belki sadece gelip geçici bir ışık; kadın ya da melek şeklinde görünüp kayan bir yıldız. O bir anlık aydınlıkta, bir saniye zarfında hayatımın bütün bedbahtlıklarını gördüm; bunların görkemini fark ettim. Sonra bu ışık, kaybolması gereken karanlık girdabında yine kayboldu. Hayır, bu gelip geçici ışığı kendime saklayamadım"

Kör Baykuş 1977'de Behçet Necatigil'in unutulmaz çevirisiyle Varlık Yayınları'ndan çıkmıştı. Philippe Soupault'nun "Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt", Andre Breton'un ise "Başyapıt diye bir şey varsa o da budur" sözleriyle nitelediği kült roman...

Yazarın bu geniş perspektifi hem şah hem de molla iktidarının gözüne batıp dışlanmasındaki etkenlerden biriydi.

UMUTSUZLUĞUN PENÇESİNDE BİR GENÇ

Hidayet, yasaklı başyapıtı Kör Baykuş’ta gizemli sevgilisinin kaybından sonra umutsuzluğun pençesine düşen genç bir adamı hikâyesinin merkezine alıyor ve mistik bir anlatıyı, bireyin dünyasını keşfetmeye koşuyor.

Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt: Kör Baykuş

Sadık Hidayet

İNSAN RUHUNUN DERİNLİKLERİ

İnsan ruhunun derinliklerine uzanan, yalnızlığa, aşka ve saflığa dair sürekli evrilerek, dönüşerek ilerleyen bu şiirsel anlatı kâh ıssız topraklarda bir başına dolanıyor kâh kanatlanıp göklere çıkıyor.

Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt: Kör Baykuş

GERÇEK İLE HAYAL ARASINDA KİTAP

Kafka, Rilke ve Poe gibi ustaların eserleriyle kıyaslanan Kör Baykuş, gerçek ile hayal arasında, zaman ve mekândan azade kurgusuyla dünya edebiyatında kendine yer edinmiş, ikamesi olmayan bir şaheser.

Ergül Tosun

Kitap sayfası için iletişim:

ergul.tosun@ensonhaber.com