Türk siyasi tarihindeki kazandıran seçim sloganları

Türk siyasi tarihindeki kazandıran seçim sloganları

Siyasi partiler için sloganlar etkili seçim stratejilerinin olmazsa olmazlarındandır. Başarılı sloganlar sandık sonuçlarına doğrudan etki etmektedir. Türk siyasi tarihinde seçmen kitlesine doğrudan erişimini sağlayan üzerinden yıllar geçse de unutulmayan seçim sloganlarını sizler için derledik..

Türkiye için seçim dönemleri her zaman hareketli geçmiştir...

Zorlu seçim süreçlerinde siyasi partiler, seçmenlerin dikkatini çekmek ve onlara kendi partilerine oy vermeleri noktasında tutum oluşturmak için anlaşılır, yalın, içselleşebilecek sloganlar kullanmaktadır.

KAZANDIRAN SEÇİM SLOGANLARI

Bazen halkın hissiyatlarına tercüman olan iki kelimelik slogan bir siyasi partiyi rakiplerinden farklı yerde konumlandırabilir.

Öyle ki güçlü bir fikir, basit bir sloganla kitleleri peşinden sürükler, seçim kazandırır.

'YETER SÖZ MİLLETİNDİR'

Türkiye geniş kapsamlı ilk kampanya ile 1950 seçimlerinde tanıştı.

İletişim araçlarının yaygın olmaması nedeniyle bu dönemde daha çok mitingler ve gazeteler, seçmene ulaşma aracı olarak kullanıldı.

İkinci Dünya Savaşının etkisinde gerçekleşen seçimlere Adnan Menderes başkanlığında ikinci kez giren Demokrat Parti (DP), "Yeter Söz Milletindir" sloganını kullandı.

Sonraki seçim dönemlerinde de farklı siyasi partiler tarafından sık sık kullanılan bu slogan 1950 seçimlerinin belirleyicisi oldu.

TEK PARTİ DÖNEMİ SONA ERDİ

Kısıtlı radyo yayınlarının da kulanıldığı bu seçimlerde DP 408 milletvekili kazandı. Seçimle, uzun yıllardır süren "tek parti" dönemi de sona ermiş oldu.

1954 ve 1957 seçimlerinde de oy kaybetmesine rağmen DP üstünlüğünü korurken, kampanyalar açısından 1957 seçimleri ön plana çıkmıştı.

Tek iletişim aracının radyo olduğu bu dönemde, radyo yaygın bir propaganda aracı olarak kullanıldı.

Bu dönemde sayıları yüzbinlere ulaşan kalabalıkların katıldığı mitingler de akıllarda kalanlardan.

İktidar partisi olan DP'nin seçim teması "imar hamlesi" olurken, CHP ise mitinglerinde "hukuk devleti" söylemini kullandı.

Bu seçimde DP, "Nurlu ufuklara doğru, Dağlar yol, viraneler bağ oldu" sloganlarını kullanırken, CHP'nin şu sloganı ilginçti: "Nal mıhı, penisilin, marangoz malzemesi, peynir, et, lastik, göz camı yok". 

TELEVİZYON DÖNEMİ

27 Mayıs darbesinden sonra ilk genel seçimler 15 Ekim 1961'de yapılırken, 1961 Anayasası’ndaki düzenlemeyle seçime katılan bütün partiler bu seçimlerde radyodan eşit sürelerle yararlandılar.

1961 seçimlerinde öne çıkan seçim teması ise CHP'nin kullandığı "ortanın solu" kavramı oldu.

Seçim söylemlerindeki çeşitlilik açısından en ilginç seçim 1965 seçimiydi. İlk kez seçim şarkıları kullanıldı.

AP'nin başında Süleyman Demirel vardı. Antikomünist bir propaganda yürüttü ve "Ana davamız su ve yol" sloganıyla toplumun karşısına çıktı.

CHP ise ilk kez "Ortanın Solu"ndan söz ediyor ve "Milli Petrol"ü sloganlaştırıyordu. Seçimi AP kazandı.

Bu seçimi ilginç kılan Türkiye İşçi Partisi'ydi. TİP, seçimlere "Göz nuru, alın teri" sloganıyla girdi ve 15 milletvekili kazandı.

1970'Lİ YILLAR

Televizyon yayınlarının başlaması ile 1970'de siyasi partilere seçim konuşması hakkı verildi. Bu hakla Türkiye'de ilk kez siyasi partiler televizyonlardan seçmenle buluştu.

Türkiye bu yıllarda çok partili hayata alışırken, 12 Mart 1971 muhtırası gölgesinde yapılan 1973 seçimlerine sekiz parti katıldı.

12 Mart muhtırasından sonra yapılan 1973 seçimi de bir dönüm noktasıydı. O seçimlerde CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, güçlü bir siyasi aktör olarak ortaya çıktı.

"Karaoğlan" lakaplı Ecevit'in "Toprak işleyenin su kullananındır, Vurguna, soyguna, sömürüye son" sloganlarıyla seçmende büyük heyecan yarattı ve seçimlerden birinci parti çıktı.

AP ise Boğaziçi Köprüsü'nü öne çıkartırken, MHP "Kızıl eşkıyayı MHP ezer" diyordu.

Bu seçimlerin kilit partisi ise Necmettin Erbakan'ın MSP'siydi. "Denenmiş denenmez, solcuya renksize aldanma" sloganıyla çıktı ve seçim sonrası koalisyon ortağı oldu.

SEÇİMLERDE AJANS DÖNEMİ

1977 genel seçimleri, medyanın etkisinin giderek arttığı seçimler oldu. Bu dönemde reklam ajansları da ilk kez siyasal kampanya çalışmalarına dahil oldu.

1983 seçimlerinin en önemli ilklerinden biri ise siyasal partilere gazetelerde ilan hakkının tanınmasıydı.

Bu seçimlerde artık neredeyse tüm partiler ajanslarla çalışmaya başladı.

Bu dönemde özel bir ajansla çalışan Turgut Özal, renkli bir seçim kampanyası yürütmüştü.

Özal'ın miting görüntüleri örgütlere gönderilmişti.

Siyasete "iş bitiricilik-orta direk ve çağ atlama" kavramlarını kazandıran Özal, seçimi açık arayla kazandı ve Türkiye'nin farklı yürüyüşünün önünü açtı.

LİMON KAMPANYASI

Seçim yasaklarının kalkmasının ardından 1987 seçimleri ile tekrar meydanlara dönen siyasiler, renkli mitinglere ve unutulmayan sloganlara imza attı.

Bu dönemde en göze çarpan siyasal kampanya ise Erdal İnönü'nün başkanlığını yaptığı SHP'nin "Limon Kampanyası"dır.

Bir ajans tarafından hazırlanan reklamlarda ve afişlerde "Beş Yıl Daha Bir Limon Gibi Sıkılmaya Hayır", "Beş Yıl Daha Bir Limon Gibi Sıkılmaya Gücünüz Var mı?" gibi sloganlar hazırlandı.

'ADİL DÜZEN'

1994 yerel seçimlerinde etkili bir seçim kampanyası gerçekleştiren Refah Partisi, ‘Adil Düzen’ sloganıyla büyük başarı göstererek İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok büyükşehri kazandı, 1995’te yapılan genel seçimlerde de birinci parti olarak çıktı.

İKİ PARTİNİN BARAJI GEÇTİĞİ 2002 SEÇİMLERİ

3 Kasım 2002 günü gerçekleştirilen erken genel seçimlerde ise Türkiye siyasi tarihinde bir ilk yaşandı. Seçim sonuçlarına göre AK Parti en çok oyu aldı.

Ancak 2002 seçimlerinde yüzde 10'luk seçim barajı nedeniyle de sadece AK Parti ile CHP Meclis'e girmeyi başardı. 1990'lı yıllara hakim olan koalisyon hükümetleri dönemi de kapandı.

Bu seçimin favorisi de "muhtar bile olamaz" denilen Recep Tayyip Erdoğan'dı.

Partisi AK Parti, 3 Y yani "yolsuzluk, yasaklar ve yoksulluk"la mücadeleyi öne çıkardı ve "IMF ile anlaşma"ya son vermeyi vaat etti ve seçimi açık ara farkla kazandı.

CHP ise "Şimdi CHP zamanı" diyen bir kampanya yürüttü ve ikinci parti olarak Meclis'e girdi.

Bu seçimde DSP, ANAP, DYP ve MHP gibi güçlü partiler Meclis dışı kaldı.

Siyaset tarihinin en unutulmaz sloganlarından biri ise 2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde meydanlarda yankılandı.

CHP ve MHP'nin ortak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun kullandığı seçim slogan Ekmek için Ekmeleddin ve ilgili grafikler hala hafızalardaki yerini koruyor.

VAATLER

20 Ekim 1991 Genel Seçimleri ise tüm partilerin reklam ajanslarıyla geniş kapsamlı işbirliğine girdikleri, mitinglerin "seyirlik birer gösteri" halini aldığı seçimler olarak tarihteki yerini aldı.

Sanatçıların da katıldığı mitinglerde artık büyük boy sinevizyon ekranları kullanılmaya başlandı.

Bu seçimlerde Süleyman Demirel'in "kim ne veriyorsa beş lira fazlasını vereceğim" ve "ekonomiyi 500 günde düzlüğe çıkaracağım" vaadi unutulmayanlar arasında yerini aldı.

1995 yılında yapılan milletvekilliği genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi Genel Başkanlığını yapan Tansu Çiller de biri ev biri de araba olmak üzere "iki anahtar" vaadinde bulunmuştu.

2007 seçimlerine Genç Parti ile giren Cem Uzan'ın "Mazot 1 lira olacak" vaadi de unutulmayanlar arasında yerini almıştı.

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi