Euro
10.0288
0.02%
Dolar
8.2415
0.09%
Altın
485.26
0.1%
Borsa
1.441
0%
Bitcoin
487.278
-0.24%
11ºC
İstanbul
Açık 11 C

    Kemik ağrısına dikkat

    Darbe, zorlama ve soğuğa bağlı olarak üşütme sonrası geçmeyen kemik ağrılarını dikkate alın.
    • 16.04.2014 - 11:03
    Kemik ağrısına dikkat

    Kemik ağrısına dikkat #1

    Kötü huylu kemik tümörleri hiçbir bulgu vermeden sinsice ilerleyen bir hastalıktır; sıklıkla ağrı, kimi zaman da şişlik ile görülüyor. Sağlıklı çocuklar ya da gençlerde bu ağrı bir darbe, zorlama ya da soğuğa bağlı olarak çıkar. İyi huylu tümörlerin büyük bir bölümünde herhangi bir belirti ise saptanamaz. İyi ya da kötü huylu 35 tür kemik tümörü, 50'den çok yumuşak doku tümörü olduğu düşü­nülürse, iskelet sistemi tümörlerinin görülme sıklığının çok düşük ol­madığı söylenebilir.

    YAYILMA EĞİLİMİNDEDİR

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Murat Bülbül, "Bu tür tümörler kemik dokusundan kaynaklanır. Bütün tümörler gibi iyi ya da kötü huylu olarak tanımlanabilir. İyi huylu tümörlerin hemen hepsi başka bir doku veya organa yayılmazken kötü huylu tümörler ise genellikle yayılma eğilimi gösterir. Primer kemik tümörleri bulunduğu kemikten kaynaklanacağı gibi sekonder kemik tümörleri başka bir doku veya organdaki tümörün kemiğe yayılması şekliyle görülebilir" dedi.

    KÖTÜ HUYLU NASIL ANLAŞILIR

    Büyümesi ve gelişmesi hızında herhangi bir sınır yoktur. Bulunduğu vücut bölgesinden cerrahi işlemlerle çıkarılsa bile yeniden aynı yerde veya vücudun başka bir bölgesinde tekrarlayabilir. Kötü huylu kemik tümörleri denilen kemik ve yumuşak doku kanserleri oldukça agresif bir ilerleme kaydeder. Özellikle çocukluk çağında sık gözlemlenen bu tümörler; hayatı tehdit edecek kadar ciddi olarak seyredebilir. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi, kötü huylu kemik tümörlerine önem verilmesi gerekiyor. Kemik tümörleri kan ve lenf dolaşımıyla başka or­ganlara yayılır ve yerleşti­ği doku ve organları yıkıma uğratır.

    EN ÖNEMLİSİ GENETİK YAPISI

    Kemik tümörlerinin tedavisi için tümörün yapı­sının iyi belirlenmesi ve doğru tanı konması şart. Tanı tek bir veriye dayanarak değil birçok muayene ve tetkik yöntemi uygulanarak konması gerekir. Muayeneyle elde edilen veriler laboratuvar bulguları, görüntüleme yöntemleri (direkt grafi, ultrasonografi, Bilgisayarlı Tomografi ve Manyetik Rezonans) ile harmanlandıktan sonra tanı için en önemli işlem olan biyopsi yapılmalıdır. Biyopsi bütün tümörlerde tanı koymak için olmazsa olmaz bir yöntemdir. Halk arasında tümöre bıçak değdirilmez lafı hurafeden öteye geçmemektedir.

    DOĞRU VE ERKEN TANI

    Doç. Dr. Murat Bülbül, "Uygulanacak tedavide kol ya da bacağın kesilmesi ya da kesilmemesi biyopsinin sonucuna bağlıdır. Kötü huylu tümörlerdeki tek iyileş­me olasılığı doğru ve erken tanıyla bu­nu izleyen uygun ve hızlı bir tedavi sü­recidir" diye konuştu.

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir