Şarj kablosunun ömrünü uzatan en etkili yollar
Kabloları nasıl sardığınızın hiçbir önemi yok, meğer asıl tehlike mikroskobik çatlaklardaymış. Uzmanlar, şarj kablolarının sürekli kopmasına neden olan doğru bilinen yanlışları ve farkında olmadan her gün yaptığımız hataları açıkladı.
Teknolojik cihazlarımızın gizli kahramanları olan şarj kabloları, bozulana kadar neredeyse hiç dikkatimizi çekmez.
Ancak bozulduklarında hem bütçemize hem de çevreye zarar verirler. Peki, şarj kablolarının sürekli kopmasının ve bozulmasının arkasındaki gerçek neden ne?
Maryland Üniversitesi İleri Yaşam Döngüsü Mühendisliği Merkezi'nin kurucusu Pecht, bu durumu şu sözlerle özetliyor: "Biz bir nevi morg gibiyiz ama elektronik cihazlar için."
Teknoloji şirketlerinin arıza nedenlerini çözmek için cihazlarını gönderdiği bu laboratuvarda, USB kabloları ezme, germe, aşırı takıp çıkarma gibi akla gelebilecek her türlü işkenceye maruz bırakılıyor ve hasarları tespit etmek için röntgen ışınları kullanılıyor.
İşte şarj kabloları hakkında doğru bilinen yanlışlar ve hayat kurtaran ipuçları…

Kabloları gevşek sarmak yanlış
Milyonlarca insanın hayatı boyunca inandığı, kabloları sıkıştırmadan gevşek daireler halinde sarma fikri aslında bilimsel olarak hiçbir önem taşımıyor. Büyük bilgisayar şirketleri için çalışan Pecht, "Hiç önemli değil. Kabloları yanlış sarmaktan kaynaklanan hiçbir arıza görmedik" diyerek bu yaygın inanışı çürütüyor.
Diğer uzmanlar da bu görüşe katılarak ince ve esnek şarj kablolarınızı istediğiniz gibi sarabileceğinizi belirtiyor.
Kabloyu keskin bir açıyla katlamadığınız, bağlantı noktasını çekmediğiniz veya sararken aşırı bükmediğiniz sürece kötü bir sarma işleminin sorun yaratma ihtimali oldukça düşük.

Bağlantı noktasına dikkat edin
İnsanların cihazlarını tamir etmelerine yardımcı olan iFixit şirketinin kurucu ortağı Kyle Wein, "Bu dünyada iki tür insan var. Kabloları tahrip edenler ve etmeyenler" diyor. Wein'a göre kablolar neredeyse her seferinde fişle (USB veya C tipi girişler) kablonun birleştiği o uç noktadan bozuluyor. Çünkü kabloyu kullanırken bu giriş noktası bir çapa görevi görüyor ve tüm bükülme telin ucunda gerçekleşiyor.
Worcester Politeknik Enstitüsü Mekanik ve Malzeme Mühendisliği Bölüm Başkanı Robert Hyers, bu durumu bir ataş örneğiyle açıklıyor: Bir ataşı aynı noktadan tekrar tekrar bükerseniz kırılır. Mikroskobik düzeyde, bu keskin bükülmeler atomlar arasındaki bağların kopmasına ve "dislokasyon" adı verilen kusurların birikmesine yol açıyor. Bu kusurlar biriktikçe metal sertleşiyor ve en sonunda kablonun içindeki küçük metal teller kırılıyor.

Kabloları sessizce öldüren 4 kötü alışkanlık
Uzmanlar, kabloların ömrünü kısaltan ve farkında olmadan her gün yaptığımız hataları şu şekilde sıralıyor:
Kablodan tutup çekmek: Birçok insanın tembellikten yaptığı en büyük hata, fişi prizden çıkarırken plastik uç kısım yerine kablonun uzun kısmından asılmaktır. Bu durum bağlantı noktasında devasa bir ek gerilim yaratır.
Kısa kabloları zorlamak: Kablo boyunun prize yetişmediği durumlarda kabloyu çekiştirmek içindeki tellere doğrudan zarar verir.
Yatakta keskin açılarla kullanmak: Telefon prize takılıyken yatakta veya koltukta uzanıp cihazı kullanmaya devam etmek, kablonun ucunu keskin bir açıyla bükerek kırılmaya davetiye çıkarır.
Arabada telefonun ağırlığını kabloya bindirmek: Telefonu şarja takıp arabadaki bardaklığa veya bir yuvaya diklemesine oturtmak, sürüş sırasındaki tüm sarsıntı ve telefonun kendi ağırlık baskısının doğrudan kablonun uç noktasına binmesine neden olur.