- Dünyada zorla yerinden edilen göçmen sayısı 123 milyona ulaşarak rekor seviyeye çıktı.
- BM IOM Genel Direktörü Amy Pope, göçün bugünün önemli meselelerinden biri olduğunu ve göçmenlerin gittikleri ülkelerde fırsatlar yarattığını belirtti.
- Göçmenlerin karşılaştığı zorluklar ve ülkelerin göç politikaları hakkında stratejik yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğu vurgulandı.
Yerlerinden edilen ve göç etmek zorunda kalan insan sayısı, dünyada endişe verici seviyelerde.
Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Genel Direktörü Amy Pope, İsviçre'nin Davos kasabasında bu yıl 56'ncısı düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Yıllık Toplantıları'nda uluslararası göç dinamikleri ve son gelişmelere ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Göç ve yerinden edilmenin bugünün en önemli gündem maddeleri arasında olduğunu dile getiren Pope, insanların iş fırsatı arama ya da yerinden edilme gibi farklı nedenlerin göçe yol açtığını anlattı.
"GELDİĞİ VE GİTTİĞİ ÜLKEYİ ZENGİNLEŞTİREN BİR SÜREÇ"
Pope, göçmenlerin gittikleri ülkelerde fırsatlar yarattığını ve iş gücü piyasalarındaki eksikleri doldurduğunu kaydederek, "Göçmenler, gittikleri ülkelerde iş yapma becerisi kazanarak çoğu zaman tüm bilgi ve uzmanlıklarını ülkelerine döndüklerinde yanlarında götürüyor. Dolayısıyla bu, göçmenin geldiği ve gittiği ülkeyi ve kendisini zenginleştiren döngüsel bir süreç." diye konuştu.

"GÖÇE YÖNELİK BİRÇOK ETKİ GÖZ ARDI EDİLİYOR"
Göçmenlerin barınma ve sosyal hizmetlere erişim başta olmak üzere birçok farklı zorlukla karşılaşabildiğini vurgulayan Pope, "Ülkelerin göç politikalarını oluştururken, tüm bu konuları göz önünde bulundurmaları önemli. Bazen ülkelerin göçü sadece sınırlarını nasıl yönettiklerine veya herhangi bir anda kabul ettikleri göçmen sayısına göre değerlendirdiklerini görüyoruz ama göçe yönelik birçok etki göz ardı ediliyor. Hükümetlerin göç konusuna 360 derecelik bir yaklaşım benimsemelerini umuyoruz." çağrısında bulundu.

"ÇATIŞMALAR, KURAKLIK, SEL, ORMAN YANGINLARI SAYIYI ARTIRIYOR"
Amy Pope, özel sektörün de göçmenlere ihtiyacı olduğunu belirterek, son yıllarda özellikle yaşlanan nüfus ve değişen demografik yapı nedeniyle bu ihtiyacın daha belirgin hale geldiğine dikkati çekti.
Dünyada göçmen sayısının artmaya devam ettiğini dile getiren Pope, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zorla yerinden edilen göçmen sayısı şu anda yaklaşık 123 milyon ve bu sayı tüm zamanların en yüksek seviyesi demek. Dünyada yaşanan çatışmalara, kuraklık, sel veya orman yangınları gibi olayların etkisine baktığımızda bu sayının arttığını görebiliriz. Bu nedenle, toplumları nasıl istikrara kavuşturabileceğimizi, insanları göç etmeye iten nedenleri nasıl azaltabileceğimizi ve daha stratejik bir yaklaşım geliştirebileceğimizi düşünmeye başlamamız çok önemli çünkü bu sorun ortadan kalkmayacak."

"SURİYE'DE YAKLAŞIK 3 MİLYON KİŞİ EVİNE DÖNDÜ"
BM IOM Genel Direktörü Pope, insanların ülkesine geri dönmesine ilişkin Suriye'nin önemli bir örnek teşkil ettiğini kaydederek, iç savaş nedeniyle 4 milyondan fazla Suriyelinin ülkesini terk ettiğini ve 6 milyondan fazlasının kendi ülkesinde yerinden edildiğini anımsattı.
Konuştukları birçok Suriyeliden "eve dönmek istediklerini" duyduklarını aktaran Pope, "Şu ana kadar Suriye'de yaklaşık 3 milyon kişi evine döndü. Bunların yaklaşık 2 milyonu ülke içinde yerinden edilmiş kişilerdi ve şimdi köylerine veya şehirlerine döndüler. Bir milyonun biraz üzerinde bir kısmı da çevre ülkelerden evlerine dönmüş durumda. Birçok insanın Suriye'ye gidip 'bak ve değerlendir' şeklinde bir değerlendirme yaptığını ve evlerine dönüp yeniden inşa sürecine başlamanın güvenli olup olmadığını ailelerin bildirdiklerini görüyoruz." açıklamasında bulundu.

"DAHA GÜÇLÜ BİR SURİYE'YE KATKIDA BULUNMALARINI AMAÇLIYORUZ"
Pope, Suriye'nin yeniden inşası için Suriyelilerin geri dönüşünün çok önemli olduğunu belirterek, "Ancak Suriyelilerin güvenli bir şekilde evlerine dönebilmeleri için de ülkenin güvenli olması, istikrarın sağlanması gerekiyor. Bu nedenle hedefimiz, Suriye'nin kalkınma hedefleri, ülkeye sağlanan ve Suriyelilerin dönmesine yönelik destekler arasında bir uyum olduğundan emin olmak. Böylece, Suriyelilerin ülkelerinin yeniden inşasına katkıda bulunarak daha güçlü bir Suriye'ye, dolayısıyla daha istikrarlı bir bölgeye katkıda bulunmalarını sağlamayı amaçlıyoruz." şeklinde konuştu.