İÇ CEPHESİZ MADURO
Afganistan’da bile olsa Taliban’ın birkaç roketatarla 15 dakikada düşürebileceği üç beş helikopterle, iki saat içinde Maduro’yu paketleyip ABD’ye götürdüler.
Tabii önce Venezuela’nın savunma ile ilgili hayati noktalarını bombaladılar,
Fakat;
Bunların ordusu yok mu?
Hava savunma sistemleri yok mu?
Yahu, Başkan’ın yakın korumaları da mı yok?
Üç koruma varmış, ikisi kaçmış biri yaralanmış.
Beni bile bu kadar kolay bulamazlar,
Komşuya falan saklanırım,
Oturmuş sarayında beklemiş demek ki?
(Kontrollü darbe mi dediniz?)
Elbette farkındayım, yapılan doğrudan korsanlık, adam kaçırma, haydutluk.
Maduro, birleşmiş milletler tarafından yargılanmadı, hakkında tutuklama kararı da yok.
Uluslararası hukuk yerde,
Diplomat dokunulmazlığı hikâye,
Bilinen bütün diplomatik temayüller askıda,
Bir korsan devlet başka bir ülkenin yasal devlet başkanını kaçırıyor.
ABD savcılık dosyalarında Maduro “uyuşturucu ticaretinin yanı sıra makineli silahlar ve tahrip gücü yüksek silahların kullanımı, terör örgütlerine mali destek sağlanması, silahlı koruma ve şiddet yoluyla suç ağlarının güvence altına alınması gibi suçlamalar da yer alıyor”. Ayrıca “İddianamede, söz konusu faaliyetlerin yalnızca uyuşturucu ticaretiyle sınırlı kalmadığı; aynı zamanda terörizmin finansmanı, yasa dışı silahlanma ve devlet destekli suç ekonomisinin inşa edilmesi anlamına geldiği vurgulanıyor.”
Yani Maduro’ya öyle savaş suçlusu bir devlet başkanı değil, uluslararası eroin ve silah kaçakçılığı yapan bir çetenin başkanı muamelesi yapılıyor. Zaten kafasına önce 25, sonra 50 milyon dolar ödül konmuştu.
Tamam da, ABD savcılarının Venezuela’da yargı yetkisi (O, dizilerde kullanmayı çok sevdikleri şekliyle “Jurisdiction”ı) var mı?
Başta da söylediğim gibi ortada bir Birleşmiş Milletler veya Uluslararası Ceza Mahkemesi kararı yok.
Öte yandan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) savaş suçu nedeniyle tutuklama kararı aldığı (21 Kasım 2024 ) bir devlet başkanı var. Hatırladınız mı?

**Venezuelalı bir sanatçının hayvan dışkısından yaptığı Donald Trump büstü.
Evet, Netanyahu.
Ama o serbest, ona dokunulamıyor.
Hatta Netanyahu ABD’ye giderken Yunanistan, İtalya ve Fransa gibi UCM’nin Roma Sözleşmesine taraf üç ülkenin hava sahasından rahatlıkla geçebiliyor.
Demek ki mesele uluslararası hukuk falan değil. Doğrudan adam kaçırma.
Peki, ABD ile başını belaya sokan herkes anti-emperyalist mi?
Hiçbir şey ABD’nin yaptıklarını haklı göstermemekle beraber, Maduro taraftarlarının da oturup düşünmesi gereken çok şey var.
Maduro, katılım oranının yüzde 10 civarında olduğu bir seçimi “kazanarak” iktidara gelmişti ve gerek ülkesinde gerek uluslararası düzeyde meşruiyeti sorgulanıyordu.
Son 10 yılda Venezuela’dan 9 milyon kişi geçim derdi ile kaçtı.
Elbette bunlar Venezuela’nın iç sorunları ve kendi iç dinamikleri ile çözülmesi gereken, ülkede demokratik kurumların çalışması sağlanarak çözülecek sorunlar.
Ama halktan bu kadar kopmanın da sonuçları var.
Gerçi Maduro’ya gerçek destek yüzde 50’den fazla olsaydı ABD Maduro’yu kaçırmaya cesaret edemez miydi?
Edeceğini ve ettiğini çok iyi biliyoruz.
Ülkede kendi işbirlikçisi mankurtlara darbe düzenletip kaos yaratır, alıp götüremese bile bir helikopter gönderip vurdururdu.
ABD açısından bir şey değişmez ama bir sosyal medya mesajı ile binlerce kişiyi sokağa dökebilecek ve ABD menşeli darbe girişimini halkına durdurtabilecek desteğe sahip olmak bir Başkan için de, bir ülke için de çok şey değiştirir.
ABD aynı ABD, siz iç cephenizi sağlam tutun. (Bu sabah YouTuber Levent Gültekin’i izledim de oradan buraya uyarlamalar yapıp bizim hedef olacağımızı falan söylüyordu. Levent, Türkiye’nin ne denli büyük bir devlet olduğunu ve Cumhurbaşkanının halkıyla nasıl bir bütünlük içinde olduğunu atlıyor. Bu ülkede yüzde 52 ile seçilmiş ve 2028’de adaylık sorununu bir formülle çözüp göreve devam edeceğine kesin gözüyle bakılan Recep Tayyip Erdoğan isminin neye karşılık geldiğini algılayamıyor Gültekin…)
Peki, Maduro’nun kaçırılmasının şifreleri ne?
Moda oldu ya son yıllarda hep bir şeylerin “şifreleri çözülüyor”, “sırları bulunuyor”, “kodları ayıklanıyor”, “kayıp bir şeyler” bulunuyor.
(Siz yine de böyle başlıklar taşıyan kitap veya makalelerden ışık hızı ile uzaklaşın)
Diyeceksiniz ki, ne kodu, ne şifresi? İşte ABD daha önce defalarca yaptığı gibi bir ülkenin enerji kaynaklarına çöküyor.
Elbette gerçek bu.
Ama bu arada bir şeyi gözden kaçırmayalım. Venezuela’nın sadece ABD’ye değil, Rusya’ya ve özellikle de Çin’e karşı büyük yükümlülükleri (siz borçları anlayınız) var. Bunlar hiç açıklanmadığı için ne kadar olduğu da bilinmiyor.
Reuters: (04 Ocak 2026)
“Yıllarca süren ekonomik kriz ve ülkeyi uluslararası sermaye piyasalarından koparan ABD yaptırımlarının ardından, Venezuela, hükümet ve devlet petrol şirketi Petroleos de Venezuela (PDVSA) tarafından çıkarılan uluslararası tahvillerin ödemelerini aksattıktan sonra 2017'nin sonlarında temerrüde düştü” diyor,
Ve soruyor: “Venezuela'nın milyarlarca dolarlık sorunlu borcu: Kimler tahsilat için sırada?”
ABD Venezuela’nın petrollerini yönetecekse, bu borçları, yükümlülükleri kim üslenecek?
Savaş esasen ABD ile Çin arasında,
Maduro?
Mağdur o…