- Mesut Özarslan, CHP'den istifa ettikten sonra Özgür Özel'in küfürlü mesajlarına maruz kaldığını belirtti.
- Mansur Yavaş'ın partide bezgin bir şekilde durduğunu ve Yavaş'ın CHP'den kurtulması için dua ettiğini söyledi.
- Özarslan, Yavaş'ın ülkücü ve muhafazakâr camianın desteğiyle geldiğini hatırlattı.
CHP'yi kaosa sürükleyen istifanın kahramanı, ilk kez kameraların karşısına geçti.
8 Şubat akşamı CHP'den istifa ettiğini açıklayarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in kendisini küfürlü mesajlarla hedef aldığını iddia eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, açıklamalarda bulundu.
Özel hakkında suç duyurusunda da bulunan Özarslan, Mansur Yavaş'ın kendisi hakkındaki paylaşımına da değindi.
Şahsi olarak kırgınlığının bulunmadığını belirten Özarslan, Yavaş'ın da 'CHP'den kurtulması için' dua etti.
"NE YAPSIN, BEZGİN BİR ŞEKİLDE CHP'DE DURUYOR"
Özarslan, şu ifadeleri kullandı:
“Ne yapsın yahu, bulunduğu partisiyle kötü düşmemek için… O da bezgin bir şekilde orada kaldığına inanıyorum.
Çünkü Yavaş, ülkücü, muhafazakar camianın desteği ile geldi.
"MUHAFAZAKAR CAMİA DESTEĞİNİ ÇEKERSE BİR KARŞILIĞI KALMAZ"
Mansur Yavaş’a Kılıçdaroğlu şans verdi, ülkücü-milliyetçi camianın oyuyla seçildi. Şu gün ülkücü, maneviyatçı, mukaddesatçı yapı Mansur Başkan'ı desteklemeyi bıraktığı gün, bırakın Ankara'yı Mansur Başkan'ın Türkiye genelinde bir karşılığı olacağını düşünmüyorum.
"RABBİM TEZ ZAMANDA KURTARSIN"
Mansur Başkan’ın şahsıyla problemim yok, incinmedim de...
Ama ne diyeyim yüce Mevlam yardımcısı olsun. Rabbim tez zamanda kurtarsın. Benim anladığım Mansur Başkan'a destek verenler de bunu bekliyor."

MANSUR YAVAŞ'IN ÖZARSLAN'A TEPKİ PAYLAŞIMI
Yavaş, konuya ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer vermişti:
Keçiören halkının iradesine gölge düşüren bu karar asla kabul edilemezdir.
Hemşehrilerimiz sandıkta açık, net ve tartışmasız bir tercih ortaya koymuş; Keçiören’in yönetimini Cumhuriyet Halk Partisi’ne emanet etmiştir ve bunu da özgür iradesiyle vermiştir.
Eğer Keçiören halkı bu ilçenin AK Parti tarafından yönetilmesini isteseydi, bunu sandıkta zaten açıkça ve tereddütsüz şekilde ifade ederdi. Sandık, milletin sözüdür; o sözün üstünde hiçbir gerekçe, hiçbir hesap olamaz.
Unutulmamalıdır ki;
Yetki milletindir.
Sandıkta alınan yetki, kişilere ya da kurumlara değil, doğrudan seçmene aittir.
Bu yetki bir emanettir; keyfi biçimde devredilemez, el değiştiremez, gasbedilemez.
Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin politikalarıyla ilgili tek bir şikâyeti dahi olmadığı gibi, konu her gündeme geldiğinde hakkında yaklaşık bir aydır ortaya atılan “AK Parti’ye geçeceği” yönündeki iddiaları da herkesin huzurunda kesin bir dille yalanlamıştır.
Binlerce partili, binlerce gönüllü; hiçbir karşılık beklemeden, gece gündüz demeden, inançla ve fedakârlıkla kendisinin seçilmesi için emek vermiştir. Ortaya konan bu karar, yalnızca bir siyasi tercih değil; o emeğe, o inanca ve o alın terine yapılmış açık bir saygısızlıktır.
Siyaset geçicidir; makamlar gelir geçer.
Ama bazı kararlar vardır ki, hafızalara kazınır.
Çünkü millet, kendisine yapılanı da
kendisini yok sayanı da
günü geldiğinde mutlaka hatırlar.