Mısırlı gazeteciden Erdoğan analizi: Sabrı, siyasi taktik okuludur

Suriye ordusu ile terör örgütü YPG arasında imzalanan entegrasyon anlaşması yürürlüğe girdi. Bu durumun ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye konusunda izlediği politika Türkiye'de olduğu kadar Orta Doğu basınında da manşetlerde.

Suriye ordusu, Fırat Nehri’nin batısında terör örgütü YPG/SDG’nin kontrolündeki bölgelerde yürüttüğü askeri operasyonları durdurdu.

Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında varılan ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının ardından cephe hatlarında tansiyon düşerken, bölgede sükunet hakim.

Suriye resmi haber ajansı SANA’nın aktardığına göre, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, YPG/SDG ile ateşkes ve örgütün devlet yapısına tam entegrasyonunu kapsayan anlaşmayı imzaladı.

Anlaşma öncesinde Suriye ordusu, 13 Ocak’ta Fırat’ın batısındaki YPG/SDG kontrolündeki alanları “askeri bölge” ilan etmiş, sivillerin tahliyesinin ardından 15 Ocak’ta operasyonlara başlamıştı.

Çok kısa sürede Rakka'ya kadar ilerleyen ve Rakka'yı da kontrol altına alan Suriye ordusunun başarısı terör örgütünü anlaşmayı imzalamak zorunda bıraktı.

MISIRLI GAZETECİDEN TÜRKİYE VE ERDOĞAN ANALİZİ

Mısır merkezli El-Masryûn gazetesinin genel yayın yönetmeni Cemal Sultan, gelişmeleri Türkiye açısından değerlendirdi.

Sultan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin Suriye dosyasında “stratejik sabır, sessiz diplomasi ve dikkatle hesaplanmış adımlar” izlediğini belirterek, bunun bir “siyasî taktik okulu” niteliği taşıdığını ifade etti.

Sultan’a göre, Suriye’nin doğusundaki YPG/SDG ve PKK’ya yönelik sürecin Suriye ordusunun toprak bütünlüğünü savunmaya dönük bir iç operasyon haline gelmesi, Türkiye açısından yalnızca askeri ve güvenlik boyutunda değil, siyasi düzlemde de önemli bir kazanım anlamına geliyor.

Bu sürecin, Ankara’nın “Terörsüz Türkiye” vizyonunu desteklediğini ve iç siyasetteki kırılganlıkların önüne geçilmesine katkı sunduğunu dile getirdi.

Mısırlı gazeteci Sultan analizinin tamamında şunlara yer verdi:

Erdoğan ve ekibi Hakan Fidan, İbrahim Kalın ile Nuh Yılmaz'ın Suriye'nin karmaşık meselelerindeki stratejik sabrı; zekâ dolu, sessizce, sabırla, gürültüden ve gösterişten uzak, gölgeler altında çalışan, adımlarını iyi hesaplayan, müttefikleriyle güven köprülerini güçlendirirken aynı zamanda bunun meyvelerini toplamak için acele etmeyen kimliği bir 'siyasî taktik okulu'dur.

Suriye doğusundaki terörist YPG/SDG milislerini ve PKK'yı temizleme operasyonu, artık sadece Suriye ordusunun ülkenin toprak bütünlüğünü savunmak için yürüttüğü bir iç operasyon halini aldı.

Bu, Türkiye için sadece tarihî bir askerî-güvenlik kazanım değil, aynı zamanda dahilî muhalefetteki güç mücadelesini engelleyen, Kürt halkının kışkırtılmasını önleyen ve Türkiye Cumhurbaşkanı'nın bizzat denetlediği, şu anda yüksek önceliğe sahip 'Terörsüz Türkiye' vizyonunu destekleyen büyük bir siyasî kazanımdır.

Cumhurbaşkanı bunu, Türkiye'nin yeni bir anayasa hayalini gerçekleştirmesinin, yamalı askerî anayasa dönemini sona erdirmenin ve ülkenin geleceğini güvence altına alacak yeni, modern, demokratik, sivil bir devlet kurmanın kapısı olarak görüyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN SURİYE SÖYLEMLERİ

Suriye'de 2011 yılında başlayan olayların ardından komşu ülke Türkiye, ciddi bir göç dalgasıyla karşı karşıya kaldı.

Esad rejiminin katliamlarından kaçan Suriyelilere, Türkiye Cumhuriyeti komşuluk hukukunun gerekliliklerini sonuna kadar yerine getirerek kapılarını açtı.

Aradan geçen 15 yıl boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye'deki tavrı da söylemleri de netti. Esad rejimi gidecek, Suriye'de parçalanmış bir yapıya ve terör iltisaklı grupların devlet hayallerine müsamaha gösterilmeyecekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç siyasette muhalefetin seçim uğruna geçici göçmen statüsündeki vatandaşlar üzerinden gerilimi artırdığı dönemlerde dahi izlediği politikadan taviz vermedi.

Seçilmeleri halinde sığınmacıları ülkelerine geri göndereceğini söyleyen siyasilerin aksine Erdoğan, her söyleminde aynı vurguyu yaptı. Hiçbir misafir sığınmacı, Baas rejiminin insafına teslim edilmeycekti.

Dediğini de yaptı, Cumhurbaşkanı Erdoğan yıllardır izlediği politikanın sonucunda Aralık 2024'te Suriye'de devrimci güçler Esad rejimini devirdi.

Yönetime gelen Ahmed Şara, Suriye'de hiçbir terör örgütü yapılanmasına göz yumulmayacağını söyleyerek 10 Mart 2025'ten bu yana süre verdiği Mazlum Abdi ve başını çektiği terör örgütü YPG'ye askeri operasyonlar başlattı.

18 Ocak itibariyle Suriye'de YPG terör örgütünün fiilen bittiğinin ilanı Cumhurbaşkanı Şara'nın duyurduğu entegrasyon anlaşması ile yapıldı.

ABD BAŞKANI TRUMP: SURİYE'Yİ ERDOĞAN KURTARDI

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte ABD'de düzenlediği bir basın toplantısı esnasında konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a getirerek şunları söylemişti:

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok kötü bir Suriye liderinden kurtulmamız konusunda bize yardımcı oldu. Haklını vermekte zorlanıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hakkının teslim edilmesi lazım. Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye'yi kurtardı.