Ebeveynlere ara tatilde çocuklarının internet kullanımını izlemelerini öneren Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sağlıklı alışkanlıkların önemini vurgulayarak, teknolojiyle denge kurulması gerektiğini belirtti.
2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci dönem ara tatili başladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, öğrenci ve ebeveynlerine ara tatil için önerilerde bulundu.
"TEKNOLOJİ DEVRİMİ İÇİNE DOĞAN ÇOCUKLAR, HAYATI FARKLI ÖĞRENİYOR"
Bakan Uraloğlu, Ramazan Bayramı ile birleştirilen ara tatilin öğrencilerce verimli ve faydalı geçirilebileceğini düşündüğünü belirtti.
İnternetin, hayatın önemli bir parçası haline geldiğine ve teknoloji devriminin içinde doğanların, çocukluklarını dijital dünyada geçirdiğine işaret eden Uraloğlu, ekranlarla iç içe bulunan, internet üzerinden sosyalleşen, sokak oyunları yerine ekran oyunlarıyla eğlenen çocukların, tamamen yeni ve farklı bir biçimde hayatı öğrendiğini dile getirdi.
"EBEVEYNLER, ÇOCUKLARIN DİJİTAL ORTAMLARDA VE GELİŞİMİNİ ÖNEMSEMELİ"
Uraloğlu, ebeveynlerin bu konularda daha sorumlu davranmasının önemine dikkati çekerek, şöyle devam etti:
Ebeveynler, çocukların dijital ortamlarda güvenliğini ve gelişimini önemsemeli, onların 'faydalı, eğitici ve doğru' içeriklerle buluşmasına yardım etmelidir.
Televizyon dahil bütün ekranlar ve internetle sağlıklı ve doğru ilişki kurabilmek için doğru dijital alışkanlıklar edinmek konusunda çocuklara yol gösterilmeli, zaman sınırlamaları getirilerek internet kullanımında ölçülü olmaları sağlanmalıdır.
"ARA TATİLDE ÇOCUKLARIN İNTERNET KULLANIM ALIŞKANLIKLARI TAKİP EDİLMELİ"
Ebeveynler, Ramazan Bayramı ile birleştirilen ara tatilde çocuklarının internet kullanım alışkanlıklarını takip etmeli.
Sağlıklı ve bilinçli internet kullanma alışkanlıkları, çocukların teknolojiden tamamen uzak durması anlamına gelmiyor.
Teknoloji kullanımı konusunda gerçekçi ve net kurallar belirlemek, çocukların 'en fazla fayda ve en az zarar' ilkesi içinde kalmasını sağlar.
"ÇOCUKLAR, SANAL DÜNYADAKİ ZARARLI İÇERİKLERE KARŞI KORUNMALIDIR"
'Aşırı dijital yüklenme'nin, çocukların sosyal, fiziksel, duygusal ve zihinsel gelişimine zarar verebileceği uyarısında bulunan Uraloğlu, ekranların, internetin, dijital oyunların ve sosyal medyanın kuşatması altındaki çocukların, teknoloji kullanımı konusunda ancak 'besleyici, doğru, yararlı, gerektiği kadar ve gerektiği zaman teknoloji' ilkesiyle sağlıklı alışkanlıklar geliştirebileceklerini söyledi.
Uraloğlu, çocukların sanal dünyada karşılaşacakları kötü niyetli kişilere, oyun görünümündeki tehlikeli akımlara ve zararlı içeriklere karşı korumanın iyi birer 'dijital ebeveyn' olmanın en önemli yolu olduğunu ifade etti.
"ZİHİNSEL GELİŞİMİ DESTEKLEYEN OYUNLAR TERCİH EDİLMELİ"
Uraloğlu, internet ve sosyal ağlarda çocukların video izleme, anlık mesajlaşma ve oyun oynama gibi çevrim içi alışkanlıklarının düzenli takip edilmesi gerektiğini vurguladı.
Uraloğlu, dijital platformlarda oynanan çevrim içi oyunlarda çocukların zihinsel, kültürel, sosyal gelişimini destekleyen eğitici oyunların tercih edilmesi gerektiğini bildirdi.

"İNTERNETTE HER KARŞILAŞILAN BİLGİ DOĞRU VE GÜVENİLİR DEĞİL"
Uraloğlu, dijital oyunların eğitim amaçlı kullanılmasıyla, çocukların eğlenerek öğrenmesinin mümkün hale geldiğini dile getirerek, savaş, ölüm, şiddet, kavga, cinsellik ve İslamofobi ögeleri içeren dijital oyunlardan uzak durulmasının önem taşıdığını aktardı.
İnternette doğru bilgiye ulaşma yöntemini, 'bilgiye farklı kaynaklardan ulaşmak, eleştirel bakış açısı geliştirmek ve bilgileri kıyaslamak' olarak anlatan Uraloğlu, internette her karşılaşılan bilginin doğru ve güvenilir olmadığını anımsattı.
Uraloğlu, internet ve sosyal medyadaki şüpheli linklere tıklanmaması, güvenilir olmayan mecralardan alışveriş yapılmaması, kişisel bilgilerin paylaşılmaması, bu ortamların gizlilik ve mahremiyet bilinciyle kullanılması gerektiğini söyledi.
"ÇOCUKLARIN EKRAN BAŞINDA GEÇİRECEKLERİ ZAMAN BELİRLENMELİ"
Çocukların mahremiyet algısının zayıf olduğuna işaret eden Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Onların internette kolayca aldatılmalarının en önemli nedeni, internette hangi bilgileri paylaşacaklarını bilmemeleridir.
Çocuklara, internet ve sosyal ağlarda tanımadığı kişilerden uzak durması gerektiği söylenmelidir.
Çocukların ekran başında geçirecekleri zaman sınırlandırılmalıdır. Hangi zaman dilimlerinde, ne kadar süre geçirecekleri net olarak belirlenmeli ve bu bir kural olarak uygulanmalıdır."

"TEKNOLOJİ AMAÇ DEĞİL, ARAÇ OLARAK KULLANILMALI"
Uraloğlu, internet ve ekranların ödül, sosyalleşme ve oyun alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, teknolojinin amaç ve oyuncak gibi değil, araç olarak kullanılması gerektiğini ifade etti.
Çocukların, ekranın da etkisiyle daha hareketsiz bir yaşam sürdüğüne dikkati çeken Uraloğlu, bu durumun yol açacağı olumsuzluklara karşı fiziksel aktivitelerin çoğaltılabileceğini söyledi.
Uraloğlu, ebeveynlerin, 'http://www.guvenlinet.org' adresinden yararlanarak hem kendilerini hem de çocuklarını internetin zararlı içeriklerinden koruyabileceğini bildirerek, internette ve sosyal medyada karşılaşılan zararlı içeriklerin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu bünyesindeki Bilgi İhbar Merkezi'ne 'https://www.ihbarweb.org.tr' adresinden iletilebileceğini kaydetti.
