Çeyrek asır sonra, 25 yılın ardından 2001 büyük ekonomik çöküşü - 2

Rasim Ozan Kütahyalı
Rasim Ozan Kütahyalı

Ensonhaber’deki son yazımızda Şubat 2001 ekonomik çöküşünü anlatmaya başlamıştık. 28 Şubat 1997 askeri darbesinin, Şubat 2001 ekonomik çöküşüne yol açtığını yazmıştık.

*

28 Şubat askeri darbesinin finansal açıdan karakteristik özelliklerinden biri de hortumlanan pek çok bankanın yönetim kurullarında görev yapan emekli generaller meselesidir.

*

Bu alışkanlık 28 Şubat döneminde o kadar yaygınlaşmıştı ki o dönem emekli generaller sadece bankaların değil, birçok özel şirketin de yönetim kurullarında görev almıştı.

*

Elbette askerî vesayetin bütün ağırlığı ile hissedildiği yıllarda emekli generaller, ticaret veya bankacılık birikimleri sebebiyle getirilmedi yönetim kurulu üyeliklerine.

*

Özel sektör, biraz da şartların dayatmasıyla kendini koruma veya daha ötede onların nüfuzunu kullanarak ticari çıkar sağlama düşüncesindeydi.

*

İşin ilginç yanı, bankaların hortumlanmasından sorumlu tutulan pek çok iş adamı yargılanıp ceza alırken, yönetim kurulunda görev yapan generallerin hiçbir soruşturmaya konu edilmemesiydi.

*

Mesela, Sümerbank davasında Hayyam Garipoğlu hapis cezası alırken yönetim kurulu üyesi emekli Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhittin Fisunoğlu hakkında hiçbir dava açılmadı.

*

Aynı durum Etibank Yönetim Kurulu üyeliği yapan, emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Vural Bayazıt için de geçerli.

*

Etibank davasında bankanın sahibi Dinç Bilgin ceza alırken Bayazıt Paşa'ya sorgu sual eden olmadı.

*

Emekli Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman da 28 Şubat darbesinde batan İnterbank'ın yönetiminde görev aldı ve adli süreçte ismi hiç geçmedi. Bu örnekler çoğaltılabilir.

*

Emekli Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün açık tavır almasıyla, emekli generallerin yönetim kurulu üyelikleri meselesi ortadan kalksa da bu konu, 28 Şubat'ın karanlıkta kalan ekonomik boyutlarından birini oluşturmaya devam ediyor.

*

28 Şubat'ın bu görünen finansal görünümünün yanında bir de görünmeyen ekonomik görünümü mevcuttur.

*

Söz konusu dönemde "teşvikler" önemliydi. Bu yüzden Hazine Müsteşarlığı Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü'nde uzman daire başkanı seviyesinde adeta temizlik yapıldı.

*

Eş zamanlı olarak Anadolu'da yükselen sermayenin yatırım teşvik belgeleri verilmemeye başladı.

*

Örneğin, perakende sektörüne girmek isteyen, Konya'da modern alışveriş merkezi açan bir grup engellerle karşılaştı.

*

Zira İstanbul'daki sermayenin potansiyel rakiplere tahammülü yoktu.

*

Özelleştirme İdaresi'nin Anadolu'da satışa sunduğu işletmelere daha çok yerel iş adamları talip oldu. Bu amaçla bölgesel güç birlikleri oluşturuldu.

*

Büyüklerin aldıkları ihalelerde finansman paketi oluşturulması için tanınan kolaylıklar aynı cömertlikle küçüklere yansıtılmadı. Ya yeterli süre verilmedi ya da bankalar kredi vermekte isteksiz davrandılar.

*

Anadolu'yu vergi denetimi ile baskı altında tutma politikası uygulanırken büyüklere kesilen vergi cezaları da kıvrak manevralarla silindi.

*

1998 başında iptal edilen banka vergi cezaları buna örnektir.

*

1990'ların sonunda Hazine borçlanma ihaleleri de hak edişe bağlanmış ödemelerin önemli bir bölümü de şeffaf değildi.

*

Borç oluşur, ödeneği bulunmaz, finansmanda kimlere öncelik verileceğini bir-iki bürokrat belirlerdi.

*

Hazine'nin nakit ihtiyacını bilen, borçlanma ihalelerinde faizin hangi sınırdan kesileceğini kararlaştıran o isimler, birkaç büyük bankanın yöneticiyle kol kola idi.

*

28 Şubat askeri darbesinin kamu maliyesi üzerine bıraktığı fatura, Şubat 2001 ekonomik çöküşünden 25 sene sonra yeni çeyrek asır sonra bile hala ödenmekte...