Euro
9.7117
-0.05%
Dolar
8.1617
0.15%
Altın
452.86
-0.26%
Borsa
1.376
0%
Bitcoin
495.411
-0.10%
Vakıf Katılım
kalan süre
Sahur
04:54
Öğle
06:24
İkindi
13:10
İftar
16:50
Yatsı
19:46

    Başbakan Davutoğlu Kanal 24'te gündemi değerlendirdi

    Kanal 24'te gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, CHP'nin seçim kampanyasını eleştirdi.
    • Haber Merkezi
    • 22.04.2015 - 09:12
    Başbakan Davutoğlu Kanal 24'te gündemi değerlendirdi

    Başbakan Davutoğlu Kanal 24 te gündemi değerlendirdi #1

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ben gerek HDP'nin gerek CHP'nin bildirgelerini okuduğumda veya herhangi birisi okuduğunda zihninde bir Türkiye tablosu canlanmıyor. Canlanan şey; insanları nasıl kandırabilirim, nasıl oylarını alabilirim" dedi.

    Davutoğlu, Kanal 24'teki canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    "YÜKSEK GELİR GRUBU ÜLKELER ARASINA GİRECEĞİZ"

    Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin kendilerinden önce orta alt grubu ülkeler arasında bulunduğunu, AK Parti döneminde ise 11 bin dolarla orta üst grubu ülkeler arasında yer aldığının altını çizdi. Davutoğlu, 14-15 bin dolar civarında ise yüksek gelir grubu ülkeler arasına gireceklerini bildirdi.

    "BU PARALAR NEREYE GİTTİ DİYORSUN YA İŞTE BURADA"

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da hesap bilmediğini savunan Davutoğlu, şunları kaydetti:

    "Bir rehber tutacağım Kılıçdaroğlu'na, benim özel bir arkadaş, alacak Kılıçdaroğlu'nu elinden şöyle önce bir Marmaray'a indirecek, tünelden karşıdan karşıya kıtalararası bir seyahat yapacak. Sonra soracak 'Kemal bey 12 yıl önce var mıydı böyle bir şey?' Tabi 12 yıl önce İstanbul'u biliyor muydu onu bilmiyorum. Sonra alacak onu Avrasya Tüneli'ne indirecek, sonra gidecek yine elinden tutup 17 bin kilometre bir arabaya bindirip, ceza niyetine değil ödül niyetine, 17 bin kilometre duble yoldan onu geçirecek. Sonra bir Konyalı olarak davet ediyorum, İstanbul'dan binecek hızlı trenle Ankara'ya gelecek, Ankara'da binecek Konya'ya hızlı trenle keyif içerisinde gidecek. Sonra soracağız 'Kemal bey, Türkiye'yi bırak hızlı trenle seyahat etmeyi, hızlı tren lafını edebilir miydi AK Parti geldiğinde?' Bu paralar nereye gitti diyorsun ya işte burada.

    Davutoğlu: Kılıçdaroğlu'nu tutacaksın elinden tek tek saydıracaksın İZLE

    "SONRA ALACAKSINIZ KILIÇDAROĞLU'NU UÇAĞA BİNDİRECEKSİNİZ.."

    Sonra yeşil, ağaç falan, bunlara dönük ilgilerinden bahsederler hep, 3,5 milyar fidanı Kılıçdaroğlu'na tek tek saydırmak lazım. Elinden tutacaksın bak bu sarı çam ağacı, bu şu ağaç, Türkiye'de 3,5 milyar fidan ve iddiamız; dünyada ne kadar insan varsa o kadar fidan olacak. 7 milyara kadar çıkaracağız bunu. Sonra alacaksınız Kılıçdaroğlu'nu uçağa bindireceksiniz Türkiye'nin, Iğdır'da, her ilimizde, Batman'da vesaire her yerde uçakla götüreceksiniz, uçağın içerisindeki insanlara soracaksınız, '12 yıl önce siz uçak nedir bilir misiniz ey vatandaşlarım?' Kılıçdaroğlu duysun diye. Dolayısıyla ben hazırım, Kılıçdaroğlu'na bir rehber vereceğim, Türkiye'de ne yapılmış 12 yıl içerisinde bir görsün.

    Sonra gitmez ya fazla Kenya ile Somali'yi karıştırır, bir rehber daha vereceğim Türkiye'de eskiden kaç büyükelçilik vardı, şimdi kaç büyükelçilik var, şöyle bir gezsin hani bu paralar nereye gitti diye soruyor ya. Milletimiz biliyor. Kendi döneminde sosyal sigortalar hastanesinin ne olduğunu biliyor, şimdi biliyor."

    "VAAT EDİP YAPMAMAK, YALANIN BİR TÜRÜDÜR"

    Ahmet Davutoğlu, CHP'nin bin 500, HDP'nin de bin 800 lira asgari ücret vaat ettiği hatırlatılarak, "Neden konforlu bir siyaset seçerek siz de 3 bin lira açıklamadınız" sorusunu yanıtlarken, 8 Haziran'da iktidarda kendileri olacağı için bu tür söylemlerde bulunmadıklarını belirtti. Davutoğlu, ayrıca yalan söylememek gerektiğini vurguladı. Bilerek asla yalan söylemediğini ifade eden Davutoğlu, bu tür vaatlerle ekonominin nereye geleceğinin bilindiğini kaydetti. Davutoğlu, vaat edip yapmamanın yalan söylemenin bir türü olduğunu vurguladı.

    "2017'DE BÜTÇE FAZLASI VERECEĞİZ"

    Göreve geldiklerinde bütçe açığının GSMH'ye oranının yüzde 10,8 olduğunu bugün ise yüzde 0,7 olduğunu ifade eden Davutoğlu, Türkiye'nin bütçe açığı bakımından dünyanın en iyi ülkelerinden biri olduğunu vurguladı. Davutoğlu, "İddiamız şu, bu sözü veriyorum ben, bunu orta vadeli programa koyduk, bütün açıklamalarımda söyledim, şimdi de söylüyorum 2017'de bütçe fazlası vereceğiz biz" dedi.

    "BU BAŞARILARI BİZ RİSKE EDER MİYİZ?"

    Kemal Kılıçdaroğlu'nun vaatlerinin maddi karşılığının 150 milyar lira civarında olduğunun altını çizen Davutoğlu, bu rakamın yüzde 10 bütçe açığı anlamına geldiğine işaret etti. Ahmet Davutoğlu, 12 yılda yapılan hizmetin halk tarafından görüldüğünü vurguladı. Davutoğlu, "En kolay harcanan veya speküle edilen şey; sizin kazanmadığınız paradır. Yani alnınızın terini şöyle bir döktüğünüz zaman üzerine titrersiniz. Neden biz şimdi bu ülkenin üzerine titriyoruz; hem çok sevdiğimiz için ama gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Bu başarıları biz riske eder miyiz?" görüşünü dile getirdi.

    "Bizim konforlu değil, doğru siyaset üretmemiz lazım" diyen Davutoğlu, muhalefetin vaatlerinin hesabını halkın zaten yapacağını bildirdi.

    "MUHALEFER GELİŞMELERİ TAKİP ETMİYOR"

    Sosyal yardımlarla ilgili kendilerine yapılan eleştirilere değinen Davutoğlu, muhalefetin yapmayı taahhüt ettiği sosyal yardımları kendilerinin çoktan yaptığını anımsattı ve muhalefetin gelişmeleri takip etmediğini söyledi.

    "CHP'NİN BİLDİRGESİNDE TÜRKİYE TABLOSU YOK"

    Ahmet Davutoğlu, "Bir açık artırma var, konforlu siyasetin şeylerini ortaya koyuyorlar. Ben gerek HDP'nin gerek CHP'nin bildirgelerini okuduğumda veya herhangi birisi okuduğunda zihninde bir Türkiye tablosu canlanmıyor. Canlanan şey; insanları nasıl kandırabilirim, nasıl oylarını alabilirim" dedi.

    Davutoğlu ayrıca, ekonomiyi güçlendirdiklerini, vesayetle, darbe teşebbüsleri, e-muhtıralarla, paralelcilerle, Geziciler ve dünyada adalet anlayışlarına karşı çıkan bir sürü nifak tohumları ile mücadele ettiklerini vurguladı.

    "PİJAMA İLE KARŞILAYANLAR BENZER BAŞBAKANLAR İSTİYOR"

    Ahmet Davutoğlu, bazı köşe yazarları ve ekonomistlerin hükümeti popülist politika yapmakla suçladığını anımsatarak "başbakanı pijama ile karşılamaya alışmış" bazı medya mensuplarının benzer başbakanlar gelsin diye muhalefetin vaatlerini "halka dokunan vaatler" diye manşet yaptığını söyledi. Davutoğlu, tek meselenin AK Parti'nin sağladığı yükselmeyi durdurmak olduğunu kaydetti.

    MİLLİ PROJELER

    AK Parti ile diğer partilerin seçim beyannamelerini karşılaştıran Davutoğlu, "Bizim hedefimiz, bu bir vizyon. Diğer partilerin böyle bir vizyonu yok" dedi.

    Davutoğlu, bu doğrultuda sanayi sektöründen, artık Ar-Ge, tasarım ve markalaşmada kademe atlayıp, başkasının tasarımını üreten bir ülke olmaktan çıkıp Türk tasarımını yapması beklentisinde olduklarını bildirdi. Milli Muharip uçağın ardından önce 30 daha sonra ise 70 ve 90 kişi kapasiteli milli bölgesel uçak yapılması için hazırladıkları projeyi kamuoyuyla kısa süre sonra paylaşacaklarını ifade eden Ahmet Davutoğlu, "Milli tank, milli savaş gemisi zaten yürüyen projeler. 2023'e geldiğimizde savunma sanayimizde, uzay teknolojisinde yüzde yüz Türk mührü taşımayan bir şey olmayacak. İddiamız bu" diye konuştu.

    Millileşmekten ülkeyi kapatmayı değil, dünyaya açarak potansiyeli ve imkanlarıyla kendi mührünü taşıyan ürünlere ulaşabilmeyi kastettiklerini belirten Davutoğlu, dünya ekonomisi gerilerken, kendilerinin bu iddiaları ortaya koyduğunun altını çizdi.

    AĞRI'DA YAŞANAN OLAYLAR

    "Ağrı'da yaşanan olaylarda terör örgütü PKK'nın elindeki silahı ateşliyor olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusunu da yanıtlayan Davutoğlu, çift üsluplu siyasetle ilgili bir sıkıntı olduğunu ve bu durumun HDP'de çok bariz görüldüğünü vurguladı.

    Davutoğlu, "Türkiye'nin belli yerlerini dolaşıp barış güvercini gibi konuşacaksınız ama dönüp PKK'ya 'niye silahları bırakmıyorsun, ben burada siyaset yapıyorum' demeyeceksin. Olmayacak olan şey bu. Bu iki yüzlülükle Türkiye'de siyaset yapılamaz" diye konuştu. Kendilerinin seçim güvenliğini teminat altına alma görevi bulunduğunu hatırlatan Davutoğlu, şunları söyledi:

    HANGİSİ PROVOKASYON

    "Ağrı'daki olay tekerrür ederse bir an bile tereddüt etmeden aynı tedbiri yine alırız. Ben ilgili bütün güvenlik birimlerinden bilgi aldım. Bir şey konuşuyorsak bunun bir karşılığı var. Birisi ağaç dikme şenliği yapıyoruz dediği sırada dağdan herhalde oyuncak silahlarla değil, silahlarla birileri iniyor, o şenliğe geliyor ve bu barışçıl oluyor ama orada halka baskı yapılmasını engellemek isteyen askerimizin oraya gitmesi bir provokasyon oluyor. Öyle mi?

    "BEN BUNLARA KÜRT BAAS'I DİYORUM"

    Bu ülkede siyaset yapacaklarsa bilsinler ki bu ülkenin her santimetrekaresinde bizim askerimiz, emniyetimiz güvenliği sağlar. Bunun için kimseden izin almaz. Yapmazlarsa biz hesap sorarız. Bakan arkadaşlarım anlatıyor, saat 11.00'de bir sandıkta bütün oylar kullanılıyor, kapatılıyor. Açılıyor, tek bir partiye çıkıyor oylar. Bu mümkün mü? Esed rejiminde mümkün. Onun için ben bunlara Kürt Baas'ı diyorum. Çünkü aynı mantık. Gidiliyor o köy tehdit ediliyor. Çıksın Demirtaş önce böyle bir şeye karşı çıksın. Benim seçim bölgem Konya'da benim partimden birisi böyle bir şey yapsın, partiden atarım, onun Konya'da siyaset yapmasına izin vermem. Niye Demirtaş bunu söylemiyor? Niye Kadıköy'de konuşurken son derece liberal, Avrupa standartlarında bir demokrat ama Ağrı'da olaylar olduğunda konuşurken son derece otokratik bir örgütün sözcüsü. Ne olacaklarına karar versinler."

    "HER TÜLÜ TEDBİRİ ALIRIZ"

    Kendilerinin bu tür provokasyonları zaten beklediklerini ve buna karşı da tedbirli olduklarının altını çizen Davutoğlu, "Bundan sonra da herhangi bir silahlı unsur seçim sonuçlarını etkileyecek şekilde halka baskı yaparsa her türlü tedbiri alırız" ifadelerini kullandı.

    "GİDİŞATI DEĞİŞTİRMEK İSTEYEN YANILIR"

    Başbakan Davutoğlu, HDP'nin barajı geçip geçmemesiyle ilgilenmediklerine işaret ederek, kendi yollarına bakacaklarını söyledi. Davutoğlu, "Ama ben başbakan oldukça Türkiye'nin her santimetrekaresinde bedeli ne olursa olsun, karşıma kim çıkarsa çıksın, siyaset de yaparız, bayrağı da dalgalandırırız. Baskıyla, terörle, bir şekilde Türkiye'nin gidişatını değiştirmeyi düşünen varsa yanılır. Biz bu ülkeyi başıboş bulmadık. Hiç kimseye de pabuç bırakmayız" dedi.

    "ÇÖZÜM SÜRECİ İHMAL EDİLMEDİ"

    Yeni Türkiye sözleşmesinde "Çözüm Süreci"nden özellikle bahsetmediğini dile getiren Ahmet Davutoğlu, Çözüm Süreci'nin konjonktürel bir durum olduğunu ifade etti. "O metin 100 sene sonra okunduğunda da anlamı olan bir metin olsun diye kaleme alındığı için öyle, ihmal edildiği diye değil" diyen Davutoğlu, Çözüm Süreci'nin içinde demokratikleşme ve normalleşmenin olduğunu ve bunların da bu metinlerde yer aldığını anlattı.

    Çözüm Süreci'nin kendileri için olmazsa olmaz bir hedef olduğunu belirten Davutoğlu, devletler etnik ve mezhep çatışmalarıyla kan kaybederken, çözüm sürecinin Türkiye'de kalıcı barışı inşa etme süreci olduğunu kaydetti.

    "KOBANİ'DE YENİ BİR İNŞA FAALİYETİ LAZIM"

    "Suriye'deki son gelişmelerin" sorulduğu Davutoğlu, "Kobani olayı olduğunda bütün dünya Suriye'yi konuşuyordu. Türkiye'de de Suriye'yi konuşuyorlardı. Kobani olayları bitti ne oldu? Kobani'de yeniden inşa faaliyeti lazım, yine Türkiye'den talep ediliyor ama bir anda Suriye gündemden düştü. Bitti mi Suriye'deki olaylar?" ifadelerini kullandı.

    İdlib'in muhaliflerin eline geçmesine rağmen haber olmadığını belirten Davutoğlu, Suriye rejimini meşru göstermek için, muhalifler yerine "Nusra Cephesi'nin İdlib'i ele geçirdiğinin" yazıldığını aktardı.

    "BİR EL ESAD'IN YAŞAMASINI İSTİYOR"

    Halep'te muhaliflerin ciddi ilerleme sağlamasına, rejim güçlerinin önemli ölçüde geriye çekilmesine rağmen bunun gündemde olmadığına dikkati çeken Davutoğlu, şunları kaydetti:

    "Neden? Psikolojinin değişmesini istemiyorlar. Muhalifler bir taraftan Halep'in doğusundan DAEŞ'le çarpışıyorlar, bir taraftan Halep'in batısında ve güneyinde rejimle çarpışıyorlar. Çok önemli istihbari bilgiler her gün bizim önümüze akıyor ama bir el, Esad'ın yaşamasını istiyor, aynı Sisi gibi. Esad'ın da ailesinin de İsrail'e hiçbir zararı olmadı. Esad yönetiminde de her iki yönetimde de İsrail'e dönük hiçbir... Burada esas güvenlik İsrail'in güvenliği olarak algılanıyor. İran'ın kullandığı argümanları bir kenara koyun bu anlamda, nihai kertede, bir azınlık rejiminin Suriye'de devamı isteniyor ki Suriye'de demokrasi olmasın, Mısır'da demokrasi olmasın. Çünkü herkes biliyor ki demokrasi geldiğinde Türkiye'de olduğu gibi onurlu bir dış politika takip edilir ve kim yanlış yaparsa ona karşı da dik durulur."

    "ARAPLARI HAREKETLENDİREN TÜRKİYE'NİN BAŞARISI"

    Arapları hareketlendiren şeyin, Türkiye'deki başarı hikayesi olduğunu belirten Davutoğlu, "Arap dünyasında demokrasinin başarısızlığının üzerinden yürütülen politikaların sebeplerinden biri de Türkiye'yi kıskaca almak, zayıflatmak, Türkiye'deki başarının bir örnek teşkil etmesini unutmak. Tam da 2012'de Ortadoğu'da demokrasi yaygınlaşırken ve Türkiye örneği zikredilirken, Mısır'da Tahrir Meydanına bu sefer darbe yanlıları çıktı, Türkiye'de de Gezi hareketleri başlatıldı" diye konuştu.

    "SEÇİMLER, BAŞKA ÜLKELERİN DE KADERİNİ ETKİLİYOR"

    İçeride ve dışarıda, iki yıldır, paralel yapının ve Türkiye'nin başarısını engellemeye çalışan çevrelerin sözcüsü olanların, "Türkiye'de demokrasi yok, otoriterleşme var" dediğini aktaran Davutoğlu, buna bir cevap olarak Yeni Türkiye Sözleşmesi'ni hazırladığını söyledi.

    Arap gençlerine, "Türkiye'de başarısız, Müslüman dünyanın demokrasiye geçmesi, onurlu hayat yaşaması mümkün değil, siz diktatörlerin, zalimlerin altında yaşayın, sesiniz çıkmasın, mezhep çatışmaları içinde birbirinizi katledin" mesajının verildiğini ifade eden Davutoğlu, Tunus'ta, Şubat 2011'de Mısır bayraklarıyla Tahrir'de, Suriye'de Humus Meydanınında gençlerin özgür ve onurlu bir gelecek istediğini kaydetti.

    "Tarih ceberut davranışlarla akışını geciktirir ama değiştirmez" diyen Davutoğlu, Türkiye'de seçimlerin, demokrasinin, güvenliğin korunarak özgürlüğün tahkim edilmesinin, güçlenmesinin önemli olduğunu vurguladı.

    Davutoğlu, Türkiye'deki seçimlerin artık Türkiye'nin kaderini aşan etkiler yaptığını, doğurduğu sonuçlarla başka ülkelerin, toplumların kaderini de değiştirdiğini söyledi.

    "MHP'NİN MİRASI BELLİ"

    "AK Parti seçim yarışında bundan sonra yoluna hangi adımlarla devam edecek? Seçim çalışmalarınızı değerlendirir misiniz? Birkaç temel kritik soru var; HDP barajı geçecek mi, AK Parti'den MHP'ye oy kayacak mı, CHP'nin adayları ve seçim bildirgesi nasıl yankı buldu, oylarını artıracak mı? Bu sorular ışığında değerlendirmeniz nedir?" sorusuna, Davutoğlu, şu yanıtı verdi:

    "AK Parti'nin en önemli farkı Türk siyasetindeki özne olmasıdır. Ne düşündüğünü, ne yapmak istediğini, ne tür bir Türkiye özlediğin söyledi. 2002'de, 2007'de, 2011'de söyledi, şimdi 2015'te söylüyor. Bizim hiçbir beyannamemizde, hiçbir açıklamamızda reaksiyonel bir tavır görmezsiniz. Biz, ne olduğumuzu anlatırız, başkasının ne söylediklerini takip ederiz tabi, acaba onların zihninde ne var, anlayalım diye. Ama söylemimizi başkalarının performansına... 'Barajı geçecek mi, geçemeyecek mi?' emin olun ilgilendirmiyor bizi. Bizi ilgilendiren tek şey zihnimizdeki Türkiye'yi inşa edebilmek. Geçerse, Meclis'te yan yana otururuz, geçmezse ama bir tek şeyle ilgilendirir, geçmediği zaman gürültü çıkarmamaları lazım. Sonucuna razı olacaklar, yarışa bu kurallarla giriyorlar. Şimdiden bunu söylüyoruz ki 8 Haziran sabahı kimse meşruiyet tartışması yapmasın. Şu anda bize gelen şeylerde, bunun epey gerisinde oldukları kanaati bizde var ama hiç önemli değil. Biz gideceğiz Doğu'da, Güneydoğu'da kendi düşüncemizi, çözüm sürecini, kardeşliğimizi anlatacağız. Çevredeki çatışmaların ortamında Türkiye'de demokrasinin onlar için ne anlam ifade ettiğini anlatacağız."

    "MHP'nin zaten 2001'de nasıl bir Türkiye bırakıp gittiği belli, MHP'ye niye reaksiyon gösterelim biz? MHP'nin mirası belli" diyen Davutoğlu, AK Parti'nin söylemlerinde milliliği vurguladığını, bunun beyannamenin de asli unsuru olduğunu söyledi.

    "UZLAŞININ HER TÜRÜNE AÇIK BİR METİN"

    CHP'nin reaksiyonel hareket ettiğini kaydeden Davutoğlu, onların tutumlarının da belirleyici olmadığını ifade etti.

    "Siyaseti, söylemi biz belirleriz" diyen Davutoğlu, kendi performansları, söylemleriyle halkın önüne çıktıklarını dile getirdi. Yeni Türkiye Sözleşmesi'ni iki gün çalışarak, ortak akılla kelimelere döktüklerini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:

    "Yeni Türkiye Sözleşmesi, bütün Türkiye'ye, hangi görüşten olursa olsun herkese yaptığımız bir çağrı. İçinde AK Parti yok, bilinçli olarak kullanmadık, bir tek benim imzam var. Şunu söylüyoruz AK Partili olmayan seçmenlerimize, vatandaşlarımıza; ortak metinde buluşalım. Ortak bir siyasette buluşamıyoruz, doğaldır demokrasilerde buluşmamız gerekmiyor. Ortak bir ekonomik vizyonda da buluşmayabiliriz doğaldır, herkes alternatif düşüncesini koyar ama ortak ilkelerde buluşabiliriz. Hatta bu ilkelerden hareketle bir anayasayı şimdiden konuşabiliriz. Bu anlamda uzlaşının her türüne açık bir metin.

    Ben o metni bilerek... Hiç hoşlanmadığım şeyin metin okumak olduğunu herkes bilir, irticalen konuşmayı tercih ederim ama o metni özellikle okudum. Şunu söylemek için; Bu metindeki her bir cümle, virgül itinayla yazılmıştır, gelin buna ya alternatif bir metin siz çıkarın, biz onu tartışalım, onu bunla karşılaştıralım. Ya da bu metinde neye itiraz ediyorsanız onu söyleyin. Bakın neredeyse bir hafta oldu, kimseden herhangi birşey gelmedi. O maddelerin hiçbirine itiraz edemezler, insan onuru mı, özgürlüklerin insan onurunun bir parçası olduğuna mı itiraz edecekler, güvenliğin olmadığı yerde özgürlüğün uygulanamayacağını söylememize mi itiraz edecekler, 100 yıl önce İstiklal Savaşımızın bir onurlu insanlık mücadelesi olduğuna mı?"

    "DÜŞÜNCELERMİZİ NET, BERRAK AÇIKLADIK"

    Kılıçdaroğlu'nun, Bahçeli'nin, Demirtaş'ın kendi düşüncelerini anlatan bir metin yazmadığını belirten Davutoğlu, muhalefetin, "aktarma ve reaksiyonel" bir tutum içinde olduğunu söyledi.

    Beyannamede neleri yaptıklarını ve yapacaklarını söylediklerini anlatan Başbakan Davutoğlu, gerek yeni anayasa konusunda gerek başkanlık sistemi dahil yeni bir yönetim anlayışı konusunda düşüncelerini net ve berrak bir şekilde açıkladıklarını kaydetti.

    Ekonomide makro olarak Türkiye'nin nereye taşınacağının ve mikro olarak insanların hayatlarına nasıl dokunulduğunun önemli olduğuna işaret eden Davutoğlu, sağlık ve eğitim konusunda ne kadar mesafe katedildiğinin ortada olduğunu vurguladı.

    AK Parti geldiğinde nitelikli yatak sayısı yüzde 6,6'yken, şimdi yüzde 60'ları bulduğunu dile getiren Davutoğlu, 2019'da Türkiye'nin yüzde 90'ında nitelikli yatak olacağını söyledi.

    Türkiye'nin ortalama eğitimini 5,5'ten, 7,7'ye çıkardıklarını belirten Davutoğlu, 2019'da, en geç 2020'de bunu 14,7'ye çıkaracaklarını anlattı.

    "AK PARTİ HERKESİN HAYATINI OLUMLU ETKİLEDİ"

    Yeni esnaflara faizsiz kredi imkanı, kaybolmuş mesleklere özel teşvikler getirdiklerini, esnafa sağlanan kredi imkanının olağanüstü genişlettiklerini ifade eden Davutoğlu, tarımsal desteğin 6,6 milyarı aştığını, Mayıs'a kadar 10 milyar tarımsal destek ödemesi yapacaklarını, çiftçiye bir kuruş borçlarının bulunmadığının altını çizdi.

    Ulaştırma ve diğer yerlerdeki firmalara da borcun bulunmadığını kaydeden Davutoğlu, "Çarkın dönmesi için verdiği sözü yerine getiren bir devletten daha güçlü bir devlet olamaz" diye konuştu.

    AK Parti'nin herkesin hayatını olumlu yönde değiştirdiğini dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

    "Bizim devraldığımız Türkiye'de, Kılıçdaroğlu zihniyeti hakimdi o dönemde, 1 doların altında yaşayanların toplam nüfusa oranı yüzde 1 civarındaydı, 2 doların altında olanların yüzde 3,5 civarındaydı, 4,25 doların altında olanlar, bu yoksulluk sınırıdır yüzde 36 civarındaydı. Yani 20 milyon insan Türkiye'di yoksulluk sınırı altında yaşıyordu. Bu bizim verilerimiz değil, OECD'nin ve uluslararası istatistiklerin verileri. Şimdi 1 doların, 2 doların altında yaşayan kimse kalmadı. 4,25 doların altında yaşayan da 3,25 sadece. 2018'e kadar da onu da sıfırlayacağız. Kimse öyle rakamlar üzerinde oynamasın."

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir