Yalçın Küçük ve Taha Parla: Bilim nedir?
Yakın zaman önce vefat eden Yalçın Küçük’ün ölümü üzerine Ensonhaber Youtube kanalında bir video yaptık Çağlar Cilara ile. Onu izlemenizi tavsiye ederim.
*
Yalçın Küçük’ü sevenler Küçük’ün çok önemli ve ikonoklast bir bilim ve düşünce adamı olduğunu yazıyor.
*
Yalçın Küçük ne bir bilim adamıydı ne de düşünce adamıydı. Küçük’ün ne olduğunu Ensonhaber yayınında anlattım.
*
Eğer gerçek anlamıyla bir bilim adamını tanımak istiyorsanız birkaç ay önce kaybettiğimiz Taha Parla’nın eserlerini okumanızı size tavsiye ediyorum.
*
Taha Parla, ikonoklast bir akademisyendi. Yani hakiki anlamıyla bilim adamıydı.
*
Gerçek bir bilim adamında olması gerektiği gibi putları, tabuları yoktu.
*
İman adamı değildi Parla. Hepsi bilim ve aydınlanma düşmanı iman adamları olan Kemalistlerin, dincilerin akademideki nefret objesiydi.
*
DİSK Genel Başkanı Abdullah Baştürk’ün 12 Eylül mahkemelerindeki enfes savunmasını büyük ölçüde Taha Parla’nın yazdığını hiçbir akademisyen bilmiyor ya da hatırlamıyor.
*
Gerçekten hem bilim dünyası adına hem sol adına üzülüyorum. Oysa akademisyen dediğin detayları bilmek ve hatırlamak zorunda olan insana denir.
*
Ne akademi ne de sol kaldı artık bugün Türkiye’de.
*
1986’de basılan o metin sol düşünce açısından bir başyapıttır.
*
Türk burjuvazisinin alçaklıklarını ortaya döker ve paramparça eder.
*
Fakat Türkiye solu, Abdullah Baştürk’ün ( Taha Parla’nın yazdığı) müthiş savunmasının kıymetini bilmedi, unutuldu gitti.
*
Unutulan bir gerçek daha: Taha Parla, sosyalist bir entelektüeldi. Taha Akyol “Sol-liberal” diye yazmış. Bu doğru değil.
*
Taha Parla bir sosyalist ve aydınlanmacı olduğu için anti-Kemalistti.
*
Sosyalist ve aydınlanmacı olduğu için “Türkiye’de Siyasal Kültürün Resmi Kaynakları” üçlemesini yazarak Atatürkçülük dinini yapıbozuma uğrattı.
*
Dine karşı bilim müdafaasıdır o üçleme.
*
Her gerçek aydınlanmacının, gerçek solcunun anti-Kemalist olması gerektiğini mükemmel anlatan bir üçlemedir o.
*
Taha Parla, liberal değildi ve liberallerle beraber anılmak da istemezdi.
*
Güncel siyaset ve medya tartışmalarının içinde hiç olmadı.
*
Türk gazetecilerinin %99.9’u Taha Parla ismini bile bilmez.
*
İsmini duyan da siyasal-entelektüel açıdan bilinçsiz bir Kemalist olan bilgisayar hocası Cem Say gibi Taha Parla’yı kütüphane önündeki Atatürk maskıyla falan anabilir. Bilmez, okumamıştır çünkü.
*
Sol tarafından Parla’ya yapılan bir haksızlık ve ifade edilen bir yanlış bilgi daha var: Taha Parla bir gün olsun AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’a destek vermedi.
*
Evet, bir gün bile destek vermedi çünkü aydınlanmacı (modernist) bir sosyalistti.
*
Biliyorum çünkü François Georgeon’un Sultan Hamid uzmanı olduğu gibi ben de Recep Tayyip Erdoğan döneminin uzmanıyım.
*
Fakat sadece Kemalizm dininin hurafelerine bir aydınlanmacı bilim adamı olarak karşı çıktığı için Atatürkçülük dininin koyu müminleri Berk Esen ve İlker Aytürk gibi dinci genç akademisyenler Taha Parla’ya bir tip tekfir saldırıları yaptılar.
*
Taha Parla gibi bilim adamlarının Kemalizm dininin ipliğini pazara çıkartması yüzünden “AKP iktidarı”nın olabildiğini ve var kalabildiği gibi bir yalanı yaygınlaştırdılar.
*
Bu korkunç bir saptırmaydı. Bu tamamen yalan bilgi yaygınlaştıkça yaygınlaştı.
*
Taha Parla bu şekilde genç akademisyenler arasında itibarsızlaştırılıyor ve bu şekilde din, bilimden intikamını alıyordu.
*
İki genç dinsel vaiz Berk Esen ve İlker Aytürk, gerçek bir bilim adamını, gerçek bir aydınlanmacıyı yalanlarla karalamanın hazzını yaşıyorlardı.
*
Hurafelerin ortaya konması Esen ve Aytürk gibi dindarları içten içe çıldırtmıştı çünkü.
*
Bir başka gerçek bilim adamı Mete Tunçay’a da aynı dinsel sebeplerden saldırdılar.
*
Tüm akademik ve şık görüntüsüne rağmen Taha Parla’nın metinlerine olan Berk Esen ve İlker Aytürk “eleştiri” görünümlü taarruzun sebebi tamamen din ve peygamber sevgisiydi.
*
Ben her dinin dindarına hürmet eden bir insanım ama bunu bilimsel kisveye büründürmemek yani yalan söylememek şartıyla.
*
Taha Parla, son yazılarında aslında bu Neo-Kemalist dindar genç akademisyen grubunun teşhis konusundaki yeteneksizlikleriyle fiilen Tayyip Erdoğan’ın askeri konumuna düştüklerini, Berk Esen, İlker Aytürk gibi mümin Atatürkçülerin mevcut rejime nasıl hizmet ettiğini yazdı.
*
2022 tarihli “Rekabetçi otoriterlik safsatası” yazısı Kemalist akademisyenlerin ya da Türk siyasal rejiminin “seçimli otoriterlik” olduğu safsatasını savunan tüm Türk sosyal bilimcilerinin Tayyip Erdoğan’a nasıl hizmetkar olduklarını özetleyen çok gerçekçi bir yazıdır.
*
Üstelik şimdi değil, 2022’de bunu yazmak ciddi teşhis yeteneği ister.
*
Taha Parla o yüzden çok kıymetli bir bilim adamıydı.
*
Siyaset Bilimi dünyasında Taha Parla’nın yeri dolmayacak…