- Eve çiçek alındığında, bu çiçekler belirli bir süre sonra solmaya başladığında hem estetik hem de hijyen açısından sorun oluşturur.
- Solmuş çiçekler, bulunduğu ortamın havasını ağırlaştırarak mekânın ferahını bozarak hoş olmayan bir koku yayabilir.
- Çiçeğe uygun bakım gösterilmediğinde, bu süreç daha da hızlanır ve evin havasını yıpratıcı bir hale getirir.
Çiçek, eve ilk girdiğinde bulunduğu alanı anında değiştirir. Masa üzerinde durabilir, bir köşeye bırakılabilir ya da vazoya konulabilir. Ancak yerinin değişmesi gerçeği değiştirmez. Kökünden ayrılan her çiçek, sınırlı bir süre için canlılığını korur. Bu süre doğru yönetildiğinde çiçek eve değer katar; uzadığında ise bulunduğu ortamı yoran bir detay haline gelir.

BOZULMA HER ŞEKİLDE BAŞLAR
Çiçeğin vazoda olması ya da olmaması süreci değiştirmez. Yapraklar canlılığını kaybettiğinde, sap dokusu yumuşamaya başladığında bozulma başlamıştır. Özellikle kapalı alanlarda bu durum daha hızlı hissedilir. Ortaya çıkan koku bazen belirgin değildir; evin genel havasında hissedilen bir ağırlık olarak kendini gösterir.
GÖRÜNTÜ DEĞİL ÖNCE ORTAM DEĞİŞİR
Solmuş bir çiçek ilk bakışta yalnızca estetik bir sorun gibi algılanır. Ancak bir süre sonra bulunduğu alan ferah olmaktan çıkar. Çiçeğin olduğu köşe daha kapalı, hava daha yoğun hissedilir. Çiçek hala oradadır ama artık mekana katkı sağlamaz.

TUTULMAYA DEVAM EDİLEN AŞAMA
Çiçekler bir anda tamamen çökmez. Önce yapraklar sarkar, renkler matlaşır, saplarda yumuşama olur. Dokunulduğunda nemli bir his ya da hafif bir ekşilik fark edilir. Bu aşamada çiçek hala duruyor gibi görünse de işlevini tamamlamıştır. Bekletilmeye devam edilmesi yalnızca bozulma süresini uzatır.
İLGİ GÖRDÜĞÜNDE VE GÖRMEDİĞİNDE
Çiçekle ilgilenildiğinde canlılığı daha uzun süre korunur. Fazla sıcak, doğrudan güneş ve kapalı ortamlar süreci hızlandırır. Gözden kaçırılan çiçek ise kısa sürede bulunduğu alanı rahatsız eden bir unsura dönüşür. Bu durum çiçeğin konumundan bağımsızdır.

EVLE KURULAN DENGENİN KORUNMASI
Çiçek eve güzellik katmak için alınır. Ancak süresi dolduğunda orada kalması, evin havasını da yıpratır. Solmuş ve kokmaya başlamış bir çiçeği bekletmek estetik bir tercih olarak değil, ihmal olarak hissedilir. Çiçeğin evdeki varlığı, canlılığı sürdüğü sürece anlam taşır.