Ensonhaber Ensonhaber
Ara Canlı TV
Üyelik
  • SON DAKİKA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • ESH SPOR
  • DÜNYA
  • MAGAZİN
  • TEKNOLOJİ
  • RESMİ İLANLAR
  • 2026 Dünya Kupası 2026 Dünya Kupası
Ensonhaber Ensonhaber
Son Dakika Arama
Kategoriler
  • Dünya Kupası 2026
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • ESH Spor
  • Magazin
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Otomobil
  • Emlak
  • Politika
  • 3. Sayfa
  • Eğitim
  • İç Haber
  • Kültür Sanat
  • Medya
  • Yaşam
  • Tarih
Servisler
  • Canlı TV
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Biyografiler
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Uygulama
App Store Google Play
© 2026 Ensonhaber A.Ş. Tüm Hakları Saklıdır
Anasayfa Yazarlar Rasim Ozan Kütahyalı
09.02.2026 11:00

Çeyrek asır sonra, 25 yılın ardından 2001 büyük ekonomik çöküşü - 1

Rasim Ozan Kütahyalı
Rasim Ozan Kütahyalı @RasimOzan_K

İçinde olduğumuz Şubat ayı tam 25 sene önce bu zamanlar çok büyük bir ekonomik krizi yaşadığımız ve yüzde 70 oranında fakirleştiğimiz bir aydır.

*

Dolar bazında Türkiye’nin kişi başı geliri, 2001 senesinin Şubat ayında yüzde 70 oranında düştü. Evet yüzde 70 yoksullaşma.

*

Ben 2001 senesinde 20 yaşındaydım ve ülkenin resmen ekonomik hayatının durduğunu gördüm, yaşadım.

*

Dükkanların tamamı bomboştu. Mağazalar bomboştu. Alışveriş edilmiyordu. İş ve ticaret hayatı durmuştu. Siparişler bitmiş, talep bitmiş, arz bitmiş. Yollarda trafik bile büyük oranda azalmıştı. Akın akın herkes işsiz kalıyordu.

*

28 Şubat 1997 askeri darbesinin bugüne kadar en az konuşulan yönü finansal ve ekonomik boyutu oldu. Aslında Şubat 2001 büyük ekonomik krizi de 28 Şubat askeri darbesinin iktisadi bir neticesiydi.

*

O dönemden ekonomi adına akılda kalan konular, genellikle -halk dilindeki tanımıyla- hortumlanan bankalardır. Oysa 28 Şubat 1997'den 21 Şubat 2001'e kadar geçen ve sürecin bütün yıkıcılığı ile devam ettiği 4 senelik zaman dilimi, Türkiye'nin bugün bile bedelini ödemeye devam ettiği tam bir ekonomik ve finansal yıkım dönemidir.

*

Ekonomik ve finansal boyutunu ele almadan 28 Şubat askeri darbesini anlamak mümkün değildir.

*

1994-2003 arasında toplam 25 özel banka, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.

*

Bunların 20'si, 1997'den 2001 krizine kadar devam eden süreçte fona geçti.

*

Yani 28 Şubat sürecinde el konulan bankaların devlete getirdiği yük 17.3 milyar doları buldu.

*

Bankaların zararının kapatılması için faiz yüküyle beraber bu rakamın iki katına çıktığını da unutmamak lazım.

*

Bunlara bir de malum süreçte 21,9 milyar dolar görev zararı veren üç kamu bankası eklendiğinde, 28 Şubat darbesinin bankacılık sektörü açısından devlete maliyetinin 50 milyar doları aştığı ortaya çıkıyor.

*

2001 krizi sebebiyle oluşan yükü temizlemek için hazırlanan özel tertip hazine kâğıtları Ziraat, Halk, Emlak Bankası, Merkez Bankası ve TMSF'ye verildi.

*

Hazinenin nakit ihtiyacını karşılamak adına yapılan bu işlem için devlet en son 2010'da 14 milyar 738 milyon liralık ödeme yaptı ve borçlar bitti.

*

Böylelikle devlet, enflasyon ile güncellenmiş rakamlara göre, 2001 krizinin oluşturduğu kara deliği kapatmak için toplam 251 milyar 563 milyon TL ödedi. Başka bir ifade ile aslında 2001 krizi, 2010'da bitmiş oldu.

*

Bugün 2001 krizi denilince hâlâ hafızalardaki tazeliğini koruyan iki sembol olaydan bahsedebiliriz. Birincisi esnaf Ahmet Çakmak'ın Başbakanlık merkez binası önünde Başbakan Bülent Ecevit'e yazar kasa fırlatması, ikincisiyse zaten kötü giden ekonomiye son darbe denebilecek, 19 Şubat 2001'deki Millî Güvenlik Kurulu toplantısı.

*

Hatırlanacağı üzere bu toplantıda, zamanın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer önündeki anayasa kitapçığını Başbakan Ecevit'e fırlatmış, bunun üzerine toplantı yarım kalmıştı.

*

Çıkışta Anasol-M koalisyonunun üç lideri Bülent Ecevit, Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli'nin, bu olayın bir devlet krizi olduğunu açıklamaları zaten istim üstündeki piyasaları altüst etmeye yetmişti.

*

Krizin derinleştiği 21 Şubat 2001 tarihinde borsa yüzde 15 gibi tarihî bir düşüş yaşarken aynı tarihte gecelik faiz yüzde 7 bin 500'e fırladı.

*

Koalisyon hükümetinin enflasyonu düşürmek için uyguladığı 'Kur çıpası' sisteminden dalgalı kur rejimine geçilmesiyle de dolar 690 bin liradan 900 bin liraya yükseldi.

*

Bu süreçte ülkedeki yabancı sermaye tamamen kaçtı. Dahası Türkiye yurttaşlarının da çok önemli bir kısmı panikle paralarını yurt dışına çıkardılar.

*

Piyasada para aşırı azalınca binlerce iş yeri kapandı ve milyonlarca kişi işsiz kaldı. Bir sonraki yazımızda yine Ensonhaber’de bu konuya devam edeceğim.

Rasim Ozan Kütahyalı - Tüm Yazıları

Diğer Yazarlar

Sevda Türküsev Sevda Türküsev Dilan Polat’ın hazin sonu Aslı Didari Aslı Didari Emekliler maaş hesabı yapmaya başladı Fatih Yıldırım Fatih Yıldırım 100 kişiden 24’ünün beli ağrıyor Serkan Kalemciler Serkan Kalemciler BUTLAN KARARI KILIÇDAROĞLU'NU CHP GENEL BAŞKANI YAPMADI
Ensonhaber
Uygulama
App Store Google Play
Sosyal Medya
Haberler
  • Güncel Haberler
  • Spor Haberleri
  • Ekonomi Haberleri
  • Yaşam Haberleri
  • Dünya Haberleri
  • Tüm Haberler
  • Dünya Kupası 2026
Servisler
  • Canlı TV
  • Foto Galeri
  • Oyunlar
  • Namaz Vakitleri
  • Son Depremler
  • RSS Servisleri
Kurumsal
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Yayın İlkeleri
  • KVKK Politikası
  • Gizlilik Politikası

ensonhaber.com internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Ensonhaber Medya A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

© 2026 Ensonhaber Medya A.Ş. Tüm hakları saklıdır.