Euro
10.1241
0.83%
Dolar
8.5336
0.7%
Altın
494.8
0.17%
Borsa
1.432
1.27%
Bitcoin
332.004
0.20%
33ºC
İstanbul
Güneşli 33 C

    Vahşi hayvan turizmi

    Hayatta korkuyu iliklerinize kadar hissedebileceğiniz çok az aktivite var. Adrenalin tutkunu insanlar vahşi hayvanlarla vakit geçirmekten hiç korkmuyor.
    • Özel İçerik
    • 28.02.2018 - 13:03
    Vahşi hayvan turizmi

    Aybüke SENGİR / aybuke.sengir@ensonhaber.com

    Çoğu insanın yanına bile yaklaşmaya cesaret edemeyeceği vahşi hayvanlarla çok iyi dostluk kuranlar var. Vahşi hayvanlarla kurulan dostluk, kulağa pek alışık gelmese de bazı insanlar evcil hayvan sever gibi yaklaşıyor onlara ve hatta vahşi hayvanlar üzerinden turizm yapıyorlar.

    TAYLAND'DA KAPLAN TAPINAĞI

    Tayland'da bir Budist tapınağı var. Burada bulunan 20'den fazla kaplan kendini kedi sanıyor. Etrafta dolaşıyor ve insanlar da çok normal bir şekilde yanlarında yürüyorlar.

    Vahşi hayvan turizmi #1

    15 YILDIR ORADALAR

    Her şey, 15 yıl önce yaralı bir yavru kaplanın Tayland’ın Kanchanabur kentine getirilmesiyle başlıyor. 1999’da ormanda avcılar tarafından annesi vurulan hasta bir yavru kaplan, Budist tapınağına getiriliyor. Aynı şekilde öksüz kalmış birkaç yavru kaplan daha bu tapınağa bir şekilde ulaşıyor. Zamanla tapınak, ormanda tek başına kalan yavru kaplanların bakıldığı bir yuva haline geliyor.

    Vahşi hayvan turizmi #2

    BUDİST OLARAK GÖRÜLÜYORLAR

    Keşişler, kaplanların önceki hayatlarında Budist müritler olduklarına inanıyor. Kaplanlar, bir keşiş tarafından bakılırken ziyaretçilerin yanında evcil bir kedi gibi duruyorlar. Oraya giden ziyaretçiler de karşısında evcil hayvan varmış gibi rahat davranıyorlar.

    Vahşi hayvan turizmi #3

    Tayland'da kaplan besleyen turistler ViDEO

    TURİZM KAYNAĞI HALİNE GELDİ

    Kaplan tapınağı bir anda herkesin ilgisini çekince turistik aktivite haline dönüştürüldü. Kaplanlara dokunmak, kucağınıza alıp sevmek, beslemek, onlarla fotoğraf çektirmek için ücret ödemeniz gerekiyor.

    Vahşi hayvan turizmi #4

    "BURADA BAŞIMA GELECEK HER ŞEYDEN BEN SORUMLUYUM"

    Kaplanlar evcil hayvanlar değil. Bu yüzden tapınağa girişte, başınıza gelebilecek her türlü can ve mal kaybından sizin sorumlu olduğunuza dair bir belge imzalamanız gerekiyor. Girişte, kaplanların ilgisini çekebilir diye elinizdeki bazı eşyaları bırakmanız gerekiyor. Kırmızı, sarı, turuncu gibi renklerde kıyafetler giymemeniz öneriliyor. Kaplanlarla ilgilenen keşişler bu renklerde giyindiği için sizi de oyun arkadaşı gibi görüp üstünüze atlayabilirler.

    Vahşi hayvan turizmi #5

    CAPE TOWN'DA KAFESLİ KÖPEK BALIĞI DALIŞI

    Hayatta korkuyu iliklerinize kadar hissedebileceğiniz birşey köpek balığı görmek için kafes dalışı yapmak. Güney Afrika’nın başkenti Cape Town’da bu kafes turizmi oldukça ünlü.

    Vahşi hayvan turizmi #6

    Kafesli köpek balığı dalışı deneyimi ViDEO

    İnsanlar dünyanın her yerinden gelip, kafeste köpekbalığı görmek için tonla para veriyor.

    "EĞER ÖLÜRSEM BENİM MACERAPERESTLİĞİMDEN"

    Turla gittiğiniz tekneye bindiğinizde, “Ben ölürsem benim maceraperestliğim, sizin suçunuz yok kabul ediyorum”' anlamına gelen bir kağıt imzalıyorsunuz. Çünkü gerçekten çok tehlikeli bir iş ve bunun sorumluluğunu almak istemiyorlar. Ellerinizi kollarınızı bir santim bile kafesin dışına çıkarmamınız gerekiyor.

    Vahşi hayvan turizmi #7

    15 DAKİKADA BİR KÖPEK BALIĞI

    Kafeslere 8’li gruplar halinde giriyorsunuz ve yalnızca deniz gözlüğü ile dalabiliyorsunuz. Zaten kafesin yarısı suya batmıyor. Köpek balıklarının ilgisini çekmek için ölü balık parçaları, kanlı, yağlı bir sıvı denize dökülüyor. Yaklaşık 15 dakika ile 1 saat arasında bir köpekbalığı gelmiş oluyor. Biri gidiyor, biri geliyor...

    Vahşi hayvan turizmi #8

    BÜYÜK BEYAZ KÖPEK BALIKLARI

    Buraya gelen insanların en büyük hayali büyük beyaz köpek balıklarını görebilmek. Yıllardır televizyondan korkuyla izlediğimiz büyük beyaz köpek balıklarına dokunacak kadar yakın mesafede oluyorsunuz.

    Vahşi hayvan turizmi #9

    BANGKOK'TA YILAN ÇİFTLİĞİ

    Tayland'ın başkenti Bangkok'ta ölümcül zehre sahip 200 yılan türü yaşıyor. Buradaki uzmanlar o koca zehirli yılanları çıplak elle tutuyor.

    Vahşi hayvan turizmi #10

    Bu çiftlikte yılanlar hakkında merak ettiğiniz her şeyi öğrenebilirsiniz. Ziyeret için gittiğinizde yılanların beslenmesini ve zehirlerinin çıkartılmasını yakından izleyebiliyorsunuz.

    Vahşi hayvan turizmi #11

    Bir hastaneden içeri giriyorsunuz. Hastanenin arka bahçesini çiftlik yapmışlar. İç ve dış alanı var. Giriş de 200 baht bu parayı vererek hastaneye yardım yapmış oluyorsunuz.

    Vahşi hayvan turizmi #12

    Eğer ben yılandan korkmam ve boynuma dolarım diyorsanız mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir yer.

    Burada yılanlarla haşır neşir olmanın dışında onlar hakkında her şeyi öğreniyorsunuz. Çiftlikte günde iki defa yılan şov yapılıyor. Sabah erken saatlerde giderseniz yılanlardan nasıl zehir alındığını da izleyebilirsiniz. Şovların ardından pitonları alıp istediğiniz gibi fotoğraf çekilmenize izin var. Zaten çoğu insan anlatılanlar için değil, boynunda yılanla hatıra fotoğrafı olsun diye ziyarete gidiyor.

    DÜNYANIN EN BÜYÜK TİMSAH ÇİFTLİĞİ TAYLAND'DA

    Macera ve korku arıyorsanız yolunuz yine Tayland'a düşecek. Samut Prakan timsah çiftliği dünyanın en büyük timsah çiftliği olma özelliğine sahip.

    Vahşi hayvan turizmi #13

    Bu çiftlikte  50 binden fazla timsah bulunuyor. Her saat başı timsah gösterisine katılabiliyorsunuz. Cesaretin sınırını zorlayan çalışanlar, timsahların ağzına elini ve kafalarını sokuyorlar. Dünyanın en zor mesleği olsa da onlar soğuk kanlılıklarını koruyor. Siz onlarla uzaktan fotoğrak çekilirseniz iyi edersiniz. Bu timsahlar kaplanlar gibi değil affetmez. Vahşi hayvan turizmi #14

    Eğer Samut Prakan çiftliğine giderseniz timsahlarla uzaktan resim çektirmeyi unutmayın. Canınızı seviyorsanız tabii ki.

    Vahşi hayvan turizmi #15


     

     

     

     

     

     

    İlginizi Çekebilir

    Görüş Bildir