Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürüttüğü sıfır atık politikası, enerji ve doğal kaynak yönetimiyle entegre edilerek yeni bir aşamaya taşındı. Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında imzalar atıldı.
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu ve himayeleriyle çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı, sıfır atık vizyonu için kamu, özel sektör ve sivil toplum arasındaki bağı güçlendiren iş birliklerine devam ediyor.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla Sıfır Atık Vakfı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında hayata geçirilen iş birliği; enerji, madencilik ve doğal kaynaklar alanlarında sürdürülebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji kullanımının teşvik edilmesi ve sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılmasını kapsayan geniş bir çerçeve sunmaktadır. Bu kapsamda kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum arasında çok paydaşlı bir iş birliği modeli geliştirilmesi hedeflenmektedir.
"YENİ BİR ENERJİ VERİMLİLİĞİ KAMPANYASI BAŞLATACAĞIZ"
İmza töreninde açıklamalarda bulunan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Vakfı ve Bakanlığın tarihi bir imza için bir arada bulunduğunu belirterek, “Önümüzdeki yılları kapsayan güçlü bir iş birliği anlaşmasını imzaladık. Bu bağlamda Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayeleri ve liderliğinde Sayın Bakanımızın öncülüğünde biz Türkiye’de ve dünyada yeni bir enerji verimliliği kampanyasını başlatıyor olacağız” dedi.

"GLOBAL BİR ÇALIŞMAYA İMZA ATACAĞIZ"
Ülkemizde bu sene gerçekleştirilecek iki önemli etkinliğe dikkat çeken Ağırbaş, “Bir tanesi 5-7 Haziran arasında düzenlenecek olan Sıfır Atık Forumu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız da forumumuzun ana partnerlerinden olacak. İkincisi de Birleşmiş Milletler’in Taraflar Konferansı, yani COP31. COP31 toplantısında da Bakanlığımızla yapacağımız çalışmaların lansmanını ve duyurusunu yapacağız. Türkiye’den yeni bir proje çıkacağını biz öngörüyoruz. Enerji verimliliği ve buna bağlı başka çalışmaları Bakanlığımızla, Bakanımızın liderliğinde COP31’de dünyaya duyuracağız. Dünyanın diğer ülkelerinde BM’nin organizasyonlarıyla beraber dünyadaki enerji sarfiyatını düşüreceğimiz global bir çalışmaya imza atacağız” ifadelerini kullandı.
"DÜNYADA YAŞANAN FELAKETLERİN ÇOĞUNUN SEBEBİ ENERJİ"
Dünyanın enerji kriziyle baş başa olduğunu söyleyen Ağırbaş, “Dünyada yaşanan bu felaketlerin çoğunun temel sebebi enerji. Biz Türkiye’de çocuklarımıza, gençlerimize, vatandaşlarımıza enerjinin ne kadar kıymetli olduğunu anlatmak zorundayız. Türkiye petro üretiyor, doğal gaz üretiyor fakat 86 milyonluk bir ülkenin ihtiyacını karşılayacak seviyede doğal kaynaklarımız yeterli değil. Türkiye olarak enerjiyi yurt dışından ithal etmek zorunda kalıyoruz” dedi.

"YENİLENEBİLİR ENERJİDE ÖNEMLİ ÜLKELERDEN BİRİYİZ"
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin yenilenebilir enerjiyle ilgili çok ciddi yatırımları olduğunu belirten Ağırbaş, şöyle devam etti:
Yenilenebilir enerjide dünyada önemli ülkelerden bir tanesiyiz. Berat Bey döneminde başladı ve Sayın Bakanımızın döneminde ileriye taşındı. İnşallah daha da ileriye gidecek. Biz bir yandan gençlerimize yeşil enerjiyi, dönüşümü anlatırken vatandaşımızdan da enerji tasarrufuyla alakalı ciddi adımlar atmasını bekleyeceğiz. 86 milyon olarak yeni bir başarıya imza atacağımızı, Türkiye’yi daha ileriye götüreceğimizi öngörüyorum. Bu çalışmalarla hem vatandaşımızın ekonomisi rahatlatmak hem de ülke ekonomisinin üzerindeki yükü hafifletmek istiyoruz.
"SIFIR ATIK TÜRKİYE'DEN DOĞAN ULUSLARARASI BİR MARKA"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar bugünün önemine dikkat çekerek, “Bugün önemli bir gün bizler için. Dün Uluslararası Sıfır Atık Günü’ydü. O mesajımda da ifade ettim. Sıfır Atık, Türkiye’den doğan bir uluslararası marka. Biz şimdi bu marka ile enerjide en temel konulardan bir tanesi olan enerji verimliliğini artık çok daha farkındalığı artmış şekilde tüm Türkiye ve dünya gündemine taşımış olacağız” dedi.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin başlattığı Sıfır Atık Hareketi’nin 10 seneden kısa süre içerisinde Türkiye’den çıkan bir marka haline geldiğini belirten Bayraktar, “Son 3 yılda ben Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarında, New York’ta şahit oldum. Biz enerjide hem Türkiye olarak hem de dünya olarak önemli açmazların içerisindeyiz. Bir taraftan dünyada muazzam bir enerji talebi var bir taraftan da dünya çevre ve iklim krizi ile boğuşuyor. Dolayısıyla buna hitap edecek önemli inisiyatiflerinden bir tanesi Sıfır Atık. Biz onu inşallah şimdi enerji verimliliği ile taçlandıracağız” diye konuştu

"ASIL ÖNEMLİ OLAN KÜÇÜK YAŞLARDA BAŞLAYAN EĞİTİM"
Enerji verimliliğinin Türkiye’nin yıllardır çok büyük bir mücadele ile farkındalığı artırmak ve sanayiden tarıma, binalardan ulaşıma birçok sektörde önemli eylem planlarının olduğu bir alan olduğuna işaret eden Bayraktar, “2024 ve 2030 yıllarını kapsayan bir ulusal eylem planımız var. İkinci plan bu. Burada 20 milyar dolarlık bir yatırım hedefimiz var hem kamu hem de özel sektör olarak. Ama burada asıl önemli olan çok küçük yaşlarda başlayan eğitim. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderlik ettiği bu alan Türkiye’de 86 milyonun bu konuda bilinçlenmesini ve adeta küresel bir inisiyatifi getirecek önemli bir adım olacak” ifadelerini kullandı
"ENERJİ BÜTÜN GELİŞMELERİN ODAĞINDA"
Bölgemizde ve dünyadaki krizlere dikkat çeken Bakan Bayraktar, şöyle devam etti:
Bölgemizde krizler var, küresel bir krizin eşiğindeyiz. Enerji bütün bu gelişmelerin odağında. Elde ettiğimiz enerjiyi doğru kullanabilmek her zamankinden önemli hale geliyor. Türkiye’nin iklim hedefleri, sıfır atık ve enerji verimliliği ile el ele dünyaya önemli mesajlar vereceğiz. Bu mesajların ötesinde bizim çevreye olan sorumluluğumuza da katkı sağlayacaktır. Bu imzaladığımız protokol inşallah bunun çerçevesini oluşturacak. Bunun içerisinde çok farklı eylemler, uygulamalar ve toplantılarla bunu hep birlikte Türkiye ve dünyanın gündemine hep birlikte taşıyacağız.

DÖNGÜSEL EKONOMİ ODAKLI İŞ BİRLİĞİ
Protokol ile taraflar; enerji ve doğal kaynakların etkin kullanımı, atıkların azaltılması ve yeniden değerlendirilmesi süreçlerinde ortak çalışmalar yürütmeyi taahhüt etmektedir. Döngüsel ekonomi yaklaşımının sektörel uygulamalarla desteklenmesi ve iyi uygulama örneklerinin geliştirilerek yaygınlaştırılması, iş birliğinin temel öncelikleri arasında yer almaktadır.
Bu doğrultuda, enerji verimliliği, enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerji alanlarında ulusal ve uluslararası farkındalık kampanyaları düzenlenmesi, eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerinin hayata geçirilmesi planlanmaktadır. Ayrıca, sıfır atık perspektifiyle geliştirilecek projeler aracılığıyla sektörel dönüşümün hızlandırılması hedeflenmektedir.
ULUSAL VE ULUSLARARASI PLATFORMDA ORTAK ÇALIŞMALAR
Taraflar, protokol kapsamında ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen eğitim, seminer, çalıştay ve benzeri etkinliklerde iş birliği içerisinde hareket edecek; teknik bilgi paylaşımı ve uzman katkılarıyla süreçleri destekleyecektir. Aynı zamanda, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Süreçleri ve Taraflar Konferansları (COP) başta olmak üzere uluslararası platformlarda sıfır atık, sürdürülebilirlik ve enerji başlıklarında koordineli çalışmalar yürütülecektir.
Uluslararası Sıfır Atık Forumu gibi küresel girişimler kapsamında da ortak faaliyetlerin geliştirilmesi ve Türkiye’nin bu alandaki liderliğinin pekiştirilmesi hedeflenmektedir.

ÇOK PAYDAŞLI İŞ BİRLİĞİ VE BİLGİ PAYLAŞIMI
Protokol çerçevesinde; akademi, özel sektör, sanayi ve sivil toplum kuruluşları arasında iş birliğini güçlendirecek mekanizmaların oluşturulması öngörülmektedir. Taraflar, ihtiyaç duyulması halinde veri, akademik çalışma, teknik bilgi, eğitim materyali ve fiziki altyapı desteği sağlayarak ortak projelerin etkin şekilde yürütülmesine katkıda bulunacaktır.
Ayrıca, gerçekleştirilecek tüm faaliyetlerin planlama, uygulama ve değerlendirme süreçleri ortak bir anlayışla yürütülecek; iletişim ve tanıtım faaliyetleri eşgüdüm içerisinde gerçekleştirilecektir.
KURUMSAL ÇERÇEVE VE UYGULAMA SÜRECİ
Üç yıl süreyle geçerli olacak protokol, tarafların mutabakatı doğrultusunda uzatılabilecek esnek bir yapıya sahiptir. Protokol kapsamında yürütülecek projeler, ilgili mevzuat çerçevesinde ortak sorumluluk anlayışıyla hayata geçirilecek; izleme ve değerlendirme süreçleri proje bazlı olarak yürütülecektir.
Ayrıca, iş birliği kapsamında geliştirilecek tüm içeriklerde tarafların kurumsal kimliklerine uygun şekilde atıf yapılacak; fikri ve sınai haklara ilişkin hususlar ise proje bazlı sözleşmelerle ayrıca düzenlenecektir.

SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN GÜÇLÜ ORTAKLIK
Sıfır Atık Vakfı ile T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı arasında kurulan bu stratejik iş birliği, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda attığı kararlı adımların bir yansıması olarak öne çıkmaktadır. Protokol ile birlikte, kaynak verimliliği ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında bütüncül ve etkili bir dönüşümün desteklenmesi amaçlanmaktadır
SIFIR ATIK, BÜTÜNCÜL BİR DÖNÜŞÜM ÇAĞIDIR
Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda şekillenen bu sıfır atık yaklaşımı, yalnızca bir çevre politikası değil; üretimden tüketime, bireysel alışkanlıklardan kurumsal yapılara kadar uzanan bütüncül bir dönüşüm çağrısıdır. Bu vizyon, kaynakların emanet bilinciyle yönetildiği, israfın reddedildiği ve sürdürülebilirliğin kalkınmanın ayrılmaz bir parçası haline geldiği yeni bir yaşam kültürünü işaret etmektedir.
Bu çerçevede sıfır atık anlayışı, gelecek nesillere karşı ortak sorumluluğun somut bir ifadesi olarak konumlanmaktadır. Doğal kaynakların korunması, iklim değişikliğiyle mücadele ve döngüsel ekonomi hedefleri, ancak güçlü bir toplumsal sahiplenme ve çok paydaşlı iş birlikleriyle kalıcı sonuçlara ulaşabilecektir.
Türkiye’nin öncülüğünde gelişen bu model, küresel ölçekte uygulanabilir ve ilham verici bir yol haritası sunmaktadır