Ankara'nın su sorununu 21 günde çözerim?
Ankara’da günlerdir musluklardan ya su akmıyor ya da çamurlu su akıyor.
Başkentte yaşayan milyonlarca insan için mesele artık basit bir "kuraklık" tartışması olmaktan çıktı; doğrudan bir yönetim krizine dönüştü.
Gazeteci dostlarımızla otururken tartışma konularımızdan birisi de Ankara’nın su sorunuydu.
Konu biraz da mühendislik gerektirdiği için işin ehline sormaya karar verdim. Su diyince akla gelen ilk isimlerden birisi Veysel Hoca’yı yani Veysel Eroğlu’nu aradım.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Çevre ve Orman Bakanlığı yapmış, DSİ kökenli bir isim olan Veysel Hoca ile Ankara’daki su kesintilerini konuştum. Anlattıkları, bugün yaşananların tesadüf olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
"ANKARA’NIN PROBLEMİ SUSUZLUK DEĞİL, YÖNETİM PROBLEMİDİR"
Veysel Hoca yaptığımız röportajı aktarmadan Hoca’ya en sonda sorduğum soruyu size en başta yazayım. Hocam ASKİ’nin başında siz olsanız Ankara’nın su sorununu çözebilir misiniz? Hoca’nın cevabı çok netti:
"21 günde geçici çözümü sağlar, 1 yılda da kalıcı çözümle Ankaralı’yı su sorunundan kurtarırdım."
Şimdi röportajımızın detaylarına geçebiliriz…
Eroğlu’nun altını özellikle çizdiği nokta şu şekilde:
"Ankara’da yaşanan problem susuzluk değil, tamamen yönetim problemidir."
Rakamlar bunu doğruluyor. Ankara’nın merkez nüfusu yaklaşık 5 milyon 550 bin, il nüfusu ise 5 milyon 900 bin civarında. 2024 yılı için Ankara’ya verilen toplam içme suyu miktarı 611 milyon metreküp. Ancak bunun sadece 371 milyon metreküpü faturalandırılabiliyor. Geriye kalan 240 milyon metreküp su, yani yaklaşık yüzde 40, kayıp-kaçak olarak sistemden kayboluyor.
Bu oran, modern şehirler için kabul edilebilir sınırların çok üzerinde.
Daha çarpıcısı ise Eroğlu’na göre mevcut belediye yönetimi döneminde bu kayıpları azaltmaya yönelik kayda değer hiçbir çalışma yapılmadı.
"ALTYAPI YOK, HARİTA YOK, BASINÇ YOK"
Sorun yalnızca kayıp-kaçakla sınırlı değil. Ankara’nın içme suyu altyapısında olması gereken temel unsurların bir kısmı ya hiç yok ya da etkin biçimde kullanılmıyor:
• İçme suyu şebekesine ait coğrafi bilgi sistemi (CBS) altyapı haritaları eksik
• Şebeke kotlara (katlara) ayrılmamış
• Şebeke basıncı olması gereken 30–80 metre su sütunu aralığında değil
• Düşük kotlara aşırı basınçla su gelirken, yüksek kotlara su çıkmıyor
• Kesintiler plansız yapıldığı için su verildiğinde çamurlu ve kirli su akıyor
Eroğlu’na göre bunların tamamı teknik olarak bilinen ve çözülebilir problemler. Ancak bunun için "işi bilen" kadrolar gerekiyor.
2007 KURAKLIĞI VE 7 GÜNDE ÇÖZÜLEN KRİZ
Eroğlu, 2007’de Ankara’nın bugünkünden çok daha ağır bir kuraklık yaşadığını hatırlatıyor. O dönemde de su kesintileri başlamıştı. Çözüm ise siyasi polemiklerle değil, teknik bir müdahaleyle gelmişti.
Çamlıdere Barajı’nın tabanında bulunan yaklaşık 100–110 milyon metreküplük dip suyu, yüzer dubalı pompa istasyonu kurularak sisteme alınmıştı. Sonuç: Ankara’daki su kesintileri 7 gün içinde kaldırıldı.
Bugün aynı sistemin yeniden devreye alınması gerekiyordu. Eroğlu’na göre bakım ve ilavelerle Haziran ayında çalıştırılması gereken bu sistem çok gecikti; ancak bu hafta sonu devreye alınacağı söyleniyor.
KESİKKÖPRÜ, ÇAMLIDERE VE GEREDE GERÇEĞİ
Bir diğer tartışma konusu da Kesikköprü Barajı.
Önce "bu sudan yararlanılmayacağı" açıklandı, sonra mecbur kalınınca geç de olsa devreye alındı. Ancak yanlış işletme nedeniyle borular patladı, tamiratlar ve ilave hatlar zamanında yapılamadı.
Oysa geçici çözüm teknik olarak çok net:
• Kesikköprü’den günlük 600 bin m³
• Çamlıdere’den günlük 600 bin m³
• Diğer barajlardan günlük 200 bin m³
Toplamda 1 milyon 400 bin m³ su, İvedik İçmesuyu Arıtma Tesisi’nde arıtılarak şehre verilirse geçici olarak kesintiler kaldırılabilir.
Uzun vadede ise Gerede suyu kritik önemde. Doğru işletildiğinde Ankara’nın yaklaşık üçte birinin su ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede.
Nitekim Eroğlu’nun bakanlığı döneminde, Gerede’den Çamlıdere’ye su iletimi için 32 kilometrelik, dünyanın en uzun içme suyu tünellerinden biri inşa edilmişti.
SONUÇ: SU SİYASETLE DEĞİL, LİYAKATLE YÖNETİLİR
Eroğlu’nun vardığı sonuç net:
"Su yönetimi, sloganlarla ya da festival bütçeleriyle değil; liyakat, teknik bilgi ve planlamayla yapılır."
Yapılması gerekenler de belli:
• Kayıp-kaçak oranlarının yönetmelik sınırlarına indirilmesi
• Şebeke katlarının oluşturulması
• Terfi merkezleri ve su depolarının yeniden ele alınması
• Su kaynakları için optimizasyon programlarının hazırlanması
• ASKİ gelirlerinin belediye bütçesini fonlamak yerine altyapıya yönlendirilmesi
Aksi halde Ankaralılar, kamu idaresinin yapması gereken yatırımlar yüzünden bina altlarına su deposu yaptırmaya devam edecek.
Oysa bu bireysel maliyetlerin toplamı, ASKİ’nin yapacağı yatırımların çok üzerinde.