Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
  • 2026 Dünya Kupası 2026 Dünya Kupası
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Dünya Kupası 2026
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Cüneyt İnay
03.07.2026 07:30

İdeolojik Filtre…

Cüneyt İnay
Cüneyt İnay @cuneytinay

Türkler geçmişten günümüze kadar Anadolu’da kurdukları devletlerin hepsinde de kendisinden olmayana aşırı derecede anlayışlı ve merhametli olmuştur. Hatta bazen sınırları ve sinirleri bozacak düzeyde merhametli olmuştur. Arkadan vuranları bile aynı kefeye koymamış “vuran – vurmayan” diye bir filtre uygulamış ve çok adaletli davranmıştır.

Devran döndüğünde Türkler aynı davranışı merhamet gösterdiği milletlerden bulamamıştır. Ama Türklerde sakin güç vardır, zamanı geldiğinde hesabını da sorar, bedelini de ödetir. Her zaman söylediğimiz gibi Türkler yarına bırakır ama yanına bırakmaz.

Türkiye’de yakın tarihte sivrilen ideolojik köşelerin artık kaybolduğu bir döneme giriyoruz. Vatansever gençlerin sağcı solcu filtrelerine takıldığı dönem artık bitti. Sağ devletçiliğe dolayısıyla merkez sağa dönüştü, sol ya da sosyal demokrat dediğimiz kitle aynı şekilde merkez sağa dönüşmeye devam ediyor.

Eser miktarda kalan sol ise sosyal liberalizm oldu. Yani aslında tam solcu dediğimiz şey artık yok. Rasih Nuri İleri’nin Türkiye İşçi Partisi’nde Oportünist Merkeziyetçilik adlı kitabında bulunan tutanaklı itirafları okuyarak günümüze kadar bunun sağlamasını yapabilirsiniz.

Tam sol dediğimiz şey Türkiye’de topluma hiçbir zaman sirayet etmedi. Laiklik ve Batıcılık ile her zaman homojen bir demet yapılarak kitlelere sunuldu ama bu demetten solu çıkardığınız zaman merkez sağın bir versiyonu gibi kaldı, solu hangi portatif bileşene koyarsanız koyun parçalar çıkınca bambaşka bir ideoloji oluyor.

Türkiye’ye keskin ideolojinin girişi soğuk savaşın en zirve dönemlerinde oldu. Tabi bu ajanlık faaliyetleri için de kaçınılmaz bir fırsattı bir taraftan... Çok fazla öne çıkmayan film gibi bir ajanlık hikayesi var. Film ithalatçısı ve dağıtımcısı Kerim Manukyan, Türkiye’de sol cenaha yaklaşıp Sovyet Rusya adına ajanlık faaliyetlerinde bulunuyor. Daha sonra Türk İstihbaratı tarafından takip edilip yakalanıyor. Ermeni asıllı Kerim Manukyan’ın örgütlediği ve maddi yardımda bulunduğu sol görüşlü öğrenciler farkında olmadan bu ajanlık faaliyetine yardım ediyor.

Bir de Alparslan Ertuğ olayı var. Alparslan Ertuğ yasadışı sol örgütlerin içine sızdırılıyor ve çeyrek asır boyunca Türk İstihbaratı adına görev yapıyor, birçok yasadışı faaliyeti önceden bildirerek can ve mal kaybının önüne geçiyor. 25 yıl boyunca kimse anlamıyor, ta ki emekli olana kadar yasadışı sol grupların tüm faaliyetlerini devlet adına deşifre ediyor.

Fazla ideoloji gençlerin kafasında bir filtre oluşturuyor. Bu filtre neyin iyi neyin kötü olduğunu ayırt etmeyi zorlaştırıyor. Aşırı sağ da insanları radikalizme götürüyor, fakat sol kadar değil. Solun maalesef bazı kodları gençlerin zihninde daha az geçirgen bir filtre oluşturuyor, bileşenleriyle birlikte manipülasyonu çok kolaylaştırıyor.

Mesela bir dönem sosyal demokrat olduğunu söyleyen rahmetli Uğur Mumcu’yu bile radikal sol örgütler faşist ilan etmişti. Uğur Mumcu’nun sosyal demokrat ve iyi bir vatansever olmasını kaldıramıyorlar. Kafalarındaki sola uygun olmayan herkes faşist, işbirlikçi. Taa Uğur Mumcu’ya gitmeyelim, çok fazla politik olmayan, evinde çay içen normal insanlar bile bunlar için faşist, harekete geçmeyen kitleler…

Sağ ya da sol için radikalleşmenin son belirtileri ise kendinden olmayanı kendinden olmaya zorlamak, olmazsa dışlamak ve yok saymak. Bazı insanlar kendi ile aynı ideolojide olmayan insanlarla konuşmaz bile, ideoloji bir yerden sonra hastalığa dönüşebiliyor.

Türkiye son yıllarda keskin ideolojilerden çabuk sıyrıldı. Tüm dünyada da aslında keskin politik ideolojiler yok oluyor. Türkiye bunu başarırken yine Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki idari refleksini kullanarak yapıyor. Arkadan vuranı kitle olarak değil “vuran – vurmayan” olarak adaletli bir şekilde ayırıyor. Günümüzde bunu daha aktif bir şekilde yapıyor ve hatta eskiye nazaran hızlandırıyor…

Cüneyt İnay - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Adem Metan Adem Metan Para ve arzu eğrisi Rojda Altıntaş Rojda Altıntaş 197 iade ve karşılıklı mesaj Mustafa Armağan Mustafa Armağan Avrupa’da Kur’an ve İslama hakaretleri Sultan Abdülhamid nasıl engelledi? Uhud Tekin Uhud Tekin Keşfeden Biz Olalım
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.