CHP'de 'mutlak butlan' kararı: Mansur Yavaş'tan saatler sonra açıklama
CHP'de Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 2023’teki kurultayın iptali talebiyle açılan davada ‘mutlak butlan’ kararı çıktı. Karar, Özel destekçileri tarafından sert bir tepkiyle karşılanırken, konuya ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan saatler sonra ilk açıklama geldi.
Merakla beklenen karar çıktı...
CHP’de 2023 yılında Özgür Özel’in genel başkan seçildiği 38. Olağan Kurultay’a ilişkin açılan davada mahkeme kararını verdi.
KILIÇDAROĞLU VE ESKİ YÖNETİM GÖREVE İADE EDİLDİ
Mahkeme, kurultayın 'mutlak butlan' nedeniyle geçersiz olduğuna hükmederek kurultayı iptal etti.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verdi.

GENEL MERKEZE AKIN ETTİLER
Süreç bu şekilde devam ederken, Özgür Özel ve görevden alınan yönetimi destekleyen partililer, genel merkeze akın etti.
Kimi burada gözyaşlarına hakim olmazken, kimisi gazetecilere yönelik sert tepkilerde bulundu.
MANSUR YAVAŞ SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ
Karar parti yönetimi tarafından büyük tepki çekerken, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'tan konuya ilişkin uzun saatler boyunca herhangi bir açıklama gelmedi.
YAVAŞ'TAN STRATEJİK ADIM
Siyasi uzmanlar tarafından Mansur Yavaş'ın stratejik bir tavır aldığı ifade edilirken, yaklaşık üç saatin ardından Yavaş'tan ilk açıklama geldi.
SÜKUNET ÇAĞRISI YAPTI
Yavaş açıklamasında tıpkı Kılıçdaroğlu gibi olaya sükunetle yaklaşılması çağrısında bulundu.

"AMAÇ ANA MUHALEFETİ ETKİSİZ HALE GETİRMEKTİR"
1-2 ay içerisinde kurultayın yapılmasının gerekli olduğunu söyleyen Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir. Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir. Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz. Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez. Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.

"SÜREÇ DEMOKRATİK TEAMÜLLER İÇERİSİNDE YÜRÜTÜLMELİDİR"
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer. Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir. Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır. Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır. Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir."
CHP için 'mutlak butlan' kararı çıktı
CHP'de Özgür Özel dönemi sona erdi
Mutlak butlan kararı çıktı: CHP yönetimi Kemal Kılıçdaroğlu'na devrediliyor
Özgür Özel'den ilk açıklama: Ben size mücadele vadediyorum
Kemal Kılıçdaroğlu'ndan mutlak butlan kararıyla ilgili yeni açıklama