Sıcak havalar tarihimizden: ‘Gölgedeki taşlar bile terledi’

Ümit Yenişehirli, Ensonhaber okurları için Türkiye'yi saran sıcak hava atmosferinin geçmişte de yaşandığını vurgulayan bir araştırma yazısı kaleme aldı.

Sıcak havalar tarihimizden: ‘Gölgedeki taşlar bile terledi’

O klişe tabirle “Türkiye kavruluyor.” Sıcaklıklar hemen her yerde mevsim normallerinin çok üzerinde seyrediyor. Yine, yurdun birçok bölgesinde, nerdeyse iki aydır yağmur yağmıyor. Sonuçta küresel ısınma tartışmalarından Türkiye de payını alıyor. Son yılların sıcaklık verilerinin geriye doğru kontrolü yapıldığında ise ülkemizin gerçekten de giderek daha sıcak bir yer olduğu netleşiyor.

EVLİYA ÇELEBİ: TAHAMMÜL EDİLEMEZ BİR SICAKLIĞI VARDIR

Meteorolojik verilerin sistemli tutulması, 1900’lerin başlarından itibaren görüldüğünden, eski asırlardaki havanın sıcaklık değerleri daha çok bölge, iklim, kuraklık ve kıtlık üzerinden anlatılırdı.

Birçok seyyah gibi Evliya Çelebi de gezip gördüğü yerlerin “havasına” dair gözlemlerini aktarmıştı. Rum, Arap, Acem, İsveç, Leh, Polonya ve Çek’te 51 yıl boyunca 47 ülke, 18 sultanlık gezip, 257 şehir ve 7060 kale ziyaret eden Evliya Çelebi, özellikle Suriye, Mısır, Filistin ve Çukurova bölgelerine ilişkin yazdıklarında aşırı sıcakları anlatmıştı. Evliya Çelebi bu tür sıcak yerlerle ilgili olarak sık sık, “Sıcak vilayettir, suları hararetli iklimi pek sıcaktır, insanın girmeye tahammül edemeyeceği kadar sıcak bir beldedir.” gibi ifadeler kullanmıştı. O, bazı şehirlerin ikliminin sıcaklığıyla ilgili olarak, İskenderiyeli astronom ve coğrafyacı Batlamyus’a (ö. 170) atıfla da değerlendirmelerde bulunmuştu.

ÇUKUROVA’DA SICAKTAN DOLAYI İSTİFA EDEN MEMURLAR VARDI

Osmanlı döneminde aşırı sıcak bölgelerde görev yapan memurların atamalarının süresi ve sağlıklarının korunması için özel önlemler alınırdı. Buna göre, Arap yarımadası ile Çukurova bölgesi, Diyarbakır ve Urfa gibi yerlerde, memurların görev süreleri kısa, yıllık izinleri uzun tutulurdu. Yine de sıcaklıkları bahane ederek istifa eden memurlar görülmekteydi. Ayrıca, okullardaki ders gün sayısı ve saatleri azaltılır, sınav tarihleri esnetilirdi. Bölgedeki askerler için de ince kumaşlarla özel biçimli giyim kuşam tasarlanırdı.

TARLADA PİŞEN KARPUZ, GÖLGEDE TERLEYEN TAŞ, ERİYEN ASFALT

Cumhuriyet döneminin aşırı sıcak anekdotları, havaların zaman zaman ne kadar bunaltıcı olabildiğini göstermekteydi. İstanbul ve Batı Anadolu’da 1928 yazındaki havanın çok sıcak olduğu dönemin gazetelerine yansımıştı. Sıcaktan bunalan İstanbullular geceleri park ve açık alanlarda uyumuştu. “Gölgedeki taşlar bile terledi.” sözü ilk kez o dönemde duyulur olmuştu.

Türkiye genelinde yoğun sıcaklıkların görüldüğü bir başka yıl da 1973 yazıydı. Bu yazda, özellikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgesinde sıcaklıklar çok uzun süre en sık 40-45, zaman zaman da daha üzeri derecelerde seyretmişti. Tarım ürünlerinde büyük kayıp yaşanmış, binlerce çiftlik hayvanı da telef olmuştu. “Asfalt eridi” tabiri ise 2000’li yılların başlarından itibaren yaygınlaşmaya başlamıştı. O yıllardan itibaren, aşırı sıcaklarda “asfaltta yumurta pişime” gösterileri de sıklıkla haberleştirilir olmuştu.

CUMHURİYET DÖNEMİNİN ‘TROPİKAL GÜNLER’İ

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri ile Zahide Acar Deniz’in, Türk Coğrafya Kurumu Dergisi’nin Temmuz 2013’teki sayısında yayımlanan, “Türkiye’de Yaz Mevsimindeki Sıcak Günler” başlıklı makalesinde, Cumhuriyet dönemindeki sıcaklara ilişkin ilginç başka veriler de yer almakta.

Günlük sıcaklığın 30 ºC ve üzeri olduğu günleri tanımlamak için kullanılan “tropikal günler”, 1960 ve 70’lerde nadiren görülürken, 2000’li yılların başlarından itibaren ise sıkça kayıtlara geçmişti. 2007 yazında, sıcak hava dalgası ve kuraklık, orman yangınlarında büyük bir artışa yol açmış, ayrıca baraj suları kritik seviyede düşmüştü. Benzer şekilde, 2021 yazında da Aydın gibi şehirlerdeki termometrelerin 46-47 dereceyi gösterdiği belirlenmişti.

“Tropikal günler” tasnifine giren yıllar arasında 1976, 1992, 1994, 1997, 1998, 2000, 2001 ve 2006 yer almış, bu yıldan sonra da hemen her yılda bu tabiat olayı yaşanmıştı. Bu yıllarda hava sıcaklıklarının anomali (sapma, bozukluk) gösterdiği gün sayısı, diğer bütün yıllardan daha fazla olmuştu. Anomali belirlemeleri en çok Marmara, Ege, Akdeniz ve İç Anadolu Bölgeleri’nde gerçekleşmişti. Tropikal günler tasnifine girmeyen kesim ise özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi olmuştu. Bu bölgede tropikal gün sayısının 10’u geçtiği görülmemişti. Bu gün sayısı, diğer bazı bölgelerde 50 ve üzeri, Ege’de 70-100, Akdeniz’de ise 90-110 gün olmuştu. Türkiye’de ortalama yaz sıcaklıkları ise 1985 yılından sonra 30 °C ve üzerinde olma eğilimi göstermişti.