Ömer Çelik: Çok kırılgan bir barış ortamı var

Ömer Çelik: Çok kırılgan bir barış ortamı var

ABD ile İran arasında imzalanan ateşkes ve İsrail'in Lübnan'a saldırıları hakkında konuşan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, çok kırılgan bir ateşkes ortamının söz konusu olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı gerçekleştirildi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, toplantı sonrası açıklamalarda bulundu. 

Çelik açıklamasında ABD ile İran arasındaki ateşkes anlaşması ve İsrail'in Lübnan'a saldırılarına değinerek şunları kaydetti:

"İSRAİL GAZZE'DE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ZULMÜ LÜBNAN'DA GERÇEKLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYOR"

İsrail, işgal etmeye dönük adımlar atıyor. Oradaki yasa dışı yerleşimleri daha da genişletmeye ve yeni yasa dışı yerleşimler açmaya dönük bir takım yaklaşımlar sergiliyor. Tüm bunun anlamı şudur. Yani hiçbir şekilde İsrail'in barış istemediği ve daha çok kan dökülmesine dönük bir strateji izlediğidir. Şimdi bakın, bugün itibarıyla ABD ile İran arasında bir barışın olması gerektiği konusunda bütün dünya, ABD ile İsrail hattının saldırılarını durdurması gerektiğine dair bir irade ortaya koymuşken İsrail, Lübnan'a saldırmaya devam ediyor.

İsrail hükümeti diyor ki; 'Lübnan'ın içindeki Litani Nehri'ne kadar olan bölge siviller tarafından boşaltılsın.' Litani Nehri'ne kadar olan bölgenin siviller tarafından boşaltılması ne demek? Bir ülke başka bir ülkenin içinde neredeyse Litani Nehri'ne kadar olan bölgeyi, yani Lübnan'ın üçte birlik alanını ifade eden kısmı, kendi toprakları gibi görerek egemenlik iddiasında bulunmuş oluyor.

Şimdi orada yaklaşık olarak 600 bin ile 1 milyon arasında sivilin yer değiştirdiği ifade ediliyor. Önce hava bombardımanıyla Lübnan'ın önemli mevzilerini yerle bir etti. Litani Nehri'ne kadar olan yerdeki insanları yerinden etti. 1 milyona yakın bir göçten bahsediliyor. Şimdi aynısını kara harekâtıyla yapıyor. Yani Gazze'de gerçekleştirdiği bütün zulmü Lübnan'da gerçekleştirmeye çalışıyor.

"İSRAİL'İN SINIRLARI NERESİDİR"

Bütün bunun anlamı Cumhurbaşkanlığımızın Birleşmiş Milletler kürsüsünden defalarca sorduğu soruda gizlidir. İsrail'in sınırları neresidir. İsrail kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor. Üstelik bunu teolojik bir şekilde, dini bir fanatizmle yapıyor.

Bunu açıkça da ifade ediyorlar. Bu fanatizmin kendi siyasal çerçeveleri ve siyasal pusulaları olduğu şeklinde yaklaşımlar sergiliyorlar. Aynı şekilde Suriye'ye dönük tacizi devam ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nin İsrail'deki Büyükelçisi, İncil'e göre bazı bölgelerin İsrail'in hakkı olduğunu ifade ediyor. Şimdi burada nerede uluslararası hukuk konuşacağız. Barışı nasıl konuşacağız?

"ÇOK KIRILGAN BİR ATEŞKES ORTAMI VAR"

Gelinen noktada bu nedenle Pakistan'daki toplantı son derece önemli olacaktır. Evet, çok kırılgan bir barış ortamı var. İran diyor ki; '10 maddenin 3'ü şimdiden ihlal edildi.

Barış görüşmesi için Pakistan'a gidecek olan Amerikan heyeti adına yapılan açıklamalarda bir müzakereden ziyade tek taraflı olarak İran'a ödev verme ve İran'a tek taraflı mükellefiyet yükleme şeklinde bir yaklaşım görülüyor.

Halbuki barış karşılıklı atılması gereken adımlarla olur. Sonuçta iki taraf da köprüyü yürür ve ortasında buluşur. Ama sadece bir tarafa dönük olarak şurada dur, kırmızı ışıkta dur, sarı ışıkta bekle, yeşil ışıkta geç gibi talimat verir tarzda bir uluslararası ilişkiler anlayışı tek taraflı olmaz. Burada çift taraflı bir yaklaşım gerekir.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi