Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nevruz, birlik ve beraberliğin; kardeş olmanın günüdür

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Nevruz, birlik ve beraberliğin; kardeş olmanın günüdür

'Türk Dünyasının Ortak Mirası Nevruz' isimli kitabın takdim yazısını kaleme alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Münevverlerimizin zindanlara atılarak, sürgünlere gönderilerek susturulmaya çalışıldığı o 'hazan mevsimini' hamdolsun hep birlikte geride bıraktık" ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu'nun editörlüğünü yaptığı 'Türk Dünyasının Ortak Mirası Nevruz' isimli kitap, AK Parti'nin kurumsal internet sitesine yüklenecek.

Kitabın takdim yazısını kaleme alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarihin, yalnızca akıp giden zamanın veya geçmişte yaşanmış hadiselerin kronolojik bir dökümü olmadığını, milletlerin hafızası, medeniyetlerin kök hücresi ve geleceğe yön veren sarsılmaz bir pusula olduğunu belirtti.

"NEVRUZ BAYRAMI GÖNÜL COĞRAFYAMIZDAKİ AİDİYETİN EN RENKLİ NİŞANESİDİR"

"Bizi biz yapan, bizi bir kılan ve asırlar boyunca ayakta tutan en mühim unsurlardan biri de köklerimize ve ortak kültürel değerlerimize olan güçlü aidiyetimizdir" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

Adriyatik kıyılarından Çin Seddi'ne, Türkistan bozkırlarından Balkanlar'ın zümrüt yeşili dağlarına kadar uzanan o devasa gönül coğrafyamızda, yüzlerce yıldır aynı coşku ve aynı heyecanla kutladığımız Nevruz Bayramı, bu aidiyetin en müşahhas, en renkli nişanesidir.

Nevruz, tabiatın kış uykusundan uyanışını, toprağın yeniden dirilişini ve baharın gelişini müjdeleyen bir takvim yaprağı olmanın çok ötesindedir.

"NEVRUZ, BİRLİK VE BERABERLİĞİN GÜNÜDÜR"

Sivaslı Aşık Ali Nebi'nin, 'Dede Korkut torunları / Bayram eyler yarınları / Dost biliriz hep canları / Sultan nevruz sefa geldin' mısralarında dile getirdiği gibi, Nevruz milletimizin zorluklar karşısındaki dirayetinin ve kardeşliğinin bayramıdır.

Bizim inancımızda ve medeniyet tasavvurumuzda Nevruz, ayrılığın gayrılığın değil, birlik ve beraberliğin, iri olmanın, diri olmanın ve her şeyden öte kardeş olmanın günüdür.

Nevruz, 86 milyonun, sınırları aşan gönül ve kültür coğrafyamızın ortak şenliğidir.

"MÜNEVVERLERİMİZİN İNANÇ DEĞERLERİNİN YASAKLANDIĞI DÖNEMİ GERİDE BIRAKTIK"

Maalesef, son iki asrımız Türk dünyası ve İslam alemi için büyük zorluklara, çilelere, asimilasyon politikalarına sahne oldu.

Münevverlerimizin zindanlara atılarak, sürgünlere gönderilerek susturulmaya çalışıldığı, kadim kimliklerin, dillerin ve inanç değerlerinin yasaklandığı o 'hazan mevsimini' hamdolsun hep birlikte geride bıraktık.

"KENDİ SOYDAŞINI ATEŞE ATAN ZİHNİYETİ TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMDÜK"

Tek parti döneminin, Türkiye sınırları dışında 'Türk var' demeyi dahi suç sayan, kendi soydaşını Boraltan Köprüsü'nde ateşe atan o karanlık ve şaşı bakan zihniyetini tarihin çöplüğüne gömdük.

Bugün, merhum İsmail Gaspıralı'nın 'Dilde, fikirde, işte birlik' diyerek yaktığı o meşale, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında devasa bir küresel güce dönüşmüştür.

"ASIL KALICI VE SAĞLAM BAĞ, EĞİTİM VE BİLİMLE ATILIR"

Türkiye olarak, Türk dünyası ile kucaklaşmayı ve her alanda iş birliğini dış politikanın en temel gayesi olarak belirlediklerini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"İlan ettiğimiz 2040 Türk Dünyası Vizyon Belgesi ile siyasetten ekonomiye, enerjiden Orta Koridor'un inşasına kadar her alanda kader ortaklığımızı perçinlerken, asıl kalıcı ve sarsılmaz bağın eğitim, bilim, kültür ve sanatla atılacağının da bilincindeyiz."

Cengiz Aytmatov'un eserlerini ve Oğuznameleri ortak Türk alfabesiyle basarak tarihi bir adım attıklarını anımsatan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Ortak tarih, coğrafya ve edebiyat müfredatlarımızla, Türk dünyasındaki üniversitelerimizin, TÜBA'nın ve Türk Akademisi'nin değerli çaba ve gayretleriyle, evlatlarımızı ortak bir tarih şuuruyla geleceğe hazırlıyoruz. İnanıyoruz ki, ilim ve fikir köprüleri sağlam kurulduğunda, siyasi ve ekonomik köprüler yıkılmaz birer abideye dönüşecektir."

"BİZLER, DERTLERİ VE SEVİNÇLERİ ORTAK BİR AİLENİN MENSUPLARIYIZ"

Nevruz Bayramı'nın, tıpkı 3 Ekim Türk İş Birliği Günü gibi, Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında tüm Türk dünyasının 'Ortak Anma ve Kutlama Günü' olarak ilan edilmesi yönündeki iradenin, bu ortak bilincin kurumsallaşması gayesini taşıdığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

Zira bizler, Ahmet Yesevi'nin, Yunus Emre'nin, Mahtumkulu Firaki'nin, Ahmet Cevat'ın ve Süleyman Çolpan'ın ruhunu aynı hamurla yoğuran ve aynı ufukta buluşturan, dertleri ortak, sevinçleri ortak, idealleri ortak büyük bir ailenin mensuplarıyız.

Bugün Gazze'deki mazluma ağlarken de Karabağ'da azatlık ateşini yakarken de aynı hissiyatla çarpan kalpleriz.

"BU KIYMETLİ ESERİN GENÇLERİMİZE İLHAM VERECEĞİNE İNANIYORUM"

Elinizdeki bu kıymetli eserin, böylesine kutlu ve tarihi bir hedefe hizmet ettiğini büyük bir memnuniyetle müşahede ediyorum.

Türk dünyasının dört bir yanından değerli bilim insanlarımızın katkılarıyla vücut bulan bu kitabın, kültürel hafızamızı diri tutacağına, gençlerimize ilham vereceğine, 'Türkiye Yüzyılı' ve 'Türk Dünyası Asrı'nın inşasında sağlam bir irfan tuğlası olacağına yürekten inanıyorum.

"NEVRUZ'UN TÜM İNSANLIĞA BARIŞ GETİRMESİNİ RABBİMDEN NİYAZ EDİYORUM"

Eserin hazırlanmasında emeği geçen Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı'nı ve tüm akademisyenleri tebrik eden Erdoğan, şu temennide bulundu:

"Tesirinin ziyade olmasını diliyor, baharın müjdecisi Nevruz'un tüm insanlığa, ülkemize ve Türk dünyasına barış, huzur ve refah getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum."

KİTAPTA 36 AKADEMİSYENİN KALEME ALDIĞI 33 MAKALE YER ALIYOR

Yurt içinden ve yurt dışından 36 akademisyenin kaleme aldığı 33 makalenin yer aldığı kitapta, Nevruz'un Türk dünyasındaki önemi, tarihi birikimi, farklı detaylarıyla nasıl bir ortaklaşmaya sahip olduğu kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.

Bu konudaki öncü eserlerden olma özelliği taşıyan kitabın, gelecek günlerde okuyucunun beğenisine sunulması bekleniyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı (AA)