Türk siyasetinin önemli isimlerinden biri: Eski Başbakan Mesut Yılmaz'ın portresi

Türk siyasetinin önemli isimlerinden biri: Eski Başbakan Mesut Yılmaz'ın portresi

Türk siyaset tarihinde bakanlık, başbakan yardımcılığı ve başbakanlık görevlerinde bulunan Mesut Yılmaz’ın vefatının üzerinden 6 yıl geçerken, siyasi yaşamında iz bırakan yönetim dönemleri yeniden hatırlandı.

Türkiye'den bir Ahmet Mesut Yılmaz geçti.

30 Ekim 2020'de 72 yaşında hayatını kaybeden Eski Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Mesut Yılmaz Türk siyasetinde derin izler bıraktı. 

6 kez seçim kaybedip 5 kez başbakan olmayı başaran Yılmaz'ın siyasi kariyeri kimilerince başarılı bulunurken bazı kesimler ise onu başarısız bir politikacı olarak gördü. 

İSTANBUL'DA DÜNYAYA GELDİ 

6 Kasım 1947'de İstanbul'da doğan Yılmaz, Avusturya Lisesinde başladığı ortaöğretimini İstanbul Erkek Lisesinde tamamladı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümünden 1971'de mezun olan Yılmaz, 1972-1974 arasında Almanya'da Köln Üniversitesi İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesinde yüksek lisans yaptı.

EVLİ VE İKİ ÇOCUK BABASI

Bu süreçte Berna Yılmaz ile evlenen Mesut Yılmaz'ın, Yavuz ve Hasan adlarında iki çocuğu dünyaya geldi.

Mesut Yılmaz zaman zaman özel hayatıyla da gündeme geldi; ancak siyasi kariyeri kadar sürekli bu yönüyle konuşulan bir isim değildi.

Özel yaşamı açısından en çok dikkat çeken başlıklardan biri, eşi Berna Yılmaz ile evliliği ve ailesiyle kamuoyuna yansıyan görüntülerdi.

Ayrıca oğlu Yavuz Yılmaz’ın 2017’deki vefatı kamuoyunda büyük yankı uyandırmış, Mesut Yılmaz’ın aile yaşamı o dönemde yeniden gündeme gelmişti.

1983 YILINDA SİYASETE İLK ADIMINI ATTI 

Kimya, tekstil ve ulaştırma sektörlerindeki bazı özel şirketlerde yöneticilik yapan Yılmaz, 1983 yılının mayıs ayında kurulan Anavatan Partisinde kurucu üye ve genel başkan yardımcısı olarak siyasete resmen adım attı. 

Aynı yıl kasımdaki genel seçimde Rize milletvekili seçilen Yılmaz, Birinci Turgut Özal Hükümeti'nde Bilgilendirmeden Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü görevini üstlendi.

BAKANLIK DÖNEMİ

Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanı olan Yılmaz, bu dönemde Türkiye-Batı Almanya ve Türkiye-Yugoslavya Ekonomi Karma Komisyonlarının başkanlıklarını üstlendi. 

Mesut Yılmaz, 29 Kasım 1987 seçimlerinde yeniden Rize milletvekili seçilirken ikinci Özal Hükümeti'nde Dışişleri Bakanlığı'na atandı.

1988'den sonra Avrupa Demokrasi Birliği Genel Başkan Yardımcılığı yapan Yılmaz, Yıldırım Akbulut Hükümeti'nde de üstlendiği bu görevden 20 Şubat 1990'da ayrılma kararı alarak istifa etti.

53'ÜNCÜ HÜKÜMETİN BAŞBAKANI OLDU

Anavatan Partisinin 15 Haziran 1991'de yapılan Büyük Kongresi'nde Genel Başkanlığa seçilen Yılmaz'ın kurduğu hükümet, 5 Temmuz 1991'de TBMM Genel Kurulu'nda güvenoyu aldı.

Yılmaz, 24 Aralık 1995'teki genel seçimler sonrası Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisinin kurduğu 53'üncü Hükümet'te başbakan olarak görev yaptı.

DYP'DEN İSTİFA EDEN VEKİLLERLE 3'ÜNCÜ KEZ BAŞBAKANLIK YAPTI

Muhalefet milletvekilleri 28 Şubat sürecinde Meclis'te azınlıkta olmasına rağmen, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen Yılmaz, Demirel'in eski partisi DYP'den kendine yakın milletvekillerini istifa ettirerek kurdurduğu ANAP-DSP-DTP koalisyonunda (ANASOL-D Hükümeti) 20 Haziran 1997'de üçüncü kez başbakan oldu.

YOLSUZLUK İDDİALARI SONRASI İSTİFA ETTİ

Yaklaşık bir buçuk yıl görevde kalan Yılmaz hükümeti, Türkbank ihalesi ve yolsuzluk iddiaları nedeniyle yoğun siyasi baskıyla karşı karşıya kaldı.

CHP’nin Mesut Yılmaz ile Devlet Bakanı Güneş Taner hakkında verdiği gensoru önergeleri 25 Kasım 1998’de TBMM’de kabul edildi.

Bunun ardından Yılmaz, başbakanken görevinden istifa etti ve hükümet düştü.

ECEVİT DÖNEMİNDE YAŞANAN EKONOMİK KRİZİN BAŞ AKTÖRLERİNDEN

18 Nisan 1999'da yapılan genel seçimlerde partisinin büyük oy kaybına uğramasına rağmen DSP-MHP-ANAP koalisyonunda yer alan Yılmaz, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı oldu.

Türkiye'yi büyük ekonomik krize sürükleyen bu olayın yaşandığı dönemde Başbakan Yardımcısı olan Mesut Yılmaz, "Başbakan'a bu konuda destek vermek, siyasi bir sorumluluktur. Yapılan muamele tamamen haksızdır." ifadesini kullandı.

BARAJ ALTINDA KALINCA İSTİFA ETTİ SONRA YÜCE DİVAN'DA YARGILANDI

Yılmaz, 3 Kasım 2002 seçimlerinde partisinin yüzde 5 oy oranı ile barajın altında kalması üzerine görevinden istifa etti.

TBMM tarafından, 13 Temmuz 2004'te Güneş Taner ile "Türkbank ihalesi sürecinde malın satımında ve değerinde fesat oluşturacak ilişki ve görüşmelere girdikleri ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 205. maddesine uyduğu" iddiasıyla Yüce Divan'a sevk edilen Yılmaz, Cumhuriyet tarihinde Yüce Divan'da yargılanan ilk başbakan oldu.

'GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇU'

Yargılama 23 Haziran 2006'ya kadar sürerken Heyet, eski Başbakan Mesut Yılmaz ve eski Devlet Bakanı Güneş Taner hakkında "Türkbank ihalesine fesat karıştırdıkları" iddiasıyla açılan davadaki suçu "görevi kötüye kullanma" olarak kabul etti.

Şartla Salıverilme Yasası uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasını erteledi.

2007'DE MECLİS'E GERİ DÖNDÜ

Mesut Yılmaz, 22 Temmuz 2007'de yapılan genel seçimlerde Rize'den bağımsız milletvekili olarak Meclis'e girmeye hak kazandı.

Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisinin 2009'da birleşmeleri sonucu kurulan Demokrat Partiye geçen Yılmaz, 15 Ocak 2011'de Namık Kemal Zeybek'in Genel Başkan seçilmesinin ardından Demokrat Parti'den istifa etti.

2020 YILINDA HAYATINI KAYBETTİ

Uzun soluklu siyasi hayatının ardından sağlık sorunları yaşayan Yılmaz, 73 yaşında İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 30 Ekim 2020'de yaşamını yitirdi.

Türk siyasetinde uzun yıllar önemli görevler üstlenen Yılmaz’ın vefatı, siyasi çevrelerde ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Yılmaz için İstanbul’da Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde cenaze töreni düzenlendi, törene çok sayıda siyasetçi ve vatandaş katıldı.

Cenaze namazının ardından Mesut Yılmaz’ın naaşı Kanlıca Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi