AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İran'daki gelişmeler hakkında ortak açıklama yaparak bölgesel güvenliğin önemine vurgu yaptı; itidal çağrısında bulunarak krizin barışçıl yollarla çözülmesini desteklediklerini dile getirdi.
Avrupa Birliği (AB), tüm tarafları maksimum itidal göstermeye, sivilleri korumaya ve uluslararası hukuka tam olarak uymaya çağırdı.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İran'daki gelişmelere ilişkin ortak bir açıklama yayımlayarak, bölgesel güvenliğin korunmasına yönelik tüm taraflara itidal çağrısında bulundu.
"ENDİŞE VERİCİ GELİŞMELER"
Ortak yazılı açıklamada, İran'da yaşanan son gelişmelerin son derece endişe verici olduğu belirtildi. Bölgedeki ortaklarla yakın temas halinde olunduğu aktarılan açıklamada, bölgesel güvenlik ve istikrarın korunmasına yönelik kararlılık yinelendi.
"NÜKLEER GÜVENLİĞİN SAĞLANMASI KRİTİK ÖNEMDE"
Açıklamada, nükleer güvenliğin sağlanmasının ve gerilimi daha da tırmandıracak veya küresel nükleer silahların yayılmasını önleme rejimini zedeleyecek her türlü eylemden kaçınılmasının kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Avrupa Birliği'nin, İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerine yanıt olarak kapsamlı yaptırımlar uyguladığı hatırlatılırken, nükleer ve balistik programların müzakere yoluyla çözüme kavuşturulmasını amaçlayan diplomatik çabaların sürekli olarak desteklendiği ifade edildi.
Bölgedeki AB vatandaşlarının tam destek alabilmesi için AB üye devletleriyle yakın koordinasyon içinde gerekli tüm adımların atılacağı belirtilen ortak açıklamada, "Tüm tarafları maksimum itidal göstermeye, sivilleri korumaya ve uluslararası hukuka tam olarak uymaya çağırıyoruz.” ifadelerine yer verildi.

İSRAİL VE ABD'DEN ORTAK OPERASYON
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'ın İran'a yönelik "önleyici bir saldırı" başlattıklarını duyurmasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump da Amerikan ordusunun İran'da büyük çaplı operasyonlara başladığını açıklamıştı.
Trump, yayımladığı görüntülü mesajda hedeflerinin İran rejiminden gelen tehditleri ortadan kaldırmak olduğunu belirterek, İran'ın füze sanayisini ve donanmasını yok edeceklerini, Tahran yönetiminin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceklerini vurgulamıştı.
Bu operasyonun ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail'e ve Körfez bölgesindeki ABD askeri üslerine yönelik misilleme saldırıları başlatmıştı.