Normal ile Savaş…
Üçüncü dünya savaşı beklenirken aslında normal ile olan savaş sürüyor. Hem de sürüsüne cepheyle. Tüm dünyada normal ile olan bir savaş var. Kimse normal olmak istemiyor. Son yıllarda normallik veba gibi görünüyor…
Buradan suçu kolayca sosyal medyaya atarım. Yazı da burada biter... Ama bitmeyecek çünkü mesele daha büyük ve derin. Suç sosyal medyada değil. Suç Andy Warhol’da da değil. Aslında ortadaki suç mu değil mi belli değil. Bir sebep var, geri kalanı da sonuçları.
ABD’nin çıkarları tüm dünya üzerinde etkili bir değişken. ABD çıkarları o an nasılsa tüm dünya üzerinde manipülasyonlar o yönde oluyor. ABD eskiden bastığı fazla parayı çevre ülkelere dev fonlar aracılığıyla aktarıyor ve içerde dolaşımdaki parayı azaltıp enflasyon oluşmasını engelliyordu. Bu da çevre ülkelerde geçici bir ekonomik iyileşmeye sebep olan ve beklenen bir süreçti.
Son yıllarda ise gelişmekte olan çevre ülkeleri ters ayakta yakalandı. Çünkü ABD beklenen para genişleme politikasını gerçekleştirmedi, bunun yerine fazla parayı kripto para üzerinden elinden çıkarttı. Böylece para genişleme politikasını bekleyen ülkelerin şaşkınlıktan ağzı gözü genişledi.
Çevre ülkeler bu durumdan sarsıldı ama Soros gibi arbitraj simsarları piyasada büyük yara aldı ve para tamamen yön değiştirdi. Hakim fonlar artık liberal demokratlardan merkez sağcı ulus devletçi cumhuriyetçilere geçti. Yani Vanguard, Fidelity ve BlackRock fonları artık dünyada hakim fonlar. Bundan sonra onların dünya görüşü ve duruşu dünyanın sosyal yönünü belirleyecek.
Bunun “normalle savaş” ile alakası nedir derseniz liberal demokrat Soros ve onun çözüm ortağı olan büyük fonlar… Liberal demokratlar dünyada insan hakları üzerinden insanları bireyselleştirdiler. İnsanları bireyselleştirirken de en büyük düşmanları normallik oldu. Çünkü normal, onlar için bireyselleşmenin önündeki en büyük engel.
Bununla birlikte normal olan her şeyi ayıplama furyası başladı. Evlilik ayıp, çocuk yapmak ayıp, erkeklik ayıp, kalabalık aile yergisi, yok anne baba zehirdir virali, anne olmak zorunda mıyım hezeyanları, 1+1 daire kutsaması… Hepsi de bireyselleştirme, yalnızlaştırma propagandası.
Kadın hakları üzerinden de büyük mavra çevirdiler, garip bir feminist kitle oluştu, kadın hakları yerine tamamen erkek düşmanlığı yapan bir tabaka, ağır bir çantayı merdivenden indiremeyen kadına bir erkek yardım etse “hoşt eril” diye kovalayan bir zihniyet yarattılar. Bunları istedikleri gibi de kullandılar, bunlara ister terör propagandası yaptır, ister TSK düşmanlığı yaptır, hatta bu feministlere kadın düşmanlığı bile yaptırırsın, zaten gadre uğramış kadınları önce kendilerinden mi değil mi diye süzgeçten geçirip ona göre görmezden de gelebiliyorlar. Bu da doğrudan kadın düşmanlığı.
Fakat işler tersine dönecek. Şu an tüm dünyada en büyük tartışma konusu; aile. Tüm dünyada nüfus hızla düşüyor. Ama hala Soros ve liberal demokrat fonlar bitmedi, en güçlü değiller ama hala güçlüler, tabi her gün kan kaybediyorlar. Ülkemizde de bunun uzantıları görülüyor.
Cumhuriyetçi ulus devletçi merkez sağcı fonların hakimiyeti uzun sürecek, bu savaşı yeni kazandılar ama çatışmalar uzun zamandır devam ediyordu, tepe düştü, bayrak tepeye dikildi. Normal olmak artık suç olmayacak, rahat olun.