Euro
9.5547
0.4%
Dolar
7.8775
0.2%
Altın
466.15
0.87%
Borsa
1.322
-0.26%
Bitcoin
151.001
0.45%
9ºC
İstanbul
Açık 9 C

    Tekirdağ'da bir kadın sinek ısırması sonucu öldü

    Tekirdağ’da yaşayan Yüksel Sezgin isimli kadın, sinek ısırması sonrasında ateş, eklem ağrıları, döküntü, şuurunda dalgalanmalar şikayetiyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
    • İHA
    • 25.11.2019 - 16:55
    • Güncelleme : 25.11.2019 - 16:55
    Tekirdağ'da bir kadın sinek ısırması sonucu öldü

    Tekirdağ'ın Muratlı ilçesinde yaşayan 57 yaşındaki Yüksel Sezgin’i, sinek ısırdı. Bunun üzerine Yüksel Sezgin isimli kadın, hastaneye müracaat etti. Namık Kemal Üniversite Hastanesi’nde yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Sezgin, 2 aylık tedavi süresinin sonunda hayatını kaybetti.

    Sezgin, Muzuruklu Mahallesinde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Sezgin’in ölüm haberi sevenlerini yasa boğdu.

    ÖLÜM NEDENİ BATI NİL ATEŞİ

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Namık Kemal Üniversitesi Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalında Dr. Mustafa Doğan, “Batı Nil Ateşi olarak tanımlanan bir hastalık. Virüsler yoluyla, sivrisinekler aracılığı ile insanlara bulaşan bir hastalık. Hastaların yüzde 70-80’ninde herhangi bir klinik bulgu oluşmazken yaklaşık yüzde 20 gibi bir gurubu ateş, eklem ağrısı, halsizlik bulantı kusma, şuur bulanıklığı, koma gibi klinik tablolarla karşımıza çıkabilmektedir.

    DESTEK TEDAVİSİ YAPILDI

    Bahsettiğimiz mevcut hastamız bize ateş, eklem ağrıları, döküntü, şuurunda dalgalanma unutkanlık gibi bulgularla başvurdu. Hastamız yatırıldı ve gerekli kan tetkikleri yapıldı. Şuurunda dalgalanmalar olduğu için beyin omurilik incelemesi yapıldı. Batı Nil Virüsü tespit edildi. Buna yönelik tedaviler başlandı. Destek tedavisi yapıldı.

    Tekirdağ da bir kadın sinek ısırması sonucu öldü #1

    HASTALIĞIN TEDAVİSİ YOK

    Bu hastalığın kesin kanıtlanmış net bir tedavisi yok. Şu an uygulanan tedaviler tamamen kişinin desteklemeye yönelik tedavi yöntemleri. Bu hastamıza da gerekli tüm destek tedavileri yapıldı. Yaklaşık 2 aylık bir tedavi sürecimiz oldu. Maalesef uygulanan tedavi yöntemlerine yanıt alamadık ve kaybettik.

    ÖLÜM ORANI ÇOK DÜŞÜK

    Bu hastalığın genel olarak ölüm oranlarına baktığımızda yaklaşık yüzde 1’i ensefalit koma dediğimiz, menenjit dediğimiz tabloya yol açabilmektedir. Bu yüzde 1’inden yaklaşık yüzde 10’unda ölüm görülebilmektedir.

    BÖLGEDEKİ ARTIŞ CİDDİ BOYUTTA

    Özellikle 2018’den sonra Avrupa ve bizim de içinde bulunduğumuz coğrafyada, Batı Nil Ensefaliti olgularında ciddi bir artış mevcut. Bu artışla birlikte olguların bir kısmı da hayatını kaybedebiliyor.” ifadelerini kullandı.

    ''BELİRTİLERİ FARK EDERSENİZ SAĞLIK MERKEZİNE GİDİN''

    Doğan, açıklamasının devamında, “Özellikle kırsala çıkacak kişilerin, sivrisineklerin yoğun olarak bulunduğu ortama çıkacak kişilerin uzun kıyafet giymeleri, artı sinek kovucu losyon ve deodorant kullanmaları önerilir. Biraz önce saydığım klinik bulgular var ise de muayene için en yakın sağlık merkezine başvurmalarını öneriyoruz.” diye konuştu.

    TALİHSİZ KADININ ABİSİ KONUŞTU

    Konuyla ilgili konuşan kadının ağabeyi Recai Sezgin, “Burada incir ağacından incir koparırken sinek ısırıyor. Bu da arı soktu diye göremiyor çünkü sinek büyük, sinek arı gibi böyle. Beş altı saat sonra rahatsızlandı. Biz de onu hemen buraya hastaneye getirdik. İçeride düştü komaya girdi. Buradan Tekirdağ’a gittik. Orada kendisini kaybetmeye başladı. Elli dört gün zaten hep uyudu. Akciğeri balgam yaptı onu temizleyeceğiz deyip boğazını deldiler. Boğazını deldikleri gün bize göstermediler” şeklinde konuştu.

    ''ELİ ÇÜRÜDÜ''

    Kardeşlerini alıp başka bir hastaneye götürmek istediklerinde buna izin verilmediğini de anlatan Recai Sezgin; “Hastamızı almak istedik buradan alamazsınız dediler. Nereye gidersen git antibiyotik tedavisinden başka yapacak bir şey yok dediler. Normalde bir insanı arı soksa eli şişer. Bunda eli çürüdü. Zaten hemen fark ederek hastaneye getirdim. Yürü dedim yürüyemedi. Odasına gidemedi, emekleyemedi. İşimiz bitsin bakacağız. Avukatlar ile görüşeceğiz, gereken neyse yapacağız” dedi.

    UZMANLAR UYARDI

    Yüksel Sezgin’in, sivrisinek ısırması sonucu bulaşan Batı Nil Virüsü nedeniyle hayatını kaybetmesi üzerine, 5 bin sivrisineğin incelendiği projede yer alan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Viroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz önemli uyarılarda bulundu.

    Hüseyin Yılmaz, "Virüs taşıyan kuşlar eğer burada lokalize olurlar ise, bunları da ısıran sivrisinekler kuştan virüsü alıyorlar ve sonra insana ve atlara bulaştırabiliyorlar." dedi.

    Prof. Dr. Yılmaz, "Göçmen kuşlara bir şey yapamazsınız. Uçacaklar. Göçmen kuşlarda var bu virüs. O zaman iyi bir sivrisinek mücadelesi yapmamız gerekiyor. İyi bir sivrisinek mücadelesi de hem kişisel mücadele, hem de yerel yönetimlerin mücadelesi ile olmalıdır" diye konuştu.

    “VATANDAŞLAR VİRÜS RİSKİNİ GÖZARDI ETMEMELİ"

    Her sivrisinekte virüs bulunmayacağını fakat vatandaşların bu riski göz ardı etmemesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Vatandaşımız önce panik yapmayacak. Bir kere her sivrisinek virüs taşıyor anlamına gelmez. Yine de riski hiçbir zaman göz ardı etmemesi gerekiyor. Bu riski en aza indirmek için pencerelere sineklikler taktıracaklar. Işıldak dediğimiz sinek tuzakları koyacaklar. Sinek tuzakları ciddi anlamda sayılarını azaltıyor. Ciltlerine ticari bazı ürünler sürebilecekleri gibi limon ağacı ve okaliptüs yağı sürerek sivrisineklerden korunabilirler" dedi.

    “KUŞLARDAKİ VİRÜSÜ ENGELLEMEK MÜMKÜN DEĞİL, SİVRİSİNEK MÜCADELESİ ÖNEMLİ"

    Göçmen kuşların taşıdığı virüsü engellemenin mümkün olmaması nedeniyle, sivrisinekle mücadele yöntemleri ile sayılarının azaltılması gerektiğini ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti: “Sivrisinekler bir kere sulak, bataklık ortamlarda yaşamayı ve oralara yumurta bırakmayı seviyor. 25 derecenin onlar için en uygun yaşama ortamı olduğunu biliyoruz. Onların dezavantajına olabilmesi için ısının 10 derecenin altına düşmesi lazım. Çok sıcak ve kurak havalar, bataklığı ve sulak alanları kısmen kurutacağından sivrisinekler için pek uygun değil. O anlamda bizim işimize yaramayan tarzda olan su birikintilerini kesinlikle kurutmamız gerekiyor. Göllerde ise, biyolojik azı yöntemler denenmiş durumda. Bunlardan biri göllere sinek larvalarını yiyen balıklar. Bu sayede sinek popülasyonunu azaltmış oluyorsunuz aslında. Bütün hedef, sinek sayısını nasıl azaltabilirim. Yani dışarıdaki, mücadele bu tarzda olmak zorunda. Çünkü başka türlü mücadele şeklimiz yok. Kuşlara bir şey yapamıyoruz. O zaman sivrisinek sayısını azaltacağız. Ejderha sinekleri var. Sivrisinekleri yok edebiliyorlar. İlaçlamalar yapabilirsiniz. Görev yine yerel yönetimlere düşüyor. Çevre temizliği önemli çünkü organik atıkların bulunmamasında yarar var. Sinekler onlara gidiyor daha çok. Dolayısıyla iyi bir çevre temizliği, iyi bir sinek mücadelesi ile sinek sayısını azaltabiliriz"

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir