Hakkari'de terörün engelleyemediği aşk

Çukurca ilçesinde 16 yıl önce bölücü terör örgütü PKK'nın döşediği mayına basması sonucu, gözlerini ve sağ kolunu kaybeden gazinin eşi, onu hiç yalnız bırakmayarak hem gözü hem eli oldu.

  • Hasan Arısoy, Hakkari'de PKK'nın döşediği mayına basarak gözlerini ve sağ kolunu kaybetti, ancak eşi Bircan Arısoy onu hiç yalnız bırakmadı.
  • Bircan, eşine hem el hem de göz oldu ve bu süreçte ona sürekli destek verdi.
  • Bu çiftin aşkı, "iyi günde, kötü günde" sözünün gerçek bir örneği oldu.

Hakkari'nin Çukurca ilçesinde terör örgütü PKK’nın acımasız saldırısı Hasan Arısoy’un uzuvlarını aldı, ancak aşklarına engel olamadı.

Eşi Bircan Arısoy, gazi olan eşinin hem gözü hem eli olarak Türkiye'ye örnek oldu.

TERÖR SALDIRISI SEVGİYİ YIKAMADI

45 yaşındaki Hasan Arısoy, 2003 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde jandarma astsubay olarak göreve başladı.

2006 yılında 42 yaşındaki Bircan Arısoy ile evlenen Arısoy'un bu evlilikten bir erkek çocuğu oldu.

Arısoy, 2010 yılında Hakkari'nin Çukurca ilçesine bağlı Köprülü mevkiinde görevi sırasında bölücü terör örgütü PKK'nın döşediği mayının patlaması sonucu iki gözünü ve sağ elini kaybederek gazi oldu.

EŞİNİNİN GÖZÜ, ELİ OLDU

Ağır yaralanan Arısoy, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA) 2 yıl süren tedavisinin ardından memleketi Adana'ya döndü.

Bu zorlu süreçte en büyük desteği ise eşi Bircan Arısoy'dan gördü. Bircan Arısoy, eşinin adeta gözü ve eli oldu, onu bir an olsun yalnız bırakmadı. Terör saldırısı Arısoy'un uzuvlarını aldı ancak çiftin arasındaki sevgiyi bitiremedi.

''GÖZÜMÜ VE ELİMİ KAYBETTİM AMA EKSİKLERİMİ EŞİM TAMAMLADI''

Yaşadığı süreci anlatan Hasan Arısoy, "Hakkari Çukurca'da 2010 yılında mayın patlaması sonucu gazi oldum. Jandarma astsubay olarak görev yapıyordum.

Yaşadığım olayın süreci benim için çok sıkıntılıydı. Yeni duruma alışmak benim için kolay olmadı. Ailemin, meslektaşlarımın ve devletimizin desteğiyle tekrar ayağa kalktım." dedi.

Arısoy, gazi olduğunda evli olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Eşim, olayın olduğu ilk günden itibaren her zaman yanımda oldu. Gözümü ve elimi kaybettim ama eksiklerimin hepsini eşim tamamladı. Hayata karşı duruşumda ve verdiğim mücadelede hep yanımdaydı. Hem evladımızla hem de benimle ilgilendi.

''EŞİM, AİLEMİZİN TEMEL DİREĞİ''

Bu süreçte kendi işiyle de ilgilendi. Eşim, ailemizin temel direği diyebilirim. 2006 yılında evlendik. Benim için Sevgililer Günü 2010 yılından önce daha farklıydı. Bu olay yaşandıktan sonra, o sevginin gücü beni ayakta tuttu. Sevgililer Günü, sevginin ne kadar önemli olduğunu ve eşimin bana karşı olan sevgisini hissettiğim için artık daha farklı geçiyor."

"İYİ GÜNDE YANINDAYSAM, KÖTÜ GÜNDE DE YANINDA OLURUM''

Eşinin yaralanmasının kendisi için hiçbir şeyi değiştirmediğini belirten Bircan Arısoy ise evlilik yeminine sadık kaldığını vurgulayarak, "Biz 2006 yılında evlendik. Evlenirken 'iyi günde, kötü günde' diyerek evlendik. Eşimin yaralanması benim için pek bir şey değiştirmedi. O benim için her zaman Hasan'dı ve olaydan sonra da böyle kaldı. Kendisi bana 'gözüm, kolum' der. Hasan'ın da beni tamamladığına inanıyorum. Biz birbirimizi çok seviyoruz. Birbirimizi tamamlıyoruz. Bir oğlumuz var ve 20 yıllık evliyiz. İnşallah 20 yılı daha görürüz.

Ben ayrılığı hiç düşünmedim. Olay ilk olduğunda hastanede bile bu söylentileri duydum. Ama iyi günde yanındaysam, neden kötü gününde yanında olmayayım? O şekilde bıraksam, ertesi gün benim başıma gelmeyeceğini nereden bileyim? Hiç aklımdan ayrılmak geçmedi. Ben ailemi ve kocamı seviyorum." diye konuştu.

Terörün gölgesinde ağır bir bedel ödeyen Hasan Arısoy, eşinin sevgisi ve desteğiyle hayata tutundu. Arısoy çifti, "iyi günde, kötü günde" sözünün sadece bir nikâh cümlesi değil, hayatın en zor sınavında verilen bir mücadele olduğunu gösterdi.