Tüm dünya bu çatışmayı yakından takip ediyor...
Hindistan’ın Cammu Keşmir bölgesindeki Pahalgam’da 22 Nisan günü 26 turistin öldüğü terör saldırısı, iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırdı.
Hindistan, saldırıyı Pakistan destekli gruplara bağlarken, Pakistan suçlamaları reddetti.
Bu olay, karşılıklı hava sahalarının kapatılmasına ve sınırda çatışmalara yol açarken, Hindistan akşam saatlerinde Pakistan ve Pakistan kontrolündeki Keşmir’e füze saldırıları düzenledi.
"ALENİ BİR SAVAŞ İLANI"
Bu hamle, nükleer silahlara sahip iki Güney Asya komşusu arasında tam ölçekli bir askeri çatışma riskini artırarak uluslararası toplumda ciddi endişelere yol açtı.
Pakistan yetkilileri, saldırılarda aralarında bir çocuğun da bulunduğu en az 19 kişinin öldüğünü açıkladı ve bu eylemi “aleni bir savaş ilanı” olarak nitelendirdi.
Hindistan ise saldırılarının “odaklanmış, ölçülü ve tırmandırıcı olmayan” nitelikte olduğunu savundu, Pakistan’ın askeri tesislerinin hedef alınmadığını vurguladı.
Ancak, Hindistan kontrolündeki Keşmir’de polis, Pakistan’ın misilleme bombardımanı sonucu en az 10 kişinin öldüğünü bildirdi.

"HİNDİSTAN GERİ ADIM ATARSA MESELEYİ SONLANDIRIRIZ"
Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif, sosyal medyada yaptığı açıklamada, “Hain düşman, Pakistan’daki beş bölgeye korkakça bir saldırı düzenledi. Bu iğrenç saldırganlık cevapsız kalmayacak. Pakistan, buna kararlılıkla yanıt verme hakkını saklı tutar.” dedi.
Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, beş Hindistan uçağının düşürüldüğünü ve Hint askerlerinin esir alındığını iddia etti.
Asif, Bloomberg TV’ye yaptığı açıklamada, Hindistan’ın vurduğu bölgelerde terörist eğitim kampları olmadığını, yalnızca sivillerin zarar gördüğünü savundu. “Bu, Hindistan tarafından başlatıldı. Eğer Hindistan geri adım atarsa, biz de bu meseleyi sonlandırırız. Ancak saldırılar devam ettiği sürece kendimizi savunmak zorundayız.” diye ekledi.

BU ÇATIŞMALAR TEKRAR EDEN BİR DÖNGÜ MÜ?
Keşmir, Müslüman çoğunluklu bir bölge olup hem Hindistan hem de Pakistan tarafından iddia ediliyor. İki ülke, bölgenin kontrolünü Fiili Kontrol Hattı (Line of Control) adı verilen sınırla paylaşıyor.
Taraflar, 1947-48, 1965, 1971 ve 1999 yıllarında savaşlar dahil olmak üzere Keşmir'de çok sayıda çatışmaya girişti.
Washington merkezli Hudson Enstitüsü Hindistan İnisiyatifi Direktörü Aparna Pande, “Bu filmi daha önce izledik.” diyerek durumu özetledi:
“Her birkaç yılda bir, Hindistan’da, genellikle Pakistan merkezli bir terör grubuna bağlanan bir terör saldırısı oluyor, gerginlik tırmanıyor. 2016’dan beri Hindistan kendini kısıtlamayıp saldırılar düzenliyor, Pakistan karşılık veriyor ve genellikle uluslararası toplum devreye girerek gerginliği düşürüyor. Ardından iki ülke bir süre sonra diyalog kuruyor, ta ki yeni bir terör saldırısı gerçekleşene kadar. Bu, tekrar eden bir döngü.”

SAVAŞ ÇIKAR MI
Uzmanlar, çatışmanın seyrinin Pakistan’ın yanıtının ölçeğine ve niteliğine bağlı olduğunu belirtiyor. RAND Corporation savunma analisti Derek Grossman, hava saldırılarının “Hindistan-Pakistan geriliminde çok ciddi bir tırmanış” olduğunu ve “en uç noktada nükleer savaşa yol açabileceğini” söyledi.
Grossman, “Pakistan’ın tepkisi, eğer sözlerinde dururlarsa, oldukça güçlü ve tırmandırıcı olabilir. Çatışmanın ne kadar süreceği belirsiz, ancak her iki tarafın da durumun kontrolden çıkmasını ve nükleer seviyeye ulaşmasını engellemek için açık bir çıkarı var.” dedi.

"ÇATIŞMANIN NÜKLEER SEVİYEYE TIRMANMAMASI GEREKTİĞİNİ İKİ ÜLKE DE BİLİYOR"
Uzmanlar, çatışmanın seyrinin Pakistan’ın yanıtının ölçeğine ve niteliğine bağlı olduğunu belirtiyor. RAND Corporation savunma analisti Derek Grossman, hava saldırılarının “Hindistan-Pakistan geriliminde çok ciddi bir tırmanış” olduğunu ve “en uç noktada nükleer savaşa yol açabileceğini” söyledi.
Grossman, “Pakistan’ın tepkisi, eğer sözlerinde dururlarsa, oldukça güçlü ve tırmandırıcı olabilir. Çatışmanın ne kadar süreceği belirsiz, ancak her iki tarafın da durumun kontrolden çıkmasını ve nükleer seviyeye ulaşmasını engellemek için açık bir çıkarı var.” dedi.
Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü’nden Raji Pillai Rajagopalan, Pakistan liderliğinin geçmişte çatışmayı sınırlı tutma konusunda “makul bir olgunluk” gösterdiğini belirtti.
Rajagopalan, “Pakistan’dan bazı misilleme saldırıları beklenebilir, ancak hem Hindistan hem de Pakistan liderleri, bu çatışmanın nükleer seviyeye tırmanmaması gerektiğini biliyor.” dedi.

BÖLGESEL VE KÜRESEL RİSKLER
Hindistan’ın 172, Pakistan’ın ise 170 nükleer savaş başlığına sahip olduğu biliniyor. Grossman, tırmanan bir savaşın, düşük bir ihtimal de olsa, büyük güçleri vekalet yoluyla çatışmaya çekebileceği uyarısında bulundu.
Grossman, “Hindistan, Rusya’dan savunma silahları, özellikle son dönemde yeni füzeler alıyor. Aynı zamanda ABD ile güçlü bir ilişkisi var ve ABD de destek sözü verdi. Pakistan’ın en yakın stratejik ortağı ise Çin.” dedi.
Pakistan’ın ekonomik zorlukları da konvansiyonel bir savaş çabalarını sınırlayabilir.
Moody’s Ratings, 5 Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada, Hindistan ile uzun süreli bir çatışmanın Pakistan’ın ekonomik büyümesini olumsuz etkileyeceğini belirtti. Hindistan için ise, artan savunma harcamalarının hükümetin mali durumunu etkileyebileceği dışında önemli bir ekonomik sonuç öngörülmedi.