Bakan Murat Kurum: Türkiye, COP31’de yalnızca ev sahibi değil; küresel iklim eyleminin merkezine yerleşecek bir platform sunuyoruz.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 sürecini sadece ev sahipliği ile sınırlı görmediğini, iklim rejiminin yeni dönemde ihtiyaç duyduğu dönüşümü yönlendirecek bir platform olarak ele aldığını vurguladı. Kurum, Avrupa Birliği Delegasyonu ve üye ülkelerin büyükelçileriyle düzenlenen bilgilendirme toplantısında Türkiye’nin iklim hedeflerini, önceliklerini ve uygulama odaklı yaklaşımını paylaştı.
"İKLİM KRİZİNDE BEKLEME LÜKSÜMÜZ YOK"
Bilkent Otel’de düzenlenen toplantıda konuşan Kurum, Avrupa’nın iklim değişikliği karşısında ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirtti:
Avrupa, küresel ortalamaya kıyasla iki kat hızlı ısınıyor. 1980-2023 arasında iklim kaynaklı ekonomik kayıplar 738 milyar avroyu buldu. Su stresi Avrupa topraklarının yaklaşık yüzde 30’unu etkiliyor, korunan alanların yüzde 80’i kötü durumda, toprakların yarısından fazlası bozulmuş durumda.
Kurum, döngüsel ekonomi ve enerji dönüşümünde ilerlemenin sınırlı olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:
Yenilenebilir enerji payı tüm Avrupa’da sadece yüzde 24, fosil yakıtlar ise toplam kullanımın yüzde 70’ini oluşturuyor. Küresel ısınmanın etkisi, mevcut uygulama hızımızın önünde ilerliyor.

COP31'İN VİZYONU: "UYGULAMA COP'U"
Bakan Kurum, COP31’in önceliklerini “Uygulama COP’u” vizyonu üzerine kurduklarını belirterek, Türkiye’nin diyalog, uzlaşı ve aksiyon temelli 9 öncelik alanı belirlediğini açıkladı:
Sıfır Atık ve Döngüsel Ekonomi: Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen proje, BM nezdinde kabul edilmiş ve küresel ölçekte örnek bir girişim olarak değerlendiriliyor.
Gençlik ve İklim Eğitimi: Tüm gençlerin iklim karar mekanizmalarına katılımı ve yeşil istihdam fırsatlarının artırılması.
Gıda Güvenliği: Metan emisyonlarının ve gıda israfının azaltılması, sürdürülebilir tarım ve tedarik zincirleri.
Yeşil Sanayileşme ve Temiz Enerji: Sanayide dönüşüm ve yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması.
Akdeniz, Afrika ve Pasifik’te İklim Direnci: Hassas deniz ekosistemlerinde dayanıklılığın artırılması.
Finansman Mekanizmaları: İklim Eylemi Uygulama Mekanizması ile finansmanın harekete geçirilmesi.
İklime Dirençli Şehirler, Okyanus ve Denizler: Şehir ve deniz ekosistemlerinin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı.

AB İLE İŞBİRLİĞİ VE AVRUPA'NIN KARBON NÖTRLÜĞÜ
Kurum, Türkiye’nin AB uyum sürecinde attığı adımların, COP31 kapsamında işbirliği için somut bir zemin oluşturduğunu vurguladı.
"AB’nin Avrupa’yı karbon nötr kıta yapma vizyonuna katkı sunacağız” diyen Kurum, Türkiye’de geri dönüşüm oranının yüzde 30’dan 36’ya yükseldiğini, depozito yönetim sisteminin ise bu yıl tüm illerde uygulamaya gireceğini açıkladı.
Ayrıca Emisyon Ticaret Sistemi ve Türkiye Yeşil Taksonomisi ile güçlü bir gönüllü karbon piyasasının oluşturulacağını belirten Bakan, Türkiye’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu dönüşümünü güçlendireceklerini ifade etti.

COP31: GÜÇLÜ AVRUPA ORTAKLIĞI VE BARIŞ İÇİN PLATFORM
Kurum, Türkiye’nin zor bir süreçte COP31 ev sahipliği üstlendiğini belirterek, şunları söyledi:
Yanı başımızdaki savaş ve küresel tedarik zincirlerindeki kesintiler, yoğun enerji talebi ve afetler gölgesinde COP31 sürecinde güçlü bir Avrupa ortaklığı kaçınılmazdır. AB ile işbirliğimizi temiz enerji, yeşil dönüşüm ve iklim alanlarında yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.
Kurum, toplantıyı AB ülkelerine, COP31’e daha fazla sahip çıkmaları ve iklim eylemini uygulamaya dönüştürmek için daha yoğun gayret göstermeleri çağrısıyla sonlandırdı.
