Euro
14.7559
1.98%
Dolar
12.9698
1.2%
Altın
750.77
2.15%
Borsa
1.812
0.18%
Bitcoin
731.603
0.23%
15ºC
İstanbul
Hafif yağmur 15 C
    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kültürün en önemli unsuru dildir

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kültürün en önemli unsuru dildir

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Ödül Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dilin önemi ile ilgili açıklamalarda bulundu.
    • Haber Merkezi
    • 20.01.2021 - 19:26
    • Güncelleme : 20.01.2021 - 20:05

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Ödül Töreni'ne katıldı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, törendeki konuşmasında kültür ve dil hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.

    "DİLİ İHMAL EDİYORUZ"

    Kültürün en önemli parçasının dil olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:

    "Tarih boyunca medeniyetlerin kavşağında yer almış bir ülkede yaşıyoruz. Ürgüp'ten Hasankeyf'e kadar ülkemizin dörbir tarafında medeniyetlere beşiklik yapmış yerlerimiz var. Medeniyetimizin görkemini yansıtan eserlerimizin değeri maalesef uzun yıllar bilinemedi.

    Kültürümüze hakkıyla sahip çıkma konusunda da ciddi sıkıntılar yaşadık. Kültürümüzün korunması ve geliştirilmesinde sanat eserlerinin önemini hepimiz gayet iyi biliyoruz. Kültürle ilgili tartışmalarda o kültürün taşıyıcısı olan dili maalesef ihmal ediyoruz.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kültürün en önemli unsuru dildir #1

    "DİLİNİ KAYBEDEN MİLLET HER ŞEYİNİ KAYBETMİŞTİR"

    Kültür dil kalıbında şekillenir, dil kabında gelecek kuşaklara aktarılır. Dil olmadan insan, aile, toplum, millet, kültür ve medeniyet de olmaz. Çinli mütefekkir Konfiçyüs'e atfedilen şu kıssanın dil-kültür-beka ilişkisini göstermesi bakımından son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Konfüçyus'a sorarlar, bir memleketi idare etmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olur. Büyük filozof, işe dil ile başlar önce dili düzeltirdim.

    Dil düzgün olmazsa, kelimeler düşünceyi düzgün anlatamaz. Düşünceler iyi anlatamazsa yapılması gereken vazifeler yapılamaz. Gereken yapılmazsa ahlak ve kültür bozulur. Ahlak ve kültür bozulursa adalet yolunu şaşırır. Adalet yanlış yola saparsa halk güçsüz duruma düşer. İşte bunun için hiçbir şey dil kadar önemli değildir. Diline sahip çıkmayan, zenginleştirmeyen milletler kökleri kuruyan ağaçlar gibi esen rüzgarlarda yıkılmaya mahkumdur. Peyami Safa merhum 'Dilini kaybeden millet her şeyini kaybetmiştir' diyor.

    "'DOWN OLMAK', 'SET ETMEK' GİBİ TUHAF BİR DİL ORTAYA ÇIKTI"

    Gençler bir asır önce vefat eden dedelerinin mezar taşını dahi okuyup, anlamaz durumdadırlar. Çoğu insan bırakın Yahya Kemal'i, Ömer Seyfettin, Fuat Köprülü, Necip Fazıl'ı, Peyami Safa'yı, Tanpınar'ı dahi sözlük yardımı olmadan anlayamıyor. Sosyal medya dili ve plaza dili ile bu tablo daha da kötüleşmektedir.

    Forward etmek, set etmek, aksiyon almak gibi ne İngilizceye ne de Türkçe'ye uyan bir dil ortaya çıkmıştır. Ne olduğu bilinmeyen harf yığınları sosyal medyayı istila etmiştir. Dilde müstevlilerin adeta mahkumu durumundayız. Başka dillerden kelime almak bir kusur değil aksine bir zenginliktir. Türkçenin mayasını bozmadığı müddetçe bunda bir beis de yoktur.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kültürün en önemli unsuru dildir VİDEO

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kültürün en önemli unsuru dildir #2

    "TÜRKÇEYE HAK ETTİĞİ İHTİMAMI GÖSTERMİYORUZ"

    Caddelerde dolaştığınız zaman, dükkanlara, marketlere baktığınızda bizim dil nerede? Bambaşka şeyler var tabelalarda. Bunu kaybettiğimiz anda biz kendimizi kaybetmiş oluruz. Nihat Sami Banarlı, Türkçenin Sırları adlı eserinde çok nefis bir tespit yapıyor. Ketebe yektübü Arab'ındır, kitap katip benimdir. Bu kadar basit. Biz şimdi buna muhtaçız. Milli kimliğimizin, hafızamızın nişanesi olan Türkçeye hak ettiği ihtimamı göstermiyoruz. Bunda bir dönem özleştirilmecilik adı altında dilimizin çoraklaştırılmasının, kısırlaştırılmasının payı bulunuyor.

    Türkçemiz tarihinin en büyük kelime katliamına maruz bırakılmıştır. Kullana kullana Türkçeleştirdiğimiz kelimelere getirilen yasaklar, dilimizi yabancı boyunduruğundan kurtulmasına yetmemiştir. Dil cellatlarının eliyle dilimiz Gazi'nin ifadesiyle bir çıkmaza saplanmıştır. Boşluğu bir dönem Fransızca, son dönemde de İngilizce kökenli ifadeler doldurmuştur."

    İlginizi Çekebilir


    Görüş Bildir