Samsunspor'un yollarını ayırdığı Alman teknik direktör Thomas Reis, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'dan birini çalıştırmayı hayal ettiğini söylerken Türkiye'de yaşamına dair açıklamasında İstiklal Marşı'nı çok özlediğini ifade etti.
Süper Lig ekibi Samsunspor'un yollarını ayırdığı Alman teknik direktör Thomas Reis, Alman basınından Bild'e çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Reis, burada Türkiye macerasının yanı sıra kariyer hedeflerinden de bahsetti.
FENERBAHÇE, BEŞİKTAŞ YA DA GALATASARAY'I ÇALIŞTIRMAK İSTİYOR
İstanbul'un 3 büyük takımından birini çalıştırmayı hayal ettiğini ifade eden Thomas Reis, "Türkiye'ye dönüşü asla dışlamam. Gelenekleri olan, tutkulu taraftarlara sahip, stadı dolu ve sürekli hareketli kulüpler beni cezbediyor.
İstanbul'un üç büyük kulübünden Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'tan birini çalıştırmak harika olurdu. Genel olarak her şeye açığım ama şu an önceliğim Almanya'da bir iş bulmak." dedi.

TÜRKİYE'DEKİ YAŞAMINDAN ÖVGÜYLE BAHSETTİ
Türkiye'ye yaşadığı deneyimi yorumlayan deneyimli teknik adam, "Türkiye'de insanların bana gösterdiği nezaket ve yardımseverlik inanılmazdı. Süpermarkette, restoranda veya sokakta... Her yerde açık kollarla karşılandım. İnsanlar benimle fotoğraf çektirmek istedi, bana bir şeyler ikram ettiler.
Geçimini sağlamak için sokakta mısır satan bir adamın, o közlenmiş mısırlardan birini bana hediye etmek için ne kadar ısrar ettiğini hala çok iyi hatırlıyorum. Onu o lezzetin parasını ödemeye ikna edemedim. Bu an, tıpkı yetimhanedeki çocuklarla vakit geçirdiğimde gözlerindeki o parıltı gibi beni derinden etkiledi." sözlerini sarf etti.

"İSTİKLAL MARŞI'NI ÖZLEYECEĞİM"
Thomas Reis son olarak, "Kulüpler arasındaki rekabet ne kadar büyük olursa olsun, İstiklal Marşı çalmaya başladığı anda stadyumdaki herkes, seremoniye çıkan en küçük çocuklar bile var gücüyle marşa eşlik ediyordu.
Herkes ülkesi için tek yürek oluyordu. Her seferinde çok duygusal bir andı. Marş okunurken kollarımı bağlamak veya başka yerlere dalmak yerine dimdik durmaya, o anı onurlandırmaya özen gösterdim.
Zamanla maç öncesindeki o marş anını dört gözle bekler olmuştum. Bunu özleyeceğim. Türkçe öğrenmeye başlamıştım ama maalesef dil bilgim marşı söylemeye yetmedi." değerlendirmesini yaptı.