Euro
10.1591
-0.04%
Dolar
8.3867
-0.09%
Altın
506.4
-0.07%
Borsa
1.461
0.29%
Bitcoin
325.625
7.71%
19ºC
İstanbul
Çok bulutlu 19 C
    Edebiyatta kedi metaforu ve yazarların sevgisi

    Edebiyatta kedi metaforu ve yazarların sevgisi

    Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. En başta kedilere...
    • Analiz
    • 05.06.2021 - 14:02
    • Güncelleme : 05.06.2021 - 17:31

    Dostoyevski’nin Suç ve Cezası’nın unutulmaz karakteri Raskolnikov’un ağlayarak bir atın boynuna sarıldığı sahne...

    Kışkırtıcı filozof Nietzsche’nin delilik krizlerinden birinde kırbaçlanmış bir ata tutunarak ağlaması, Ursula K. Le Guin’in Yerdeniz kitaplarındaki haşin ejderhalar, Edgar Allan Poe’nun kuzgunu…

    YAZARLARIN KEDİ SEVGİLERİ

    Bir de yazarların, şairlerin belki bir sığınma alanı olarak gördükleri kedi sevgileri... Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kara kedisiyle çektirdiği fotoğrafı meşhurdur. Sabit Fikir dergisinde Mustafa Akar'ın verdiği bilgilere göre, kediler yazarların vazgeçlmezleri arasındaki yerini her daim korumuş.

    Edebiyatta kedi metaforu ve yazarların sevgisi #1

    EDEBİYATIN BAŞ KARAKTERLERİ

    Ya ötekiler, Mustafa Kutlu ve İbrahim Tenekeci’nin Saka kuşlarına olan sevgileri… Süleyman Çobanoğlu hep bir Kangal beslemeye heves etti. Tomris Uyar ve Bilge Karasu’nun kedi sevgileri malum. Nice öykülerinin, yazılarının baş karakteri oldu böylece kediler.

    Edebiyatta kedi metaforu ve yazarların sevgisi #2

    EDEBİYATÇILARIN CANLILARA OLAN İLGİSİ

    Edebiyatçıların diğer canlılara karşı gösterdikleri bu ilginin altında fıtratla alakalı bir gerçeğin yattığına inanıyorum. Yazarlar, şairler insanı ve insana dair meseleleri anlatırken, hakikatin çeperlerinde dolanıyorlar, o çeperi delip geçeni çok az olabilir.

    İBNİ HALDUN'UN TESPİTİ

    Yine de rahatsız ruhların bu macerası bize çok şey söylüyor. İbn Arabî’nin bu konudaki tespiti ise harika. Hazret, nefsini ehlileştirdikçe yabanî canlıların kendisinden kaçmadığını keşfeder ormandaki gezilerinde.

    İçindeki nefs öldükçe, başka canlılarla dolaysız bir yakınlaşma kurar. Bizde de vardır; eski dervişleri anlatan çizimlerde, hemen yanlarında bir geyik, bir karaca olduğunu fark ederiz.

    Edebiyatta kedi metaforu ve yazarların sevgisi #3

    EDEBİYATIN ÖBÜR CANLILARI

    Demek nefsle birlikte insanın içindeki o yabanilik de ölüyor, geriye kalan hakikat ise kosmosla bağ kurmamızı, onla yakınlaşmamızı sağlıyor.

    Edebiyatın öbür canlıları -kediler, kuzgunlar, ejderhalar- içimizdeki yabanî tadı anlamamızdaki en büyük yardımcılarımız. O zaman biz de tekrarlayalım Karasu’nun deyimleşmiş öğüdünü: Ne kitapsız, ne kedisiz…

    Ergül Tosun

    Kitap sayfası için iletişim:

    ergul.tosun@ensonhaber.com

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir