Euro
10.0547
0.18%
Dolar
8.4649
0.32%
Altın
492.8
0.11%
Borsa
1.393
0%
Bitcoin
335.600
-3.22%
26ºC
İstanbul
Güneşli 26 C

    Parkinson hastalığı tedavisinde doğru bilinen 10 yanlış

    Günlük yaşamı büyük ölçüde etkileyen Parkinson hastalığının ilaç ve beyin pili ile tedavi edilebildiğini aktaran Doç. Dr. Ali Zırh, hastalığın tedavisi hakkında doğru bilinen 10 yanlışı anlattı.
    • DHA
    • 21.06.2021 - 15:48
    • Güncelleme : 21.06.2021 - 16:13
    Parkinson hastalığı tedavisinde doğru bilinen 10 yanlış

    'Titrek felç' olarak da adlandırılan Parkinson hastalığı, özellikle ileri yaşlarda birçok kişiyi etkileyebiliyor. Hastalık ileri yaşlarda görülebildiği gibi genç yaşlarda da başlayabiliyor.

    El titremesi ve bakışlarda donuklaşma gibi birçok farklı belirtiyle ortaya çıkabilen Parkinson hastalığı için ise henüz önleyici bir tedbir bulunmuyor. Ancak çeşitli ilaçlar ve beyin pili ile tedavide başarı sağlanabiliyor.

    Parkinson hastalığı tedavisinde doğru bilinen 10 yanlış #1

    PARKİNSON HASTALIĞI TEDAVİSİNDE DOĞRU BİLİNEN 10 YANLIŞ

    Parkinson hastalığının ilaç ve beyin pili tedavisiyle büyük oranda tedavi edilebildiğini ifade eden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, Parkinson ve beyin pili tedavisinde doğru bilinen yanlışları anlattı:

    Yanlış: Parkinson hastalığından korunmak mümkündür

    Parkinson hastalığı, beyinde ‘dopamin’ üreten nöronların kaybedilmesi ve buna bağlı olarak bu maddenin azalması ile ortaya çıkar. Parkinson hastalığından korunmak için herhangi bir diyet, yaşam tarzı veya egzersiz programı maalesef ki mevcut değil. Hastalık tablosu çok nadir olan ailesel durumlar dışında, 60 yaş üzerinde yüzde 1-3 arasında herhangi bir kişide de görülebilir.

    Yanlış: Parkinson sadece yaşlılarda görülür

    Parkinson hastalığının yalnızca yaşlılarda görüldüğü bilgisi doğru değildir. Parkinson hastalığı genelde 60 yaş sonrası hastalığı olmasına rağmen, hastaların yüzde 5 ila 10’unda hastalık başlangıç yaşı 20 ile 50 arasındadır. Genç hastalarda mutlaka genetik nedenler araştırılmalıdır. Ailede bir ebeveyn veya kardeşte Parkinson hastalığı varlığı, o kişide hastalık gelişme riskini artırmaktadır. Kalıtsal özellikteki Parkinson hastalığı daha çok genç yaşlarda başlar ve tüm Parkinson hastalarının yaklaşık yüzde 5’ini oluşturur.

    Yanlış: Her el titremesi Parkinson hastalığıdır

    Parkinson hastalığının belirtileri arasında el titremesi de vardır ancak her el titremesi, Parkinson belirtisi değildir. Parkinson hastalığındaki titremeler daha çok hasta istirahatteyken, kollarını koltuk kenarına koyduğunda görülen titremelerdir. Bu titremeleri olan hastalara kollarını kaldırın dediğimizde titremeleri durur. Özellikle yaşı ileri hastalarda; vücudun bir tarafında daha ön planda olmak üzere ellerde ‘para sayar’ tarzda titreme, hareketlerde yavaşlama, kolların vücut salınımına iştirak etmemesi ve vücuda yapışık olarak yürünmesi, bakışlarda donuklaşma ve yüz mimiklerinde azalma ile birlikte ‘maske yüz’ diye ifade edilebilen yüz hali, küçük adımlarla ve öne eğilerek yürüme bu hastalığın başlangıç safhasında olunabileceğini düşündürmeli ve hastalar bir hareket bozukluğu uzmanı nöroloji doktoruna başvurmalılar.

    Yanlış: Beyin pilleri ileri yaşlarda uygulanmaz

    Bazı durumlarda genç yaştaki bir hastaya ameliyat önerilemeyeceği gibi, ileri yaştaki bir hastaya da ameliyat önerilebiliriz. Yaş tek başına bir kriter olmayıp, hastanın ilaca cevap vermesi, zihinsel durumu, beynin anatomik yapısı gibi birçok kriter ameliyat kararını belirlemektedir.

    Yanlış: Beyin pilinden sonra çocuk sahibi olunamaz

    Beyin pili ameliyatı çocuk sahibi olmanın önünde bir engel değildir. Medikal tedaviden yeterli yanıt alamadığımız genç hastalara da beyin pili önerebiliyoruz. Bu şekilde ameliyat edilen ve sağlığına kavuşan hastalar yakın bir takip ile çocuk sahibi olabilir. Beyin pili, çocuk sahibi olmak için engel teşkil etmemektedir. Bizim de beyin pili takılı olan ve çocuklarını sağlıklı bir şekilde kucağına alan hastalarımız mevcut.

    Yanlış: Beyin pilinden sonra hastaya başka tedavi uygulanamaz

    Beyin pilinin avantajı; kontrol edilebilir, programlanabilir ve ayarlanabilir bir tedavi yöntemi olmasıdır. Gerektiğinde elektrik ayarlarını değiştirmemiz ya da azaltmamız, pili kapatmamız ya da çıkartmamız söz konusu olabilir. Bu nedenle önümüzdeki yıllarda Parkinson hastalığında bu tedaviden üstün bir başka tedavi yöntemi geliştirilebilirse, beyin pili ameliyatı olmuş hastalarda da her türlü yeni tedavi yöntemi uygulanabilir.

    Yanlış: Beyin pili ameliyatı acılıdır

    Ameliyat esnasında amaç, hastalıktan sorumlu hücreleri ve etrafındaki anatomik oluşumların yerini bulmak. Bunun için de ameliyatı, hastayı uyanık tutarak, konuşa konuşa yapıyoruz. Çok düşük akımlı uyaranlara hastaların verdikleri cevapları gözlemleyebiliyoruz. Bu sayede hastanın tepkilerini ölçerek sorunlu bölgeye ulaşmamız daha kolay oluyor. Bu bölümde hasta hiç acı hissetmiyor aksine sohbet ederek hastanın daha rahat olması sağlanıyor ve uyanık ameliyat edilen hasta da hissettiklerini paylaşıp ameliyatın başarısına katkıda bulunabiliyor. Hastalar sadece toplamda 6 iğnenin batmasının acısını duyuyor. Ameliyat başlangıcında hastanın başına bir çerçeve takıyoruz. Hasta ameliyat öncesinde, kendi odasındayken çerçevenin takılması sırasında dört adet uyuşturucu iğnenin batmasını duyuyor. Ameliyatta da iki taraflı birer küçük delik açarken cildi uyuşturuyoruz. Bunun dışında ameliyat ağrısız, hasta ile konuşarak geçiyor.

    Yanlış: Ameliyat sonrası spor yapılamaz

    Pil takılan hastaların normal günlük yaşantılarında hiçbir değişiklik olmaz. Hastalar çok sert olmayan, kafa travmasına neden olmayacak tenis, bilardo gibi her türlü sportif faaliyeti sürdürebilir, bisiklete binebilir ve yüzebilir.

    Yanlış: Beyin pilinden sonra tıbbi görüntülemelerden yararlanılamaz

    Günümüz teknolojisi, yeterli bilgi ve donanımı olan merkezlerde, uygun ayarlarla, her türlü MR görüntülemesinin bu hastalara yapılabilmesini sağlamaktadır.

    Yanlış: Beyin pilinin kısa sürede değiştirilmesi gerekir

    Gelişen teknolojiyle beyin pillerinin ömrü de uzadı. Yakın zamana kadar dışarıdan şarj edilemeyen pilleri uyguluyorduk ve Parkinson hastalarında beyin pillerinin ömrü 4-6 yıl arasında idi. Daha yüksek elektrik akımına ihtiyaç duyulan distoni hastalarında ise bu süre daha da kısa olabiliyordu. Son yıllarda gelişen teknoloji sayesinde hem dışarıdan şarj edilebilen ve 20-25 yıla kadar ömrü olan pilleri uygulamaya hem de beyin içerisine verdiğimiz elektrik akımının yönünü ve şiddetini istediğimiz gibi ayarlayabilecek teknolojiye sahip cihazları kullanmaya başladık. Bu gelişmeler sayesinde bir yandan tedavideki başarı oranlarımız artarken, diğer yandan uzunca bir süre pil değişimine ihtiyaç kalmamaktadır.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir