Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kadın Kolları Programı'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan burada aile kurumunun önemine ve korunması gerektiğine yönelik vurgu yaparken, "Aile kurumunun muhafazası beka meselesidir" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması'na ilişkin programa katıldı.
Cumhurbaşkanı burada katılımcılara hitap etti.
Erdoğan konuşmasında şu başlıklara yer verdi;
"AİLE DEĞERLERİNİN MUHAFAZASI BEKA MESELESİDİR"
Son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından hedef tahtasına konulan aile, toplumun hareket ve mukavemet merkezidir. Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamiri ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz. Merhum Samiha Ayverdi hanımefendinin aileye yönelik şu tespitlerini şahsen çok kıymetli buluyoruz. Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi dediği aileyi merhum Ayverdi, bakınız nasıl tarif ediyor: Aile; cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir. Ailenin toplumdaki yeri budur.

AİLE KURUMUNUN KORUNMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR
Bu anlayışla hükümet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik. 2024’te Nüfus Politikaları Kurulumuzu ihdas ettik. Hemen ardından 2025 senesini Aile Yılı ilan ederek hem teşvik hem de destek paketlerini devreye aldık. Önce deprem bölgemizde, ardından 81 ilimizde hayata geçirdiğimiz Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerimizin yanında olduk. Gerek doğum yardımlarıyla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz.

ALKOL VE KUMAR BAĞIMLILIKLARIYLA MÜCADELE
Bu noktada şu gerçeği özellikle vurgulamak durumundayım. Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık, aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağıtan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetine karşı mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz. Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya kadar çocuklarımız ve gençlerimizi, başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar, bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. “Algoritma” olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.

"CHP GENEL BAŞKANI PARTİSİNDEKİ SKANDALLARLA MEŞGUL OLSUN"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in "Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın adını değiştireceğiz" şeklindeki çıkışına tepki göstererek şunları söyledi:
CHP Genel Başkanı, gerçekten millete ve kadınlara bir faydası dokunsun istiyorsa bakanlık isimleriyle uğraşmaktan vazgeçsin.
Bunun yerine partisini bir kanser hücresi misali saran yolsuzluk, rüşvet, irtikâp, taciz skandallarıyla meşgul olsun.
İlla bir yapı kurmak istiyorsa, tabii yeterli kadro bulabilirse acilen partisi bünyesinde “yolsuzluklardan arınma başkanlığı” kursun.
Böylece hem selefi Kılıçdaroğlu’nun arınma tavsiyesine uymuş hem de vatandaşa bir hizmet etmiş olur.
Ama ne yazık ki bu ülkenin ana muhalefet partisi çıkar amaçlı kurulan suç örgütlerinin güdümünden bir türlü çıkamıyor, bir türlü kurtulamıyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse “Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyiz” diye övünen CHP’nin, mevcut yönetim altında düşürüldüğü bu perperişan hallerden biz ülkemiz siyaseti adına üzüntü duyuyoruz.
Türk demokrasisinin inşallah önümüzdeki dönemde hak ettiği olgunlukta, kalitede ve vizyonda bir ana muhalefete kavuşacağına inanıyoruz.
