Foto Galeri
Ensonhaber.com
TÜM FOTO GALERİLER

Zeki Çelik: Mourinho beni istiyordu

Lille'de forma giyen milli yıldız Zeki Çelik, hayatıyla ve futbol dünyasıyla ilgili açıklamalar yaptı.

1/21

"FUTBOL BENİ ÇABUCAK İÇİNE ALDI" - "Toplamda 9 erkek kardeşiz. Ben en küçükleriyim. Çocukken sürekli sokakta futbol oynardım. Çoğunlukla ağabeylerim olurdu ve fiziksel olarak beni darmadağın ederler. Büyük bir aileden geliyorum ama kimi evlenip gitti, kimi askere gitti derken hiç bir arada olamadık. Ailem, her zaman iyi eğitim almamızı isterdi. Öğrenmeye teşvik ederlerdi. Gerekiyorsa şehir dışına bile çıkabileceğimizi söylerlerdi. Ancak, futbol beni çabucak içine aldı. Ailem de yeteneğim olduğunu anlayarak yolumu açtı.

2/21

Mahallemizde Selimspor vardı. Onların dikkatini çektim. Anneme söyledim. Benimle beraber Selimspor'a geldi ve onları tanıdı. Ardından Bursaspor'a gittim! İnanabiliyor musunuz? Şehrin en büyük takımı, Türkiye'nin en büyüklerinden biri. O zaman profesyonel olarak futbolcu olabileceğimi anladım. Aileme bakabilir, ihtiyaçlarını karşılayabilirdim. Çocukken babamın işten yorgun argın geldiğini görürdüm. O yaşta bu kadar çok çalışıyor olmasını bir türlü anlayamazdım. Ona yardım etmek istedim sadece.

3/21

"ÇOK İSTEDİM AMA OLMADI, BURSASPOR" - 17 yaşımdayken profesyonel sözleşme imzaladım. Fiziksel olarak a takımdakilerle mücadele edemiyordum. Onlarla antrenman yapıyordum ama yanlış giden bir şeyler vardı. Yine de büyük bir jenerasyonun parçasıydım. Hepsi a takımla maça çıktı. Le Havre'da Ertuğrul Ersoy veya Getafe'de Enes Ünal jenerasyonumdan örnekler. Çok istememe rağmen bir türlü Bursaspor formasıyla sahaya çıkamadım.

4/21

İstanbulspor'a transferim komplikeydi. Bursaspor gitmemi istemiyordu ama aynı zaman as takımda maça çıkmama da izin vermiyorlardı. U21'de oynuyordum. Onları zorladım. İstanbulspor'da taktiksel olarak çok şey öğrendim. Profesyonel futbolcularla birlikte gerçek antrenmanların faydasını gördüm. Beni geliştiren şey bu oldu. Yeteneğin yetmeyeceğini anladım. Her zaman çalışmanın asıl büyük faktör olduğunu gördüm. Ardından Lille'e transfer olmayı başardım. Bunun için İstanbulspor'a ne kadar teşekkür etsem azdır.

5/21

Lille'e gelmeden önce İkinci Lig'de oynuyordum. Çok hücumcu bir takımdık ve ben de katkı yapıyordum. Zaman zaman uzaktan gollerim veya asistlerim oluyordu. İstanbul'un büyük takımlarının benimle ilgilendiğini duydum. Özgüvenim adeta patladı.

6/21

"LUCESCU SAYESİNDE BÖYLE OLDU"- Lucescu, gelişimimde en önemli rollerden birine sahip. İkinci Lig'den bir oyuncunun milli takıma çağrılması ve oynatılması Türkiye gibi bir ülkede sıkça olmaz. Çünkü, Türkiye'de baskı çok yüksektir. Ayrıca, bugün Türkiye'nin Lucescu sayesinde çok güzel bir jenerasyonu oldu.

7/21

İstanbulspor'dayken her maç öncesi kendime, "Beni izliyorlar. Her şeyimi vermeli ve kendimi göstermeliyim.' diyordum. Antrenmanda da aynısıydım. Elimden gelenin iki katkını vermeye, öğrenmeye çalışırdım. Lucescu ve Galtier, bende aynı şeyi sevdi. Öğrenme konusunda asla tatmin olmuyorum. Kendimi çok eleştiririm. Eksiklerimi biliyorum ve üzerinde çalışmaktan yorulmuyorum. Şu an ise beni kaç kulüp izliyor, kim istiyor bilmiyorum. Çoklar galiba...

8/21

"LUIS CAMPOS'A 'SONRA' DEDİM" - Luis Campos, 30 dakika izledikten sonra transferimi onaylamış. Adana Demirspor'a karşı oynadığımız bir maçtı. İlginç bir şekilde o maç yarıda kaldı, ertelendi. Stadyuma kadar gelmiş ama ben bilmiyordum. Maçın sonunda Lille'den yetkililer, Fransızca bilen arkadaşım Kubilay Aktaş sayesinde onlarla görüştük. Campos benimle birebir konuşmak istemiş. O gün Campos'a, 'Çok yorgunum. Seni tanımıyorum. Sonra konuşalım.' dedim. Bugün bile Luis Campos ile bunu hatırlar güleriz. Ona kimse böyle bir şey yapmamış çünkü. Luis Campos'un futbol dünyasında bu kadar tanınan biri olduğunu gerçekten bilmiyordum.

9/21

"BIELSA İLE İŞLER KARIŞTI" - Luis Campos'un beni gerçekten istediğini hissettim. Dürüst bir adamdır, işlerini böyle yapar. Ciddi olduğunu hissederse, gelişimine ve büyük bir kariyere sahip olmana yardım eder. Her zaman arkanda dururu. Başlangıçta çok zorlandım. Çünkü, Lille büyük bir takım. Ligue 2'ye de gitmek istemedim. Bielsa'nın yaptıklarından ötürü yönetim de endişeliydi. Sonuç olarak Luis Campos bana mücadele edersem Lille'de ilk 11 oynayacağımı söyledi. Ben de hırsla çalışmaya başladım. Hayalim en üst seviyede oynamaktı ve Lille ile bunu kısa sürede başarmıştım.

10/21

Luis Campos ile görüşmem birkaç dakikada sona erdi. Kulübün projesini anlattı. Genç oyuncuları alıp olgunlaştırdıklarını ve ardından büyük fiyatlara sattıklarını söyledi. Aklımda bu hedefle Lille'e transfer oldum.

11/21

"KJAER'DEN BU YANA LILLE'İ SEYREDERİM" - Ben çok büyük bir futbolseverim. Simon Kjaer oynadığı dönemden beri Lille maçlarını izlerim. PSG'nin bu ligi domine ettiğini biliyordum. Ayrıca, Monaco'yu da yakından takip ediyordum.

12/21

Lille çok güzel bir şehir. Başlarda çok zorlandım, çünkü İngilizce bile bilmiyordum. Ailemi bırakmış ve ülke dışına ilk defa çıkmıştım. Sonra Yusuf Yazıcı, Bamba ve Ikone gibi oyuncular geldi. Tek kelime bile konuşamıyordum kimseyle. Onlara ne diyecektim. Takım olarak yemek yiyorduk ama sonra ben tek başıma oturuyordum. Pencereden dışarı bakıyordum. Takım arkadaşlarım gülüyor, eğleniyor, sohbet ediyorlardı. Hiçbir şey anlamıyordum. Konuşmalara katılamıyordum. Telefon da yasaktı. Benim için çok zor zamandı. Şanslıyım ki ağabeyim gibi olan Hasan Torun vardı ve beni de Lille'e o getirmişti.

13/21

"BENİM FRANSIZCAM İLE GALTIER'İNKİ AYNI DEĞİL" - Beni en çok zorlayan şey aksan oldu. Benim Fransızcam ile Galtier'nin Fransızcası iki ayrı dil gibi. Ayrıca, burada yollarda da zorlanıyorum. Fransa'daki yol tabelaları çok farklı. Restoranlarda komik tecrübeler yaşadım. Masaya oturuyorum, garsonlar menüyü getiriyor ve 15 dakika sonra bir daha geliyor. 45 dakika sonra da yemek önümüze geliyor. Bunu başta anlayamadım. Beni unutuyorlar sanıyordum. Sonunda öğrendim ki Fransızların yemek kültürü böyleymiş. Önce konuşuyorlar, iyi zaman geçiriyorlar, sonra yemek yiyorlar. Türkler olarak biz çok hızlı yemek yeriz. Ayrıca, Lille'de Türk restoranları buldum ve bu çok iyi oldu.

14/21

8 yaşımdayken amcamların bakklında çalışıyordum. Ağabeyim ise askerden dönmüş ve bir konfeksiyondaydı. Para kazanmanın ne kadar zor olduğunu 8 yaşımda anladım. Bugün iyi bir yaşamım var. Ancak, müsrif biri değilimdir. Paramı akıllıca kullanmayı tercih ediyorum. Lille'e taşınır taşınmaz kazandığım ilk parayla aileme ev aldım. Lille yönetimi ailemi de getirmek istedi ama onlar bunu reddetti. Bursa'da yıllardır aynı mahallede yaşıyorlardı, taşınmayı kabul etmediler. Ben de onlara mahallemizden çok güzel bir ev aldım. Kararlılığım da bu mahallede öğrendiklerimden geliyor.

15/21

"DIŞA KAPALI BİRİYİM" - Benim hakkımda çok şey bilinmez, karakterim böyledir. Arkadaş çevrem vardır ve aslında dışarıya kapalıyımdır. Mikrofonlara da sadece sahadaki performansımla ilgili konuşurum. Özel hayatımdan konuşurken rahat değilim. Kendimi korumak isterim. Biliyorum, daha fazla dışa açık olmalıyım.

16/21

"EN ÇOK BAMBA YARDIM ETTİ" - Lille'e alışmama en çok yardım eden oyuncu Jonathan Bamba oldu. Çünkü, arkadaşım Kubilay ile St.Etienne'de beraber oynamışlardı. Lebo Mothiba ve Loic Remy de bana çok yardımcı oldu. Gerçekten, çok iyi insanlardır. Tüm takım gerçekten iyi karakterlerden oluşuyor. Lille'e kolayca adapte oldum. Atmosfer her gün çok iyi. Çalışmak isteyen bir oyuncu için ideal bir ortam var. Çok fazla ulustan insan var ve herkes kendi espri anlayışını takıma getiriyor. Gerçekten harika bir tecrübe yaşıyorum burada.

17/21

"BURAK VE YUSUF'TA ROL OYNADIM" - Burak Yılmaz ve Yusuf Yazıcı'nın Lille'e transerlerinde önemli rol oynadım. Lille'de iyi oynayınca Türk oyuncuların önünü açtım. Artık Türkiye'deki oyuncular hakkında daha fazla Fransa'ya transfer haberleri çıkıyor. Luis Campos, bana gelip Yusuf Yazıcı hakkına ne düşündüğümü sordum. Yusuf'un harika bir karakteri olduğunu, sürekli öğrenmek istediğini ve en üst seviyede oynamak için gerekli yeteneğe sahip olduğunu söyledim. Yusuf, ilk sezonunda bazı taraftarları etkiledi. Ancak, tam anlamıyla takım olarak da geçen sezon iyi değildik. Çok kaliteliyiz ve çok çalışıyoruz. Bu sezon daha fazla tecrübelendik ve olgunlaştık.

18/21

"PSG'NİN ARDINDAN EN GÜÇLÜ BİZİZ" - Lille, PSG'nin ardından Fransa'nın en güçlü takımı. Bunu soyunma odasında da konuşuyoruz. Örnek olarak; Burak Yılmaz geldiğinde bana, 'PSG'den sonra bu ligde en güçlü takım kim?' diye sordu. Ben de ona Lille olduğunu söyledim. Rennes, Marsilya ve Lyon gibi kulüpler var ama biz onlardan daha iyiyiz. Jonathan Ikone inanılmaz bir oyuncu, her yerden çok tehlikeli. Harika bir kariyeri olacak. Jonathan David hala tam potansiyelini gösteremedi. Çok yetenekli bir genç oyuncu. Çok konuşmadık ama çok iyi dinleyicidir. Sadece 20 yaşında olduğunu unutmamak gerek.

19/21

Geçen sezon yarıda kalmasaydı, Şampiyonlar Ligi biletini alırdık. Buna eminim. PSG'den Mbappe ve Neymar'ı çıkarırsanız kartlar yeniden karılır. Bu iki yıldız yokken Paris o kadar da iyi değil. Onları Nisan 2019'da Neymar yokken 5-1 mağlup ettik.

20/21

"MOURINHO BENİMLE İLGİLENİYORDU" - Bu yaz Tottenham ve Jose Mourinho benimle gerçekten ilgileniyordu. Lille'e bir teklif yapıp yapmadıklarını bilmiyorum. Premier Lig'e transfer olmak beni gerçekten etkiler. Bu yaz transfer olmadığım için üzgün değilim. Özellikle, bu sezona nasıl başladığımızı düşünürsek...

21/21