- Uzmanlar, yağmur ve kar sularının kentlerde toplanarak kuraklığa dayanıklı şehirler kurulabileceğini belirtti.
- Prof. Dr. Cumhur Güngöroğlu, altyapı yatırımları ve su hasadının önemine dikkat çekti.
- Kentlerin aşırı yağışları fırsata çevirmesi ve bireysel su hasadına yönelmesi gerektiği vurgulandı.
Karabük Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Güngöroğlu, kent merkezlerine düşen yağmur ve karın yağmur suyu hasadı yoluyla değerlendirilmesi halinde kuraklığa karşı güçlü şehirler kurulabileceğini belirtti.
Son yıllarda bölgede etkili olan kar yağışının büyük önem taşıdığına dikkati çeken Güngöroğlu, bu yağışların yalnızca kısa vadeli bir rahatlama olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
"SÜNGER ŞEHİRLER" MODELİ"
Şehir yüzeylerine, yollara, kaldırımlara ve çatı alanlarına düşen yağışların geri kazanılması gerektiğini ifade eden Güngöroğlu, bu yaklaşımın dünyada farklı isimlerle uygulandığını söyledi:
Bu uygulama Çin’de ‘sünger şehirler’ adıyla başladı. ABD ve Kanada’da ise ‘yeşil şehirler’ olarak hayata geçiriliyor. Amaç, yağışı hızla tahliye etmek yerine tutmak ve yeniden kullanıma kazandırmak.

KAR VE YAĞMUR SULARI, YAZIN YENİDEN KULLANILABİLİR
Kentlerde düşen kar ve yağmurun uygun sistemlerle toplanabileceğini belirten Güngöroğlu, “Yollara ve caddelere düşen kar, geçirgen ya da sünger malzemelerle toplanıp kapalı havuzlarda, belirli alanlarda ya da açık göletlerde biriktirildiğinde yaz aylarında tekrar kullanıma sunulabilir.” ifadelerini kullandı.
Bu yöntemle şehirlerin kendi doğal ve yenilenebilir su kaynaklarını üretebilir hale geleceğini dile getirdi.
"KENTLER YAĞIŞI FIRSATA ÇEVİRMELİ"
Kentlerin aşırı yağışları bir afet olarak görmek yerine fırsat olarak değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Güngöroğlu, altyapı yatırımlarının önemine işaret etti:
Kentlerin kendi su üretimini artırarak tüketime katkı sağlaması gerekiyor. Bu, maliyetli ve teknolojik bir süreç. Tek başına belediyelerin altından kalkabileceği bir iş değil. Devlet politikası haline gelmesi şart. Ancak bu şekilde meteorolojik afetlere dirençli şehirler kurabiliriz.

BİREYSEL UYGULAMALAR DA BÜYÜK KATKI SAĞLAR
Yağmur suyu hasadının sadece büyük projelerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Güngöroğlu, bireysel uygulamaların da önemli olduğunu söyledi.
“Eskiden bazı doğal kaynakları bedava kullanıyorduk, artık bunun sonuna geliyoruz. Devlet, yerel yönetimler ve bireyler olarak evlerimizde dahi yağmur suyu hasadı yapabiliriz.” diyen Güngöroğlu, bu bilincin yaygınlaşması gerektiğini ifade etti.
"YAĞIŞA ALDANIP SUYU İSRAF ETMEMELİYİZ"
Bol yağışlı dönemlerin ardından kurak süreçlerin yaşanabileceğine dikkat çeken Güngöroğlu, su tüketiminde temkinli olunması gerektiğini vurguladı.
Güngöroğlu, “Bu yağışlara güvenip su kullanımını artırmamalıyız. Aksine suyu daha dikkatli kullanmaya devam etmeliyiz. İklim değişikliğiyle birlikte birbirine zıt meteorolojik afetleri art arda yaşayabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.
