Euro
8.9464
0.09%
Dolar
7.3496
0.08%
Altın
437.18
0.02%
Borsa
1.536
-0.27%
Bitcoin
237.146
-1.82%
11ºC
İstanbul
Bulutlu 11 C
    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış

    Salih Seçkin Sevinç ile sosyal medyada başlayan ilginç yolculuğunun ardından yazdığı ilk romanı, "Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri"ni konuştuk…
    • Özel İçerik
    • 26.10.2018 - 17:22

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış #1

    Salih Bey ilginç bir yolculuktan gelmiş buralara. Kendi deyimiyle, çok farklı şeyler yapmış; ama aslında hepsi çok derinlerde bir yerlerde birbirine sımsıkı bağlıymış. Yemek bloggerliği ile başladığı yazarlık serüvenine şimdilerde bir roman ile devam eden Sevinç, bu yoldan yürümeye kararlı görünüyor.

    BU BENİM İÇİN ANLATMASI OLDUKÇA KEYİF VEREN BİR SÜREÇ


    - Romanınızdan konuşmaya geçmeden önce biraz sizden bahsedelim mi? İlginç bir kariyer ilerleyişiniz olmuş. Siz bu süreci ve tabii kendinizi nasıl tanımlarsınız?

    Kariyerimde birçok farklı meslekle haşır neşir oldum ve hepsine de kendi hayat hikayemdeki tecrübeler gözüyle baktım. Yaptığım her şey birbirinden çok ayrıksı gibi gözükse de, aslında hepsi çok derinlerde birbirine sımsıkı bağlı. Sonuçta işte bu benim. Herkes gibi çokluklar var içimde. Benimkisi sadece biraz daha göz önünde.

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış #2

    - harbiyiyorum.com’u kurmuştunuz. Yeme – içme üzerine keşiflerde bulundunuz. Bu süreç nasıl başlamıştı peki? Oralardan buralara nasıl geldiniz?

    2009 yılında Gaziantep’e bir iş seyahati için gittim. Dijital mecralarda ‘Gaziantep’te nerede ne yenir?’ diye aratınca karşıma doyurucu sonuçlar çıkmamıştı. Gaziantep’e vardığımda bu eksikliği sahip olduğum işletme ve pazarlama disiplinleri ile birlikte harmanlayıp bir blog açarak tamamlamak istedim. Daha sonra yemek yediğim ve beğendiğim yerlerin öne çıkan lezzetlerini bir blogda arşivlemeye başladım. Malum blog yazdığım için bu bilgilerden herkes istifade etmeye başladı. On yıl geçti. Bugün her ay yüz binlerce kişi harbiyiyorum.com’dan ‘Nerede ne yenir?’ tavsiyesi okuyarak seyahatlerini planlıyor.

    Bu benim için anlatması oldukça keyif veren bir süreç.

    - Aslında bir gurme blogger olduğunuzu söyleyebilir miyiz?

    Ben başkalarına kendimi takdim ederken yemek yazarıyım diyorum. Yemek bloggeri diyen de var, sadece blogger diyen de; Influencer diyen de var, yeme-içme bloggerı diyen de; Instagrammer diyen de var, sonradan gurme diyen de var... Kim nasıl derse o olsun.

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış #3

    ZORLU, AMA BİR O KADAR DA HEYECANLI BİR SÜREÇTİ


    - Sosyal medya üzerine yazdığınız iki kitap vardı değil mi?

    Evet, iki sosyal medya kitabından sonra 2016’da Harbiyiyorum’un kitabı çıktı. Altı yıldır gezip, yiyip içip yazdığım yerlerin bir derlemesi olarak...

    - Şimdi de bir romanla çıktınız okurunuzun karşısına. Bu yolculuk nasıl gelişti?

    2016 -2017 yılları arasında da ilk romanımı yazdım. Çocukluğumdan beri yazı yazmak hayatımın her daim merkezindeydi. Ancak benim bunu tam anlamıyla fark etmem yıllarımı aldı. Hayatınızda en çok yapmak istediğiniz şey bazen gözünüzün önünde, ama saklı olabilir. Bende de tıpkı böyle oldu. Bunu net bir şekilde fark ettiğimde bütün enerjimi ve odağımı romanımı yazmaya yönelttim. Zorlu, ama bir o kadar da heyecanlı bir süreçti.

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış #4

    MEĞER ANLATMAK İSTEDİKLERİM ÇOK DAHA FAZLAYMIŞ


    - Birçok şeyi bir arada yapabilen ve sağlam adımlarla ilerleyen bir insansınız belli ki. Romanınız Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri’ni genel anlamda bir anlatın desek? Ortada bir seyahat var; ama bu seyahat sadece A noktasından B noktasına yapılan bir seyahat değil. Aynı zamanda, hatta zamanın içinde, ayrıca romandaki kişilerin kendi karakterlerinde ve benim de roman yazarı olarak kendi içselliğime yaptığım bir seyahat…

    - Romanın fikri nasıl doğdu?

    Aslında Güliver’in Seyahatleri ilk esin kaynağım oldu. Oğlum üçüncü sınıfta Güliver’in Seyahatleri’ni okuyordu ve bana “Baba sen de çocuk kitabı yazsana, öğretmenim sınıfta okuyor. Sen de yazarsan çok havalı olur” demişti. Bu cepte dursun.

    Sonra ben 2016’da eşimle Ukrayna Lviv’e gittim. İnanılmaz ucuzdu. İki yüz dolarla dört gün deli gibi para harcadık; ama o iki yüz doları bitiremedik. Bundan tam bir hafta sonra New York’a kardeşimin yanına uçarken cebimde iki bin dolar vardı; ama uçakta “Acaba bu para bana ne kadar süre yetecek?” diye düşünürken buldum kendimi. Bir anda kafamda Güliver’in Seyahatleri ile ilgili bir metafor oluştu. Karakterin ismi uçakta aklıma geldi. İsmi: Abdül, soy ismi Üver olacaktı. Yani Güliver gibi Abdülüver…

    - İlk aklınıza gelen neydi bu karakter ile ilgili?

    Bu karakter Guliver gibi seyahat edecekti. Ama Abdül devler ve cüceler ülkesine değil, küçük paralar ülkesine gidecek ve orada devleşecek; sonra da büyük paralar ülkesine gidip ekonomik olarak cüceleşecekti. Metafor ve kafamdaki romana girişin ana kurgusu buydu.

    Lakin ben konuya Kurtuluş Savaşı’ndan başladım… Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış.

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış #5

    ABDÜL GERÇEĞE YAKIN BİR KARAKTER; BİR O KADAR DA UZAK VE ALAYCI


    - Romanınızdaki karakterler hayatınızdan kimselerin karşılığı değil mi?

    Bir karakter hayatımdaki birçok karakterden izler taşıyabiliyor. Ama onları mümkün olduğunCa tanıdığım birileri ile özdeşleştirmek istedim. Bir tek Takeshi, romanı yazarken bana da çok sürpriz oldu. Lakin sonra Takeshi ile özdeşleşecek gerçek biri ile tanıştım. Yani roman karakterleri önce olmasa bile sonra mutlaka gerçek hayatta şekil buldu. (Ya da tam tersi, ha ha!)

    - Abdül Üver içimizden herhangi biri mi peki? Yoksa gerçek bir karakter mi?

    Benim için fazlasıyla gerçek ve elbette içimizden biri. (Gibi yani.) Belki romanın başında annem ve babam için daha da gerçek ve pek aşina oldukları bir karakter. Lakin romanın ilerleyen bölümlerinde annem ve babamın bile tanıyamayacağı bambaşka bir karaktere dönüşüyor.

    Dediğim gibi bu görece, bir gecede herkesin başına gelebilecek bir değişimin hikayesi. Yani Abdül gerçeğe yakın bir karakter. Bu bağlamda da herkese yakın ve samimi. Ama bir o kadar da hayal. Bu bağlamda da herkese bir o kadar uzak ve alaycı.

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış #6

    CÜCELER ÜLKESİNDEKİ DEV KADAR BEKLENMEDİK


    - Savaş ekonomisinden insanın kendisini ifade etmesine kadar birçok ders niteliğinde hikaye var romanınızda. Abdül Üver’in misyonu ölümlü dünyada nasıl yaşamamız gerektiğini aktarmak mı?

    Abdül, aslında hepimize “Bir ömür boyu inşa ettiğiniz tüm değerler silsilesi bir gecede değişebilir. Aman dikkat edin! Emin olduğunuz yerlerden sınanıyor olabilirsiniz” diyor.

    Roman içindeki hikayeler Abdül’ün değişimine de yön veren alt okumalara sahip. Bu yüzden okuyucuyu kalabalık bir karakter topluluğu içinde tıpkı ramen gibi çok katmanlı ama pek lezzetli bir serüveni Abdül ile birlikte yaşamaya başlıyor. Bu serüvenin sonunda aslında Abdül gibi okuyucunun da kendisiyle yüzleşmesi en büyük amaç. (Ölüm döşeğini beklemesinler yani.)

    “Cüceler ülkesindeki dev kadar beklenmedik” şeklinde tanımlıyorsunuz Abdül’ü; neden?

    Abdül romanda çeşitli projeksiyonlarda büyüyor, küçülüyor; şişiyor, daralıyor. Kendi hakikati hakkında daha fazla keşfi oldukça romanın ilerleyen sayfalarında bambaşka bir Abdül görmeye başlıyoruz. Tüm zamanlar için geçerli mutlak sağduyuya, yani ana referans noktasına ulaştığında aslında ışık hızına da ulaşıyor diyebiliriz. Bu noktada durayım. Romanı okuyanlara ayıp olmasın...

    - “Hayatında ebedi seyahatine korkusuzca yürüyebilecek kadar devleşip cüceleştin mi?” diye soruyorsunuz okura. Bu soruya sizin cevabınız nedir?

    Valla eğer devleşip cüceleşemezsek tıpkı Abdül gibi bir gecede madara olabiliriz. Ne kadar çok ezilip, bükülüyorsak, ne kadar çok küçülüp genişliyorsak o kadar mutlak sağduyuya, yani kendi hakikatimize doğru evrilmeye başlıyoruz.

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış #7

    BU, ÇOK DAHA BÜYÜK VE ZORLU BİR SEYAHATİN ISINMA ROMANI


    Romanınız bir bütünde seyreden kısa hikayelerden oluşuyor. “Başlangıç veya Son” başlığıyla bitiriyorsunuz. Bu romanın devamı gelecek diyebilir miyiz?

    Evet. Niyetim bu yönde. Zaten romanın son cümlelerini yazarken kendime “Bunun ikincisi gelecek!” diye müjdelemiştim. Ama ne zaman gelecek bilmiyorum. Umarım çok uzun sürmez. Ölüm Yolcusu Abdüver’in Tuhaf Seyahatleri çok daha büyük ve zorlu bir seyahatin ısınma romanı aslında. Şu anda bir tek bunu söyleyebilirim…

    Damla Karakuş: Çok teşekkür ederim.

    Salih Seçkin Sevinç: Ben teşekkür ederim.

    Salih Seçkin Sevinç: Meğer anlatmak istediklerim çok daha fazlaymış #8

    Salih Seçkin Sevinç

    Ölüm Yolcusu Abdülüver’in Tuhaf Seyahatleri

    Martı Yay.

    S.: 368

    Kitabı satın almak için tıklayınız: idefix

    *

    Damla Karakuş

    damla.karakus@ensonhaber.com

    Instagram: biyografivekitap

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir