TBMM programında CHP Grup toplantısı yok: Özgür Özel ısrarcı

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu'nun itirazına rağmen CHP TBMM Grup Başkanlığı görevininin kendisinde olduğunu savunarak yarın Meclis'te grup toplantısını düzenleyeceklerini söyledi. Ancak TBMM'nin resmi programında yarın için CHP grup toplantısı görünmüyor.

Haber Merkezi Haber Merkezi
TBMM programında CHP Grup toplantısı yok: Özgür Özel ısrarcı
Ensonhaber'i Google'da haber kaynağınız olarak ekleyin

Mutlak butlan kararı sonrası iki başlılığın hüküm sürdüğü CHP'de, genel başkanlık ünvanı gibi CHP TBMM Grup Başkanlığı ünvanı da tartışma konusu.

Mutlak butlan kararının ardından CHP milletvekilleri arasında CHP TBMM Grup Başkanlığı için oylama yapıldı ve Özgür Özel'in yeniden bu göreve seçildiği açıklandı.

Ancak Kılıçdaroğlu yönetimi, TBMM Başkanlığı nezdinde Özgür Özel'in grup başkanlığına itiraz etti.

ÖZEL "YAPACAĞIZ" DEDİ

Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun itirazıyla ilgili gelen sorular üzerine TBMM grup toplantısını yarın düzenleyeceklerini açıkladı. 

Özel, "13.30’daki grup toplantısı ilan edildiği gibi yarın yapılacak." diye konuştu.

TBMM PROGRAMINDA CHP GRUBU YOK

Konuyla ilgili tartışmalar sürerken TBMM Başkanlığı'nın yarınki resmi programı dikkat çekti.

TBMM'nin sitesinde 2 Haziran Salı günü için planlanan parti grup toplantıları arasında CHP'nin grup toplantısı görünmüyor.

"TBMM BAŞKANLIĞI PARTİ İÇİ İHTİLAFIN TARAFI DEĞİLDİR"

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya’ya yaptığı resmi ziyaret öncesinde gazetecilere konuştu.

Kurtulmuş, CHP'nin yarın TBMM'de grup toplantısı yapıp yapmayacağıyla ilgili TBMM Başkanlığı'nın inisiyatif alacağı bir durumun olmadığını belirterek şunları söyledi:

"Meclis Başkanlığı, tüm grupların yönetimiyle ilgili olarak sadece gruplardan gelen bilgiye göre hareket eder. Meclis kurulduğundan beri böyledir. Meclis Başkanlığı, herhangi bir parti içi ya da grup içi ihtilafın tarafı değildir, görevi bu değildir, vazifesi de bu değildir. Meclis Başkanlığı'nın tarafsızlık ilkesi gereği de bunu hassasiyetle korumaya dikkat ediyoruz.

Sayın Kılıçdaroğlu tarafından gelen ve mutlak butlan kararıyla ilgili yazı bize ulaştığı anda biz gereğini yaptık ve sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak Meclis kayıtlarına aldık.

"CHP İÇ DİNAMİKLERİ İÇİNDE ÇÖZMELİ"

Hemen arkasından Cumhuriyet Halk Partisi Grubu’ndan gelen CHP Grubu’nun iç yönetmelikleri gereğince gerçekleştirilmiş bir grup toplantısı sonrasında, Özgür Özel'in Grup Başkanlığı ile ilgili yazıyı da kabul ettik. Gereğince de sayın Özel'in kapısındaki Genel Başkanlık tabelasını kaldırarak Grup Başkanı tabelasını koyduk. Biz Meclis Başkanlığı olarak bize gelen yazılar çerçevesinde hareket etmek durumundayız. Eğer bu yazılarda bir çelişki varsa ki öyle görünüyor, bu çelişkinin giderilme yeri TBMM Başkanlığı değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisi kendini mahkeme yerine koyamaz. Cumhuriyet Halk Partisi, bu meseleyi kendi iç dinamikleri ve kurumsal yapısı çerçevesinde çözmeli ve sorunu ortadan kaldırmalıdır. CHP Genel Başkanlığı'na bu çelişkinin giderilmesi için yazı yazarak, bu hususu talep edeceğiz. Bundan sonraki tartışmalarda ve çelişkilerde Meclis Başkanlığının resen bir işlem yapma yetkisi yoktur, vazifesi de değildir.

En kısa zamanda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı'na o yazıyı göndeririz. İki taraftan da yazı var. Bu durumun netleştirilmesiyle ilgili. Grup Başkanlığı'ndan gelen yazı da işleme alınmıştır. Ancak iki taraf arasında çelişki sürmektedir, bu çelişkinin giderilmesiyle ilgili bir yazı tabii ki gönderilecektir.

Meclis’te 6 grup var, hiçbir siyasi partinin Meclis Grubunun nasıl işleyeceğine, nasıl karar alacağına ilişkin en ufak bir dahlimiz olmadı, olmayacaktır da. Dolayısıyla meclis grubunun nasıl toplanacağı, her partinin kendi grup iç yönetmeliği çerçevesinde bellidir. Bu durum Meclis Başkanlığının, ‘Hayır, öyle değil şöyle yap’ diyeceği bir husus değildir. Ümit ederim en kısa süre içerisinde bu sorun çözülür.

Eğer grup toplantısı usulüne uygun şekilde yapılırsa tabii ki TBMM TV her grubu yayınlar. Bana gelen iki yazıdan bahsettim. İkisinin arasında çelişki var. Çelişkinin giderilmesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanına yazı yazıldı.

Parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ederim. Biz komisyon çalışmalarını yaptık ama Meclis Başkanı, Komisyon Başkanı olarak hassasiyetle şuna çok dikkat ettim. Tüm siyasi partilerin, komisyonda fikirlerini açıkça beyan etmesine olağanüstü gayret sarfettik, çok büyük bir emek verdik. Çok da kolay olmadı. Ortada böylesine önemli bir kazanım varken bunu kaybetmemek lazım. Partilerin oluşturduğu geniş mutabakatın gerisine düşmemek lazım.

Anayasa meselesini Türkiye'nin en önemli ihtiyacı olarak görüyorum. Bu Meclisin önceki meclislere göre anayasa yapabilme imkanı bakımından daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir partinin tek başına anayasa yapma gücü yok. Bu müzakereye açık bir siyasi konum demektir. Nihayetinde herkesin bir ideal anayasa fikri vardır. Ama olabilecekler konusunda, komisyon çalışmasında da olduğu gibi bir uzlaşma zemini bence anayasa yapım sürecinde de ortaya çıkabilir. Yeter ki iyi niyetle, samimiyetle herkes fikrini masaya getirsin. Şu anda seçime daha çok vakit var. Sürenin yeterli olduğu kanaatindeyim.

Bu parlamento, anayasa yapma bakımından olumlu bir havaya sahipken ve açıkçası komisyon çalışmasında da çok önemli bir deneyimi ortaya koymuşken eğer yeni anayasa yapmazsa millet, uzun süre yeni anayasa lafına kulak vermez. Her partinin tabii ki kendi rezervleri var, her partinin kırmızı çizgileri var. Ama nihayetinde siyaset şöyle bir şey değil, ‘Benim zihnimde ideal bir dünya var, bunu gerçekleştireceğim.’ Yapamazsınız, demokrasinin gücü tam da burada. Neyin yapılmasına ortam elverişliyse ve makul çoğunluk neye onay veriyorsa o olur. Ben anayasa çerçevesinin de bu makul çoğunluğun onayı ve siyasetin müsaade ettiği alanlardaki müzakerelerle sonuç alınabileceğini düşünüyorum."

Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi