Her cuma yayımlanan cuma hutbesini takip eden vatandaşlar, bugünkü hutbe konusunu araştırmaya başladı. Cuma namazı öncesi "27 Şubat 2026 Cuma Hutbesi" konusu ve tam metni haberimizde...
Her hafta olduğu gibi bu hafta da milyonlarca Müslüman, cuma namazı öncesinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan hutbenin konusunu merak ediyor.
Camilerde okunacak hutbeyi önceden incelemek isteyen vatandaşlar, özellikle sosyal medya ve arama motorları üzerinden “27 Şubat 2026 Cuma Hutbesi” başlığını araştırmaya başladı.
Manevi mesajları ve toplumsal konulara ışık tutan içeriğiyle dikkat çeken bu haftaki hutbenin konusu ve tam metni, cuma namazı öncesinde gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
27 Şubat 2026 tarihli Cuma Hutbesi’nin tamamı haberimizde...

BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE RAMAZAN BİR FIRSATTIR
Muhterem Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, hayatımızda tertemiz bir sayfa açalım, hatalarımızı gözden geçirelim, günahlarımıza tövbe edelim diye bazı zamanları bizlere ikram etmiştir. İşte içerisinde bulunduğumuz Ramazan-ı şerif, Allah’ın sevdiği bir kul olmak, kendimize çekidüzen vermek, varsa kötü söz ve davranışlarımızı terk etmek için büyük bir fırsattır.
Aziz Müminler!
Bu haftaki hutbemizde rahmet ve mağfiret ayı Ramazan-ı şerifi vesile kılarak; aileleri mutsuzluğa ve insanlığı felakete sürükleyen bağımlılık tehlikesine dikkatlerinizi çekmek istiyoruz. Bağımlılık, basit bir alışkanlık değildir; insanı sahte mutluluk ve geçici hazların esiri haline getiren bir hastalıktır. Kişinin zamanını heba etmesine, günaha dalmasına, şiddete yönelmesine, hatta kendisinin ve ailesinin canına kastetmesine sebep olan büyük bir tehdittir.
Kıymetli Müslümanlar!
Her biri bir diğerinden tehlikeli olan bağımlılıkların başında alkol ve uyuşturucu maddeler gelmektedir. Bu iki illet aklı ve iradeyi zayıflatmakta, insanın bedenini ve ruhunu içten içe çürütmektedir. Ailede huzur ve mutluluğu yok etmekte, yuvaları dağıtmakta, ocakları söndürmektedir. Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde, “Sakın içki içme. Çünkü içki her kötülüğün anahtarıdır.” buyurarak bu büyük tehlikeye dikkatlerimizi çekmektedir.
Değerli Müminler!
Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla hanelerimize kadar giren bir başka bağımlılık ise dijital kumardır. Üzülerek ifade edelim ki dijital kumar, toplumun azımsanmayacak bir kesimine sirayet etmiş durumdadır. Çok küçük miktarlarla başlanan bu illet, zamanla kişinin evini ve arabasını satmasına, bütün imkânlarını bu yolda tüketmesine ve borç batağına sürüklenmesine sebebiyet vermektedir. Aile bağlarının kopmasına, yuvaların dağılmasına neden olmaktadır. Cenâb-ı Hak bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.”
Aziz Müslümanlar!
Sadece gençleri ve çocukları değil, anne ve babaları da esaret altına alan bir diğer bağımlılık ise dijital bağımlılıktır. Dijital bağımlılık dikkati dağıtmakta, kişiyi yalnızlaştırmakta ve insanın çevresiyle olan bağını zayıflatmaktadır. İnsanların acısını “yardım edilmesi gereken bir durum” olmaktan çıkarıp “seyredilen bir içerik” haline getirebilmektedir. Bu bağımlılık sebebiyle alışveriş sitelerinde, sanal oyun ve eğlencelerde vakitler israf edilmekte, ömürler zayi olmaktadır.
Kıymetli Kardeşlerim!
Aklı örten her türlü maddeden, kumar ve dijital bağımlılıklardan korunmanın en etkili yolu, bu kötülüklere hiç bulaşmamaktır. Gençlerimize ve çocuklarımıza sevgi ve güven temeline dayalı bir aile ortamı sunmaktır. Bütün tedbirlere rağmen zararlı alışkanlıkların müptelası olan kardeşlerimize elimizi uzatmak, onları kötülerin insafına terk etmemektir. Kendi rahatımız için çocuklarımızın eline telefon ve tablet tutuşturmamak, yemek yemeleri ya da sessiz kalmaları için onları zararlı oyun, çizgi film ve eğlencelerle baş başa bırakmamaktır.
Aziz kardeşlerim, Ramazan-ı şerifin bereketinden istifade ederek hayatımızı yeniden gözden geçirelim. Zararlı alışkanlıklardan kurtularak yeni ve hayırlı bir başlangıç yapalım. Unutmayalım ki insan hayatı, bağımlılıklarla çürütülecek ve dijital mecralarda tüketilecek kadar önemsiz ve değersiz değildir.
1 İbn Mâce, Eşribe, 1.
2 Mâide, 5/90.