ABD basınından Wall Street Journal, Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ı Antalya Diplomasi Forumu’ndaki açıklamaları nedeniyle eleştirdi. Gazete, Barrack’ın Türkiye’nin dış politika tezlerine yakın durduğunu öne sürdü.
The Wall Street Journal, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack hakkında dikkat çeken bir analiz yayımladı. Yazıda, Barrack’ın son dönemdeki açıklamalarının ABD politikalarıyla çeliştiği ve Türkiye’ye yakın bir çizgi izlediği iddia edildi.
"ABD ÇİZGİSİNDEN UZAKLAŞTI"
Eleştirilerin odağında, Antalya Diplomasi Forumu sırasında yapılan değerlendirmeler yer aldı.
Gazete, Barrack’ın forumda Orta Doğu politikalarına ilişkin yaptığı yorumların “ABD çizgisinden uzaklaştığını” savundu.
"ABD'Lİ DİPLOMATLAR, WASHINGTON'I TEMSİL EDİYOR"
WSJ’de yayımlanan analizde, ABD’li diplomatların görev yaptıkları ülkelerde Washington’un politikalarını temsil etmesi gerektiği vurgulandı.
Barrack’ın ise Türkiye’nin dış politika yaklaşımlarını savunur bir tutum sergilediği öne sürüldü:
Amerikalı büyükelçilerin görev yaptıkları yerlerde ABD politikasını savunmaları beklenir, kendilerine ev sahipliği yapan ülkeleri ABD'nin politikasına karşı savunmaları değil. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'a bunun hatırlatılması gerekiyor olabilir.
"TÜRKİYE ADINA İSRAİL'İ TEHDİT ETMEYİ BAŞARDI"
Yazıda, Barrack’ın Orta Doğu’da güçlü liderlik vurgusu yaptığı açıklamalar da eleştirildi.
Ayrıca Hizbullah ile ilgili değerlendirmeleri ve bölgesel dengelere ilişkin yorumlarının da tartışma yarattığı belirtildi:
Barrack, Antalya Diplomasi Forumu'nda 30 dakika içerisinde Orta Doğu'ya demokrasiden uzak durma telkininde bulunmayı, Hizbullah ile iş birliğini teşvik etmeyi, Lübnan'daki ateşkesi küçümsemeyi, Lübnan'daki görüşmelere İran'ın da dahil edilmesi çağrısı yapmayı, Türkiye'nin Rus yapımı hava savunma sistemi alımını hafife almayı ve Türkiye adına İsrail'i tehdit etmeyi başardı.

S-400 VE F-35 YORUMU DA ELEŞTİRİLDİ
Analizde, Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemi alımı ve buna rağmen F-35 savaş uçağı satışına ilişkin Barrack’ın yaklaşımı da eleştirildi.
Bu konudaki değerlendirmelerin ABD yaptırımları ve savunma politikalarıyla uyumsuz olduğu öne sürüldü:
Kendisi bu durumu, Yunanistan'ın 1990'lı yıllarda Kıbrıs üzerindeki bir anlaşmazlığı çözmek amacıyla edindiği S-300 hava savunma sistemleriyle bir tuttu. Oysa bu alım, ilgili ABD yaptırımları yürürlüğe girmeden çok önce gerçekleşmişti.
"TÜRKİYE HAFİFE ALINAMAZ" SÖZÜNE ELEŞTİRİ
Barrack’ın forumda İsrail ile ilgili yaptığı açıklamalar da yazıda yer buldu.
Büyükelçinin Türkiye’nin bölgesel ağırlığına dikkat çeken ifadeleri, WSJ tarafından eleştirel bir dille yorumlandı.
Suriye'deki terör örgütü PKK uzantısı gruplar için "Kürt müttefiklerimiz" ifadesinin kullanıldığı yorumda Büyükelçi Barrack, Suriye'de izlediği politikayla DEAŞ mahkumlarını koruyan "müttefikleri" sırtlarından bıçaklamakla suçlandı.
Antalya Diplomasi Forumu'nda kendisine İsrail'in Türkiye'den korkup korkmadığı sorulduğunda Barrack'ın İsrail'e geri adım atma uyarısı yaptığı ve "Türkiye, öyle hafife alınacak bir ülke değil" açıklamasını yaptığına dikkat çekilen yorumda, "Bu da ne demek oluyor? Bunun yerine Erdoğan'a Hamas'ı methetmekten geri durmasını tavsiye etmesi gerek" ifadelerine yer verildi.
Yazı, ABD’nin bölgedeki politikaları ve diplomatik temsil anlayışı açısından yeni bir tartışmayı beraberinde getirirken Barrack’ın açıklamalarının, Washington’da nasıl karşılanacağı merak konusu oldu.