Ramazan ayında iftar sofrası kurarak oruçlu kimseyi ağırlayan Müslümanlar sevabını merak ediyor. Bu noktada ise oruçluya iftar ettirmenin fazileti dikkat çekiyor. İşte, dinimizdeki yeri...
Ramazan ayı, paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin en yoğun şekilde hissedildiği mübarek bir zaman dilimidir.
Bu ayda kurulan her iftar sofrası yalnızca açlığı gidermek için değil; gönülleri bir araya getirmek, muhabbeti artırmak ve sevabı çoğaltmak için de önemli bir vesiledir.
Özellikle bir oruçluyu iftara davet etmenin ya da ona iftarlık ikram etmenin dinimizdeki yeri sıkça merak edilir.
“Kim bir oruçluya iftar ettirirse…” hadis-i şerifiyle müjdelenen bu güzel amelin fazileti, Ramazan’da yapılan en kıymetli ibadetlerden biri olarak öne çıkar.
Peki, oruçluya iftar ettirmenin sevabı nedir? İşte yanıtı...

İFTAR VERMENİN SEVABI
“Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz." Hadis-i Şerif | Tirmizi
Bu müjde Peygamber Efendimiz Muhammed tarafından verilmiştir ve Ramazan ayında yapılan ikramın manevi değerini gösterir.
Dinimizde bir oruçluya iftar ettirmek sadece zenginlerin yapabileceği büyük sofralar kurmak anlamına gelmez. Bir hurma, bir bardak su ya da küçük bir ikramla dahi olsa oruç açmasına vesile olmak aynı müjdeye dahildir.