ABD-İran savaşında geri sayım: Savaş Yetkileri Yasası sınırı 1 Mayıs’ta doluyor

ABD-İran savaşında geri sayım: Savaş Yetkileri Yasası sınırı 1 Mayıs’ta doluyor

ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında 60 günlük "Savaş Yetkileri Yasası" sınırı 1 Mayıs’ta doluyor. Trump yönetimi yasanın anayasaya aykırı olduğunu savunarak geri adım atmazken, Kongre'nin yasal sürenin dolmasıyla birlikte nasıl bir tavır alacağı Washington'da belirsizliği tırmandırıyor.

ABD'de geri sayım...

İran ile başlayan savaşta 60 güne yaklaşılırken kamuoyunun gündeminde "Savaş Yetkileri Yasası" sınırı var. 

ABD kongresi tarafından hazırlanan bu yasanın süresi 1 Mayıs'ta doluyor. 

60 GÜN KURALI DİKKAT ÇEKİYOR

Yasa, Başkan'ın askeri bir harekat başlattıktan sonra 48 saat içinde Kongre'yi bilgilendirmesini ve 60 gün içinde de ya operasyonu sonlandırmasını ya da Kongre'den resmi yetki almasını şart koşuyor.

Trump yönetimi ise İran operasyonu için herhangi bir Kongre onayı talep etmedi. Süreçle ilgili yaşanan en büyük kafa karışıklığı, 60 günlük geri sayımın tam olarak ne zaman başladığı noktasında yoğunlaşıyor.

Bazı hukukçular sürenin saldırıların başladığı gün, diğerleri ise Beyaz Saray'ın resmi bildirimi gönderdiği tarih olan 1 Mayıs'ta dolacağını savunuyor.

FARKLI GÖRÜŞLER MEVCUT

Cumhuriyetçi kanatta ise sürece dair farklı bir bakış açısı hakim.

Birçok Cumhuriyetçi yasa koyucu, ilan edilen ateşkes sürecinin 60 günlük süreye dahil edilmemesi gerektiğini savunarak, ateşkesin cezalandırılmaması gerektiği görüşünü öne sürüyor.

Ateşkesin hukuki takvimi karmaşıklaştırdığı kabul edilse de, bazı Demokratlar ve anayasal haklarını savunan Cumhuriyetçiler, yasal sürenin dolmasıyla birlikte bir oylama zorunluluğu doğacağını belirtiyor.

Ancak Trump yönetimi, yasanın kendisini "sahte ve anayasaya aykırı" olarak tanımlayan bir çizgi izliyor.

DAHA ÖNCE HİÇ KULLANILMADI

Savaş Yetkileri Yasası, uygulamaya konulduğu günden bu yana fiilen bir savaşı durdurmak için hiç kullanılmadı.

Geçmiş başkanlar da yasayı çevreleyen hukuki tartışmalardan kaçınmak için çeşitli yollar buldular.

Ronald Reagan, Beyrut'taki askeri varlık için Kongre ile uzlaşma yoluna gitmiş; Barack Obama, Libya operasyonunda "düşmanca faaliyetler" tanımını esneterek Kongre onayı olmaksızın süreyi uzatmış; Bill Clinton ise askeri bütçeleri Kongre üzerinden geçirerek örtülü bir yetkilendirme sağlamıştı. 

Trump yönetimi ise şu ana kadar İran operasyonunun maliyeti için ek bir bütçe talep etmediği gibi, yasayı anayasal bir kısıtlama olarak görmediğini vurguluyor.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi