Başörtü ile yapılanlar, başörtüsüne yapılanlar
Bugünleri görebileceğimizi bize 30 yıl önce birileri söyleseydi “Yok canım” derdik herhalde. Özellikle son zamanlarda başörtülü hanımlarınıza karşı gerek fiziksel gerekse sözlü saldırılar fazlalaştı.
Malumunuz yıllardır yeni bir anayasanın yapılması konuşuluyor, birçok konuda yeni anayasaya ihtiyaç olduğu gibi başörtüsü yani tesettür konusunun anayasada bir madde olarak olması çok önemli.
Şu andaki serbestlik, kanun teklifi ile Meclis’teki çoğunluk milletvekilinin kabul oyuyla hayatımızda. Tabii yeni nesil bunun ne kadar farkında bilmiyoruz çünkü gerçekten birçok kendini kaybetmiş tiplerle de uğraşıyoruz. Bir tarafta başörtü düşmanları diğer tarafta başörtüsü ile yapmadığı saçmalık kalmayan tipler.
Aslında burada iki önemli konu var:
Öncelikle başörtüsüne yani dine düşman olan kitle. Diğer tarafta bu özgürlüğü çarçur eden önemli bir kesim. Eleştirdiğin zamanda da “Sen kendi başını kapat” diyorlar. Sanki ben başı açık kadınlara başınızı kapatın diyorum, başı açık veya kapalı kadınların doğru düzgün bir çizgisi olması gerektiğini savunuyorum. Nasıl ki çok açıklara bir eleştiri getiriyorsak, başörtülü hanımlarımızın da tesettürden uzaklaşmış ve üzerlerinde taşıdıkları bir ibadetle doğru davranmamalarını eleştiriyoruz.
Bunun için başımızın açık veya kapalı olmasına gerek yok. Netice itibari ile herkesin yaşam tarzına saygılıyız fakat konu dini bir ibadetse nasıl ki buna saldıranlara tepki veriyorsak dindarım diyerek kendi için yozlaşmalarına da tepkimizi veriyoruz. Nasıl namaz kılarken belli kurallar varsa, oruç tutarken belli kurallar varsa tesettüre girmiş başını örtmüş bir kadının da o kurallara uyması gerekir. Zaten dinen kapanmış bir kadın, bazı şeyleri yapmamak üzere bu kararı alıp başını örtmesi lazım.
Fakat maalesef başörtü ile şarkıcı olunur, başörtü ile o yapılır bu yapılır diye diye şu anda yozlaşmanın dibine vurmuş durumdalar. Geçenlerde eleştirdiğim bir grup kadının sayfasına tesadüfen rastladım, başörtüyle istediğinizi yapamayacak mısınız gibi yorumlar var.
İşte tam da bu kıvama getirmek istediler. 100 yıl önce İngiliz siyasetçi şöyle demişti:
Anladık biz Kur’an’ı ortadan kaldıramayacağız, o zaman Müslümanları Kur’an’dan uzaklaştıralım. Aynen de böyle yaptılar ve maalesef bir grup Müslüman da bunların bu zokasını yuttu.
Şu anda yaşanan bu, yaptıklarını normal görmeye başladılar. Yoksa hepimizin günahı var, biz de Allah’ın her emrini yerine getirmiyoruz ama o getirmeyişimizi ve davranışlarımızı normalmiş gibi lanse etmiyoruz.
Buradaki tehlike dindar ve muhafazakar ve özellikle başörtülü kadınların yaptıklarında bir sakınca görmemeleri. Tabii bu sosyal medyanın da büyük rolü var:
İnsanlar dikkat çekmek, beğeni almak, ünlü olmak için beyinleri hipnoz olmuşçasına davranıyorlar. Bu sosyal medya; en kötü de muhafazakar ve dindar kesimi vurdu. Netice itibari ile bir taraf normal açıklıktan veya dekolteden çıplak hale geldi ve bunu normal görmeye başladı. Diğer taraf dindar ve muhafazakar bir yaşamdan örtüsüyle, tesettürle yapılmayacak şeyleri yapıp bunları normal görmeye başladı.
Biz bir tarafı düzeltelim derken kendi içimizdeki bu dağınıklığı nasıl toplayacağız diye düşünüyoruz. Emin olun diğer tarafla mücadele etmek daha kolay. Bu taraftakine anlatamıyorsun; başörtüsüyle tesettürü ile kendini öyle normal görmeye başlamış. Hani ahir beter zamanı diyorlar ya, öyle bir zamandayız ve din düşmanlarıyla mücadele ederken bir de yeni bir cephe açıldı; kendi insanımızın savrukluğu, şuursuzluğu ile mücadele eder hale geldik.
Başörtüyü kullanan kardeşimin yapılanlardan söz etmiyordu. Allah rızası için kapanıp şimdilerde yapmış oldukları paylaşımlarla konudan uzaklaşanlardan söz ediyorum. Baş örtüyü kullananlar belli zaten onlar başını açıyor, kapatıyor, başörtüde video çekiyor. Bunlardan söz etmiyorum.
Anlayacağınız ilklerinden Ödün verenlerden söz ediyorum. Yine bir şekilde bunların oyununa geldiler.
Müslümanları Kur’andan uzaklaştırıp, kendi kendilerine dinini ve Allah’ın emirlerini yozlaştırmaları için gaza getirdiler. Maalesef durum bu: İster inanın ister inanmayın!